Allah'ın 99 güzel ismi ve anlamları
وَلِلَّهِ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَىٰ فَادْعُوهُ بِهَا
“En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na bu isimlerle dua edin.” (A'raf, 180)
اللَّهُ
Ulûhiyet sahibi, ibadete layık tek varlık. Bu isim, Allah'ın zatına özgü en büyük isimdir.
الرَّحْمَنُ
Dünyada bütün varlıklara merhamet eden, rahmet ve şefkat sahibi olan Allah.
الرَّحِيمُ
Ahirette müminlere sonsuz merhamet eden, ikram ve ihsanı sürekli olan Allah.
الْمَلِكُ
Mülkün ve her şeyin gerçek sahibi. Kainattaki her şey O'nun hükmü altındadır.
الْقُدُّوسُ
Her türlü eksiklikten, kusurdan ve noksanlıktan münezzeh olan, son derece temiz ve pak olan.
السَّلاَمُ
Her türlü tehlikeden emin kılan, kullarına selamet veren, cennetin adını da veren.
الْمُؤْمِنُ
Güven veren, inananları koruyan, kendi varlığını ispat eden, kullarını korkudan emin kılan.
الْمُهَيْمِنُ
Her şeyi gözetip koruyan, her şeye hakim olan, her şeyi bilen ve kontrol eden.
الْعَزِيزُ
Mutlak güç ve kuvvet sahibi. Her şeye galip gelen, yenilmesi mümkün olmayan.
الْجَبَّارُ
Dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan, kulların kırık kalplerini onaran.
الْمُتَكَبِّرُ
Her şeyin üstünde büyüklük sahibi olan. Kibir yalnızca O'na yakışır, kullar için değil.
الْخَالِقُ
Her şeyi yoktan yaratan, kendi planına göre varlıkları meydana getiren.
الْبَارِئُ
Varlıkları birbirinden farklı ve uyumlu şekilde yaratan, kusursuz biçim veren.
الْمُصَوِّرُ
Her şeye şekil ve suret veren, varlıklara özgün biçimlerini bahşeden.
الْغَفَّارُ
Günahları çok bağışlayan, tevbe eden kulların günahlarını örten ve affeden.
الْقَهَّارُ
Her şeye galip olan, her şeyi hükmü altında tutan, azabı şiddetli olan.
الْوَهَّابُ
Karşılık beklemeksizin çok ve devamlı bağışlayan, ihsanı bol olan.
الرَّزَّاقُ
Bütün varlıkların rızkını veren, yaratıkların ihtiyaçlarını karşılayan.
الْفَتَّاحُ
Her şeyi açan, fetih ve zafer veren, kapalı kapıları açan, zorlukları gideren.
اَلْعَلِيمُ
Her şeyi bilen, ilmi sonsuz olan. Gizli ve açık, geçmiş ve gelecek O'na malûmdur.
الْقَابِضُ
Dilediğinden rızkı tutan, kalpleri sıkıntıyla daraltan, ruhları kabzeden.
الْبَاسِطُ
Dilediğine bol rızık veren, kalpleri açan, nimetlerini genişleten.
الْخَافِضُ
Dilediğini alçaltan, kendisine karşı gelenleri zillete düşüren.
الرَّافِعُ
Dilediğini yükselten, müminleri ve velilerini derecelerle yükselten.
الْمُعِزُّ
Dilediğini aziz, şerefli ve değerli kılan, onlara güç ve kuvvet veren.
الْمُذِلُّ
Dilediğini zelil, hakir ve değersiz kılan, büyüklük taslayanları küçük düşüren.
السَّمِيعُ
Her şeyi işiten. Gizli-açık bütün sesleri ve duaları duyan.
الْبَصِيرُ
Her şeyi gören. Karanlıkta, gizlide hiçbir şey O'ndan saklı kalmaz.
الْحَكَمُ
Hükmeden, mutlak hakim olan. Hükmü kesin olup itiraz edilemez.
