Câsiye Suresi
سُورَةُ الجَاثِيَةِ • 37 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ حمۤ
Ha, mim
تَنزِیلُ ٱلۡكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡحَكِیمِ
Bu kitap, Aziz ve Hakim olan Allah tarafından indirilmistir
إِنَّ فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّلۡمُؤۡمِنِینَ
Suphesiz goklerde ve yerde muminler icin bircok ayetler vardır
وَفِی خَلۡقِكُمۡ وَمَا یَبُثُّ مِن دَاۤبَّةٍ ءَایَـٰتࣱ لِّقَوۡمࣲ یُوقِنُونَ
Sizin yaratılısınızda ve cesitli canlıları yeryuzune yaymasında kesin olarak inanan kimseler icin ibretler vardır
وَٱخۡتِلَـٰفِ ٱلَّیۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَاۤ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَاۤءِ مِن رِّزۡقࣲ فَأَحۡیَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَتَصۡرِیفِ ٱلرِّیَـٰحِ ءَایَـٰتࣱ لِّقَوۡمࣲ یَعۡقِلُونَ
Gece ile gunduzun degismesinde ve Allah'ın gokten bir rızık sebebi olan yagmuru indirip de onunla yeryuzunu olumunden sonra diriltmesinde ve ruzgarları yonlendirmesinde aklını kullanan bir topluluk icin nice deliller vardır
تِلۡكَ ءَایَـٰتُ ٱللَّهِ نَتۡلُوهَا عَلَیۡكَ بِٱلۡحَقِّۖ فَبِأَیِّ حَدِیثِۭ بَعۡدَ ٱللَّهِ وَءَایَـٰتِهِۦ یُؤۡمِنُونَ
Iste bunlar, Allah'ın ayetleridir. Sana onları hakkıyla okuyoruz. Artık Allah'a ve ayetlerine inanmadıktan sonra hangi soze inanacaklar
وَیۡلࣱ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِیمࣲ
Her gunahkar kisinin vay haline
یَسۡمَعُ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَیۡهِ ثُمَّ یُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرࣰا كَأَن لَّمۡ یَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِیمࣲ
O kimse Allah'ın kendisine okunan ayetlerini isitir de, sonra sanki kibrinden hic isitmemis gibi ısrar eder. Iste sen onu, can yakıcı bir azabla mujdele
وَإِذَا عَلِمَ مِنۡ ءَایَـٰتِنَا شَیۡـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًاۚ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ لَهُمۡ عَذَابࣱ مُّهِینࣱ
Ayetlerimizden birsey ogrendigi zaman, onu alaya alıyor. Iste onlar icin rezil ve rusvay edici bir azap vardır
مِّن وَرَاۤىِٕهِمۡ جَهَنَّمُۖ وَلَا یُغۡنِی عَنۡهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَیۡـࣰٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡلِیَاۤءَۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِیمٌ
Otelerinde cehennem var. Ne kazandıkları seyler, ne de Allah'tan baska edindikleri dostlar, kendilerinden hicbir seyi (azabı) kaldıramaz. Onlar icin buyuk bir azab vardır
هَـٰذَا هُدࣰىۖ وَٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ بِـَٔایَـٰتِ رَبِّهِمۡ لَهُمۡ عَذَابࣱ مِّن رِّجۡزٍ أَلِیمٌ
Bu Kur'an bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise, en siddetlisinden acıklı bir azab vardır
۞ ٱللَّهُ ٱلَّذِی سَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡبَحۡرَ لِتَجۡرِیَ ٱلۡفُلۡكُ فِیهِ بِأَمۡرِهِۦ وَلِتَبۡتَغُوا۟ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Allah O (yuce) zattır ki, emriyle icinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lutfundan rızık aramanız ve sukretmeniz icin denizi emrinize vermistir
وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَمَا فِی ٱلۡأَرۡضِ جَمِیعࣰا مِّنۡهُۚ إِنَّ فِی ذَ ٰلِكَ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّقَوۡمࣲ یَتَفَكَّرُونَ
O, goklerde ve yerde bulunan herseyi kendinden bir lutuf olarak sizin hizmetinize vermistir. Suphesiz bunda dusunen topluluklar icin ibret ve deliller vardır
قُل لِّلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ یَغۡفِرُوا۟ لِلَّذِینَ لَا یَرۡجُونَ أَیَّامَ ٱللَّهِ لِیَجۡزِیَ قَوۡمَۢا بِمَا كَانُوا۟ یَكۡسِبُونَ
Ey Muhammed! Iman edenlere soyle: Allah'ın cezalandıracagı gunlerin gelecegini ummayanları simdilik bagıslasınlar. Cunku Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır
مَنۡ عَمِلَ صَـٰلِحࣰا فَلِنَفۡسِهِۦۖ وَمَنۡ أَسَاۤءَ فَعَلَیۡهَاۖ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ تُرۡجَعُونَ
