HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/İbrâhîm Suresi
14

İbrâhîm Suresi

سُورَةُ إِبۡرَاهِيمَ • 52 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1İbrâhîm Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ الۤرۚ كِتَـٰبٌ أَنزَلۡنَـٰهُ إِلَیۡكَ لِتُخۡرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذۡنِ رَبِّهِمۡ إِلَىٰ صِرَ ٰ⁠طِ ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡحَمِیدِ

Elif, Lam, Ra. Bu Kur'an oyle buyuk bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlıga, her seye galip ve hamde layık olan Allah'ın yoluna cıkarman icin onu sana indirdik

2İbrâhîm Suresi, 2. Ayet

ٱللَّهِ ٱلَّذِی لَهُۥ مَا فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَمَا فِی ٱلۡأَرۡضِۗ وَوَیۡلࣱ لِّلۡكَـٰفِرِینَ مِنۡ عَذَابࣲ شَدِیدٍ

O Allah'ın (yolu) ki, goklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Siddetli bir azabdan dolayı vay kafirlerin haline

3İbrâhîm Suresi, 3. Ayet

ٱلَّذِینَ یَسۡتَحِبُّونَ ٱلۡحَیَوٰةَ ٱلدُّنۡیَا عَلَى ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَیَصُدُّونَ عَن سَبِیلِ ٱللَّهِ وَیَبۡغُونَهَا عِوَجًاۚ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ فِی ضَلَـٰلِۭ بَعِیدࣲ

Onlar, o kimselerdir ki dunya hayatını ahirete tercih ederler, (insanları) Allah'ın yolundan cevirirler ve onun egrilmesini isterler. Iste bunlar, cok buyuk bir sapıklık icindedirler

4İbrâhîm Suresi, 4. Ayet

وَمَاۤ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِیُبَیِّنَ لَهُمۡۖ فَیُضِلُّ ٱللَّهُ مَن یَشَاۤءُ وَیَهۡدِی مَن یَشَاۤءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ

Biz, her peygamberi, ancak bulundugu kavminin diliyle gonderdik ki, onlara apacık anlatsın. Bu itibarla Allah diledigini sapıklıkta bırakır, diledigini de hidayete erdirir. O her seye galibdir, hukmunde hikmet sahibidir

5İbrâhîm Suresi, 5. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔایَـٰتِنَاۤ أَنۡ أَخۡرِجۡ قَوۡمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرۡهُم بِأَیَّىٰمِ ٱللَّهِۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّكُلِّ صَبَّارࣲ شَكُورࣲ

And olsun ki Musa'yı ayetlerimizle gonderdik. Ona soyle dedik: Kavmini karanlıklardan aydınlıga cıkar, onlara Allah'ın (felaket) gunlerini hatırlat. Suphe yok ki bunda her sabredip sukreden icin nice ibretler vardır

6İbrâhîm Suresi, 6. Ayet

وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِ ٱذۡكُرُوا۟ نِعۡمَةَ ٱللَّهِ عَلَیۡكُمۡ إِذۡ أَنجَىٰكُم مِّنۡ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ یَسُومُونَكُمۡ سُوۤءَ ٱلۡعَذَابِ وَیُذَبِّحُونَ أَبۡنَاۤءَكُمۡ وَیَسۡتَحۡیُونَ نِسَاۤءَكُمۡۚ وَفِی ذَ ٰ⁠لِكُم بَلَاۤءࣱ مِّن رَّبِّكُمۡ عَظِیمࣱ

Musa kavmine demisti ki: "Allah'ın uzerinizdeki nimetini hatırlayın. Cunku O, bir vakit sizi Firavun ailesinden kurtardı. Onlar sizi iskencenin en kotusune suruyorlar ve ogullarınızı kesip kadınlarınızı da diri bırakıyorladı. Ve bunda Rabbinizden size buyuk bir imtihan vardır

7İbrâhîm Suresi, 7. Ayet

وَإِذۡ تَأَذَّنَ رَبُّكُمۡ لَىِٕن شَكَرۡتُمۡ لَأَزِیدَنَّكُمۡۖ وَلَىِٕن كَفَرۡتُمۡ إِنَّ عَذَابِی لَشَدِیدࣱ

Ve hatırlayın ki Rabbiniz size soyle bildirmisti: Yuceligim hakkı icin sukrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eger nankorluk ederseniz hic suphesiz azabım cok siddetlidir

8İbrâhîm Suresi, 8. Ayet

وَقَالَ مُوسَىٰۤ إِن تَكۡفُرُوۤا۟ أَنتُمۡ وَمَن فِی ٱلۡأَرۡضِ جَمِیعࣰا فَإِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِیٌّ حَمِیدٌ

Musa dedi ki: Siz ve yeryuzunde bulunanların hepsi nankorluk etseniz, iyi biliniz ki Allah hepinizden zengindir, hamdedilmeye layıktır

9İbrâhîm Suresi, 9. Ayet

أَلَمۡ یَأۡتِكُمۡ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحࣲ وَعَادࣲ وَثَمُودَ وَٱلَّذِینَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا یَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَاۤءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَیِّنَـٰتِ فَرَدُّوۤا۟ أَیۡدِیَهُمۡ فِیۤ أَفۡوَ ٰ⁠هِهِمۡ وَقَالُوۤا۟ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَاۤ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِی شَكࣲّ مِّمَّا تَدۡعُونَنَاۤ إِلَیۡهِ مُرِیبࣲ