الْعَدْلُ
Mutlak adalet sahibi. Zerre kadar haksızlık yapmaz, her şeyi hakkıyla verir.
اللَّطِيفُ
En ince işlerin sırlarına vakıf, kullarına karşı lütufkar olan.
الْخَبِيرُ
Her şeyden haberdar olan. Gizli olan her şeyden haberi vardır.
الْحَلِيمُ
Yumuşak davranan, ceza vermekte acele etmeyen, sabırlı olan.
الْعَظِيمُ
Büyüklükte sınır olmayan, yüce olan. Akılların kavrayamayacağı büyüklükte.
الْغَفُورُ
Çok affeden, mağfiret eden. Günahları bağışlamada sınır tanımaz.
الشَّكُورُ
Az amele çok sevap veren, kullarının şükrünü kabul edip karşılık veren.
الْعَلِيُّ
Yüce, en yüksek. Zatı, sıfatları ve gücüyle her şeyin üstünde olan.
الْكَبِيرُ
Büyüklüğü sonsuz olan. Büyüklük yalnızca O'na aittir.
الْحَفِيظُ
Her şeyi koruyan, muhafaza eden. Bütün amelleri ve varlıkları korur.
المُقِيتُ
Her varlığın gıdasını yaratan ve ona ulaştıran, her şeye güç yetiren.
الْحَسِيبُ
Herkesin hesabını gören, kullarına yeten, amelleri inceden inceye bilen.
الْجَلِيلُ
Azamet ve yücelik sahibi olan, heybeti karşısında her şeyin boyun eğdiği.
الْكَرِيمُ
Keremi, lütuf ve ihsanı bol olan. Cömerttir, hiçbir şeyi karşılıksız bırakmaz.
الرَّقِيبُ
Her şeyi gözetleyen, hiçbir şeyin gözünden kaçmadığı, devamlı gözetleyen.
الْمُجِيبُ
Dua ve isteklere cevap veren. Hiçbir duayı geri çevirmez.
الْوَاسِعُ
İlmi, rahmeti ve kudreti geniş olan. Her şeyi kuşatan geniş rahmet sahibi.
الْحَكِيمُ
Her işi hikmetli, hüküm ve hikmet sahibi. Yaptığı her şeyde derin hikmetler vardır.
الْوَدُودُ
Kullarını seven ve sevilmeye layık olan tek varlık.
الْمَجِيدُ
Şanı yüce, şerefi büyük ve keremi bol olan.
الْبَاعِثُ
Ölüleri dirilten, peygamber gönderen, kalpleri uyandıran.
الشَّهِيدُ
Her zaman ve mekanda hazır ve nazır olan. Hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz.
الْحَقُّ
Varlığı değişmez, gerçek olan. Her hakkın kaynağı O'dur.
الْوَكِيلُ
Kendisine tevekkül edenlerin işini en güzel şekilde gören.
الْقَوِيُّ
Gücü sonsuz, kuvvet sahibi. Hiçbir şey O'nun gücüne karşı duramaz.
الْمَتِينُ
Her şeye gücü yeten, metanet sahibi, gücü hiç azalmayan.
الْوَلِيُّ
Müminlerin dostu, yardımcısı ve koruyucusu.
الْحَمِيدُ
Her türlü hamd ve övgüye layık olan tek varlık.
الْمُحْصِيُ
Her şeyin sayısını bilen, hiçbir şeyi hesabın dışında tutmayan.
الْمُبْدِئُ
Mahlukları yoktan başlatan, ilk yaratmayı gerçekleştiren.
الْمُعِيدُ
Yaratıkları yok edip yeniden yaratan, öldürüp tekrar dirilten.
الْمُحْيِي
Can veren, dirilten. Hem bedenlere hem kalplere hayat veren.
اَلْمُمِيتُ
Her canlıya ölümü tattıran, dilediği zaman canı alan.
الْحَيُّ
Ezeli ve ebedi diri olan. Ölüm O'na asla ârız olmaz.