Her kim iyi bir is yaparsa onun faydası kendisinedir. Kim de kotuluk yaparsa zararı yine kendinedir. Sonra hep Rabbinize donduruleceksiniz
وَلَقَدۡ ءَاتَیۡنَا بَنِیۤ إِسۡرَ ٰۤءِیلَ ٱلۡكِتَـٰبَ وَٱلۡحُكۡمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقۡنَـٰهُم مِّنَ ٱلطَّیِّبَـٰتِ وَفَضَّلۡنَـٰهُمۡ عَلَى ٱلۡعَـٰلَمِینَ
Andolsun ki biz, vaktiyle Israilogulları'na kitap, hukum ve peygamberlik vermistik. Onları temiz rızıklarla rızıklandırmıstık. Ve onları alemlerden ustun kılmıstık
وَءَاتَیۡنَـٰهُم بَیِّنَـٰتࣲ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِۖ فَمَا ٱخۡتَلَفُوۤا۟ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَاۤءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡیَۢا بَیۡنَهُمۡۚ إِنَّ رَبَّكَ یَقۡضِی بَیۡنَهُمۡ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِ فِیمَا كَانُوا۟ فِیهِ یَخۡتَلِفُونَ
Din hususunda onlara apacık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki cekememezlik ve dusmanlık yuzunden ayrılıga dusmuslerdi. Suphesiz Rabbin, ayrılıga dustukleri seylerde, kıyamet gunu aralarında hukmedecektir
ثُمَّ جَعَلۡنَـٰكَ عَلَىٰ شَرِیعَةࣲ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ فَٱتَّبِعۡهَا وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَاۤءَ ٱلَّذِینَ لَا یَعۡلَمُونَ
Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apacık bir seriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma
إِنَّهُمۡ لَن یُغۡنُوا۟ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَیۡـࣰٔاۚ وَإِنَّ ٱلظَّـٰلِمِینَ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِیَاۤءُ بَعۡضࣲۖ وَٱللَّهُ وَلِیُّ ٱلۡمُتَّقِینَ
Cunku onlar Allah'tan gelecek hicbir seyi senden uzaklastıramazlar. Suphesiz zalimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise muttakilerin dostudur
هَـٰذَا بَصَـٰۤىِٕرُ لِلنَّاسِ وَهُدࣰى وَرَحۡمَةࣱ لِّقَوۡمࣲ یُوقِنُونَ
Bu (Kur'an) insanların kalb gozunu acan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum icin de hidayet ve rahmettir
أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِینَ ٱجۡتَرَحُوا۟ ٱلسَّیِّـَٔاتِ أَن نَّجۡعَلَهُمۡ كَٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَوَاۤءࣰ مَّحۡیَاهُمۡ وَمَمَاتُهُمۡۚ سَاۤءَ مَا یَحۡكُمُونَ
Yoksa, kotuluk isleyenler, hayatlarında ve olumlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller isleyen kimselerle bir tutacagımızı mı zannettiler? Ne kotu hukum veriyorlar
وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّ وَلِتُجۡزَىٰ كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡ وَهُمۡ لَا یُظۡلَمُونَ
Halbuki Allah, gokleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkese yaptıgının karsılıgı verilmek uzere, onlara asla haksızlık edilmez
أَفَرَءَیۡتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَـٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلۡمࣲ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمۡعِهِۦ وَقَلۡبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَـٰوَةࣰ فَمَن یَهۡدِیهِ مِنۢ بَعۡدِ ٱللَّهِۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
(Ey Muhammed!) Heva ve hevesini kendine ilah edinen, Allah'ın kendi ilmi dahilinde saptırdıgı, kulagını ve kalbini muhurleyip gozune perde cektigi kimseyi goruyor musun? Simdi onu Allah'tan baska kim hidayete erdirebilir? Hala dusunmez misiniz
وَقَالُوا۟ مَا هِیَ إِلَّا حَیَاتُنَا ٱلدُّنۡیَا نَمُوتُ وَنَحۡیَا وَمَا یُهۡلِكُنَاۤ إِلَّا ٱلدَّهۡرُۚ وَمَا لَهُم بِذَ ٰلِكَ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِنۡ هُمۡ إِلَّا یَظُنُّونَ
Hem musrikler dediler ki: "Hayat, ancak bu dunya hayatımızdan ibarettir. Oluruz ve yasarız. Bizi ancak gecen zaman yokluga surukler. Halbuki onların bu hususta hicbir bilgileri yoktur. Onlar, sadece boyle zannederler
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَیۡهِمۡ ءَایَـٰتُنَا بَیِّنَـٰتࣲ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمۡ إِلَّاۤ أَن قَالُوا۟ ٱئۡتُوا۟ بِـَٔابَاۤىِٕنَاۤ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ
