Fecr Suresi
سُورَةُ الفَجۡرِ • 30 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ وَٱلۡفَجۡرِ
Andolsun fecre
وَلَیَالٍ عَشۡرࣲ
On geceye (Zilhicce ayının ilk on gecesine)
وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ
Cifte ve teke
وَٱلَّیۡلِ إِذَا یَسۡرِ
Gitmekte olan geceye
هَلۡ فِی ذَ ٰلِكَ قَسَمࣱ لِّذِی حِجۡرٍ
Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi icin yemin var degil mi
أَلَمۡ تَرَ كَیۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Gormedin mi Rabbin ne yaptı Ad kavmine
إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ
Sutunlar sahibi Irem'e
ٱلَّتِی لَمۡ یُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِی ٱلۡبِلَـٰدِ
Ki ulkeler icinde onun benzeri yaratılmamıstı
وَثَمُودَ ٱلَّذِینَ جَابُوا۟ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ
Vadide kayaları yontan Semud kavmine
وَفِرۡعَوۡنَ ذِی ٱلۡأَوۡتَادِ
Kazıklar sahibi (guclu, kuvvetli) Firavun'a
ٱلَّذِینَ طَغَوۡا۟ فِی ٱلۡبِلَـٰدِ
Bunlar ulkelerde azmıslardı
فَأَكۡثَرُوا۟ فِیهَا ٱلۡفَسَادَ
Oralarda cok bozgunculuk yapmıslardı
فَصَبَّ عَلَیۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ
Bu yuzden Rabbin onların ustune azap kamcısı yagdırdı
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ
Kuskusuz Rabbin her an gozetlemededir
فَأَمَّا ٱلۡإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَیَقُولُ رَبِّیۤ أَكۡرَمَنِ
Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sınayıp da ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der
وَأَمَّاۤ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَیۡهِ رِزۡقَهُۥ فَیَقُولُ رَبِّیۤ أَهَـٰنَنِ
Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete dusurdu." der
كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡیَتِیمَ
Hayır hayır, dogrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz
وَلَا تَحَـٰۤضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِینِ
Birbirinizi yoksulu yedirmeye tesvik etmiyorsunuz
وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلࣰا لَّمࣰّا
Oysa mirası oyle bir yiyorsunuz ki, haramhelal gozetmeden
وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبࣰّا جَمࣰّا
Malı oyle bir seviyorsunuz ki, yıgmacasına
كَلَّاۤۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكࣰّا دَكࣰّا
Hayır hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dumduz oldugu zaman
وَجَاۤءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفࣰّا صَفࣰّا
Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildigi zaman
وَجِا۟یۤءَ یَوۡمَىِٕذِۭ بِجَهَنَّمَۚ یَوۡمَىِٕذࣲ یَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ
Ki cehennem de o gun getirilmistir. Iste o gun insan anlar. Fakat bu anlamanın ona ne yararı var
یَقُولُ یَـٰلَیۡتَنِی قَدَّمۡتُ لِحَیَاتِی
Keske hayatım icin bir seyler yapıp gonderseydim." der
فَیَوۡمَىِٕذࣲ لَّا یُعَذِّبُ عَذَابَهُۥۤ أَحَدࣱ
Artık o gun Allah'ın edecegi azabı kimse edemez
وَلَا یُوثِقُ وَثَاقَهُۥۤ أَحَدࣱ
Onun vuracagı bagı kimse vuramaz
یَـٰۤأَیَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَىِٕنَّةُ
Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis
ٱرۡجِعِیۤ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِیَةࣰ مَّرۡضِیَّةࣰ
Hem hosnut edici, hem de hosnut edilmis olarak Rabbine don
فَٱدۡخُلِی فِی عِبَـٰدِی
Kullarımın arasına gir
وَٱدۡخُلِی جَنَّتِی
Cennetime gir