الْقَيُّومُ
Varlığı kendinden olan, her şeyi ayakta tutan ve idare eden.
الْوَاجِدُ
Hiçbir şeye muhtaç olmayan, istediğini istediği zaman bulan.
الْمَاجِدُ
Şanı büyük, keremi ve cömertliği bol olan.
الْواحِدُ
Tek ve bir olan, zatında, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı bulunmayan.
اَلأَحَدُ
Bir ve tek, her yönden ortaksız, eşsiz ve benzersiz.
الصَّمَدُ
Her şey ona muhtaç, o hiçbir şeye muhtaç değil. Herkes O'na dayanır.
الْقَادِرُ
Her şeye gücü yeten. Hiçbir şey O'nun iradesinin dışında gerçekleşemez.
الْمُقْتَدِرُ
Dilediği gibi tasarruf eden, tam anlamıyla güç sahibi olan.
الْمُقَدِّمُ
Dilediğini öne geçiren, tercih ettiğini üstün kılan.
الْمُؤَخِّرُ
Dilediğini geri bırakan, istediğini erteleyip geciktiren.
الأَوَّلُ
Her şeyden önce var olan. Varlığının başlangıcı yoktur.
الآخِرُ
Her şey yok olduktan sonra da var olan. Varlığının sonu yoktur.
الظَّاهِرُ
Varlığı açık ve aşikar olan, delilleriyle kendini gösteren.
الْبَاطِنُ
Hiçbir akıl ve duyunun idrak edemeyeceği, zatı itibariyle gizli olan.
الْوَالِي
Bütün kainatı yöneten, her şeyin tek velisi ve yöneticisi.
الْمُتَعَالِي
Son derece yüce olan, yaratılmışların kavrayışının çok üzerinde bulunan.
الْبَرُّ
İyilik ve ihsanı bol olan, kullarına karşı çok iyiliksever.
التَّوَّابُ
Tövbeleri çokça kabul eden, kulun tövbesine karşılık veren.
الْمُنْتَقِمُ
Suçluları adaleti ile cezalandıran, hak edenleri hesaba çeken.
الْعَفُوُّ
Affeden, günahları silen. Affetmeyi sever ve affı çoktur.
الرَّؤُوفُ
Çok şefkatli ve merhametli, kullarına karşı çok yumuşak davranan.
مَالِكُ الْمُلْكِ
Mülkün gerçek ve tek sahibi, dilediğine mülk veren, dilediğinden alan.
ذُوالْجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ
Celal ve ikram sahibi. Hem azameti hem de cömertliği sonsuz olan.
الْمُقْسِطُ
Her işinde adaletli olan, kullar arasında adaletle hükmeden.
الْجَامِعُ
Mahşerde insanları bir araya toplayan, dağınık şeyleri bir araya getiren.
الْغَنِيُّ
Her şeyden müstağni, hiçbir şeye muhtaç olmayan, mutlak zengin.
الْمُغْنِي
Zengin eden, ihtiyaçları gideren, kullarına yetecek rızık veren.
اَلْمَانِعُ
Dilemediği şeye engel olan, zarar verecek şeyleri önleyen.
الضَّارُ
Elem ve zarar verenleri yaratan, ceza olarak zarar verme gücüne sahip.
النَّافِعُ
Fayda veren şeyleri yaratan, kullarına faydalı şeyler ihsan eden.
النُّورُ
Alemleri nurlandıran, kalpleri hidayetle aydınlatan.
الْهَادِي
Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, irşad eden.
الْبَدِيعُ
Eşsiz ve benzersiz yaratan, hiçbir örneği olmayan varlıkları meydana getiren.
اَلْبَاقِي
Varlığının sonu olmayan, ebedi olan. Fânî olan her şey yok olsa da O vardır.
الْوَارِثُ
Her şeyin gerçek varisi. Bütün varlıklar yok olunca mülk yalnızca O'na kalır.
الرَّشِيدُ
Doğruya yönelten, her işi doğru ve hikmetli olan, sıratal müstakime ileten.