Kendilerine ayetlerimiz acıkca okundugu zaman; "Eger sozunuzde dogru iseniz atalarımızı diriltip getirin." demekten baska soylenecek hicbir delil yoktur
قُلِ ٱللَّهُ یُحۡیِیكُمۡ ثُمَّ یُمِیتُكُمۡ ثُمَّ یَجۡمَعُكُمۡ إِلَىٰ یَوۡمِ ٱلۡقِیَـٰمَةِ لَا رَیۡبَ فِیهِ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا یَعۡلَمُونَ
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah sizi diriltir. Sonra sizi o oldurur, sonra da geleceginde suphe olmayan kıyamet gununde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların cogu bilmezler
وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَیَوۡمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ یَوۡمَىِٕذࣲ یَخۡسَرُ ٱلۡمُبۡطِلُونَ
Goklerin ve yerin mulku sadece Allah'ındır. Kıyametin kapacagı gun varya, iste o gun batıla sapanlar hep husrana dusecekler
وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةࣲ جَاثِیَةࣰۚ كُلُّ أُمَّةࣲ تُدۡعَىٰۤ إِلَىٰ كِتَـٰبِهَا ٱلۡیَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
O gun her ummeti, diz cokmus gorursun. Her ummet, kendi kitabına cagırılır, onlara: "Bugun yaptıgınız amellerin cezası verilecektir
هَـٰذَا كِتَـٰبُنَا یَنطِقُ عَلَیۡكُم بِٱلۡحَقِّۚ إِنَّا كُنَّا نَسۡتَنسِخُ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Iste kitabınız, yuzunuze karsı hakkı soyluyor, cunku biz sizin yaptıklarnızı hep kaydediyorduk." (denir)
فَأَمَّا ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَیُدۡخِلُهُمۡ رَبُّهُمۡ فِی رَحۡمَتِهِۦۚ ذَ ٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡمُبِینُ
Iman edip iyi isler yapanlara gelince; Rableri onları rahmeti icine koyacaktır. Iste apacık kurtulus budur
وَأَمَّا ٱلَّذِینَ كَفَرُوۤا۟ أَفَلَمۡ تَكُنۡ ءَایَـٰتِی تُتۡلَىٰ عَلَیۡكُمۡ فَٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡ وَكُنتُمۡ قَوۡمࣰا مُّجۡرِمِینَ
Ama kafirlere gelince; onlara da denilir ki; "Size ayetlerim okunmadı mı? Siz buyukluk tasladınız ve gunah isleyen bir kavim oldunuz degil mi
وَإِذَا قِیلَ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقࣱّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَیۡبَ فِیهَا قُلۡتُم مَّا نَدۡرِی مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنࣰّا وَمَا نَحۡنُ بِمُسۡتَیۡقِنِینَ
Allah'ın vaadi gercektir. "O kıyametin geleceginde suphe yoktur." denildiginde "Kıyamet nedir bilmiyoruz." Yalnız bir zandan ibarettir sanıyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdiniz
وَبَدَا لَهُمۡ سَیِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ یَسۡتَهۡزِءُونَ
Derken yaptıkları amellerin kotulugu gozlerinin onune serildi, alay edip durdukları sey onları kusatıverdi
وَقِیلَ ٱلۡیَوۡمَ نَنسَىٰكُمۡ كَمَا نَسِیتُمۡ لِقَاۤءَ یَوۡمِكُمۡ هَـٰذَا وَمَأۡوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِینَ
O gun kafirlere soyle denilir; "Siz, dunyada bugune kavusmayı nasıl unuttuysanız, biz de bugun sizi oylece unutacagız. Yeriniz atestir ve sizin icin yardımcılardan bir kimse de yoktur
ذَ ٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذۡتُمۡ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ هُزُوࣰا وَغَرَّتۡكُمُ ٱلۡحَیَوٰةُ ٱلدُّنۡیَاۚ فَٱلۡیَوۡمَ لَا یُخۡرَجُونَ مِنۡهَا وَلَا هُمۡ یُسۡتَعۡتَبُونَ
Bunun sebebi sudur; Siz Allah'ın ayetlerini alaya aldınız, dunya hayatı sizi aldattı. Artık bugun onlar, atesten cıkarılmayacaklar ve kendilerinden ozur dilemeleri de kabul edilmeyecektir
فَلِلَّهِ ٱلۡحَمۡدُ رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَرَبِّ ٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ
Hamd, goklerin Rabbi, yerin Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur
وَلَهُ ٱلۡكِبۡرِیَاۤءُ فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ
Goklerde ve yerde buyukluk ve hakimiyet O'nundur. O, Aziz'dir (herseye galiptir); Hakim'dir (hukum ve hikmet sahibidir)