Sizden oncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onları, Allah'tan baskası bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini agızlarına koydular ve dediler ki: "Biz sizinle gonderileni inkar ettik ve bizi cagırdıgınız seyden de suphe ve endise icindeyiz

10İbrâhîm Suresi, 10. Ayet

۞ قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِی ٱللَّهِ شَكࣱّ فَاطِرِ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِۖ یَدۡعُوكُمۡ لِیَغۡفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَیُؤَخِّرَكُمۡ إِلَىٰۤ أَجَلࣲ مُّسَمࣰّىۚ قَالُوۤا۟ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرࣱ مِّثۡلُنَا تُرِیدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ یَعۡبُدُ ءَابَاۤؤُنَا فَأۡتُونَا بِسُلۡطَـٰنࣲ مُّبِینࣲ

Peygamberleri dedi ki: "Gokleri ve yeri yaratan, Allah hakkında da suphe mi var? O, sizi gunahlarınızı bagıslamak icin cagırıyor ve belirlenmis bir sureye kadar size musade ediyor." Onlar da: "Siz sadece bizim gibi bir insansınız, bizi babalarımızıntaptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apacık bir delil getirin!" dediler

11İbrâhîm Suresi, 11. Ayet

قَالَتۡ لَهُمۡ رُسُلُهُمۡ إِن نَّحۡنُ إِلَّا بَشَرࣱ مِّثۡلُكُمۡ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ یَمُنُّ عَلَىٰ مَن یَشَاۤءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۖ وَمَا كَانَ لَنَاۤ أَن نَّأۡتِیَكُم بِسُلۡطَـٰنٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡیَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ

Peygamberleri onlara dediler ki: "(Evet) biz ancak sizin gibi bir insanız, ama Allah kullarından diledigine nimetini lutfeder. Ve Allah'ın izni olmadıkca bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur. Muminler ancak Allah'a dayansınlar

12İbrâhîm Suresi, 12. Ayet

وَمَا لَنَاۤ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدۡ هَدَىٰنَا سُبُلَنَاۚ وَلَنَصۡبِرَنَّ عَلَىٰ مَاۤ ءَاذَیۡتُمُونَاۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡیَتَوَكَّلِ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ

Bize yollarımızı gostermisken neden biz Allah'a dayanıp guvenmeyelim? Elbette bize yaptıgınız eziyetlere katlanacagız. Tevekkul edenler yalnız Allah'a tevekkul etsinler

13İbrâhîm Suresi, 13. Ayet

وَقَالَ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمۡ لَنُخۡرِجَنَّكُم مِّنۡ أَرۡضِنَاۤ أَوۡ لَتَعُودُنَّ فِی مِلَّتِنَاۖ فَأَوۡحَىٰۤ إِلَیۡهِمۡ رَبُّهُمۡ لَنُهۡلِكَنَّ ٱلظَّـٰلِمِینَ

Inkar edenler peygamberlerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan cıkaracagız, ya da mutlaka dinimize doneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zalimleri mutlaka helak edecegiz" diye vahyetti

14İbrâhîm Suresi, 14. Ayet

وَلَنُسۡكِنَنَّكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡۚ ذَ ٰ⁠لِكَ لِمَنۡ خَافَ مَقَامِی وَخَافَ وَعِیدِ

Ve Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerlestirecegiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkan icindir

15İbrâhîm Suresi, 15. Ayet

وَٱسۡتَفۡتَحُوا۟ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِیدࣲ

(Peygamberler, dusmanlarına karsı) fetih istediler, ve her zorba inatcı husrana ugradı

16İbrâhîm Suresi, 16. Ayet

مِّن وَرَاۤىِٕهِۦ جَهَنَّمُ وَیُسۡقَىٰ مِن مَّاۤءࣲ صَدِیدࣲ

Ardından da Cehennem vardır, orada kendisine irinli su icirilecektir

17İbrâhîm Suresi, 17. Ayet

یَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا یَكَادُ یُسِیغُهُۥ وَیَأۡتِیهِ ٱلۡمَوۡتُ مِن كُلِّ مَكَانࣲ وَمَا هُوَ بِمَیِّتࣲۖ وَمِن وَرَاۤىِٕهِۦ عَذَابٌ غَلِیظࣱ

Onu yutmaya calısacak, fakat bogazından geciremeyecek ve her yandan ona olum gelecek, fakat o olemez. Arkasından da cetin bir azab gelecektir

18İbrâhîm Suresi, 18. Ayet

مَّثَلُ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمۡۖ أَعۡمَـٰلُهُمۡ كَرَمَادٍ ٱشۡتَدَّتۡ بِهِ ٱلرِّیحُ فِی یَوۡمٍ عَاصِفࣲۖ لَّا یَقۡدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَیۡءࣲۚ ذَ ٰ⁠لِكَ هُوَ ٱلضَّلَـٰلُ ٱلۡبَعِیدُ

Rabblerini inkar edenlerin durumu tıpkı fırtınalı bir gunde ruzgarın siddetle savurdugu bir kule benzer. Kazandıklarından hicbir seyi elde edemezler. Iste asıl uzak sapıklık budur

19İbrâhîm Suresi, 19. Ayet

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ إِن یَشَأۡ یُذۡهِبۡكُمۡ وَیَأۡتِ بِخَلۡقࣲ جَدِیدࣲ

Gokleri ve yeri gercekten Allah'ın yarattıgını gormedin mi? O dilerse sizi yok edip yepyeni bir halk getirir

20İbrâhîm Suresi, 20. Ayet

وَمَا ذَ ٰ⁠لِكَ عَلَى ٱللَّهِ بِعَزِیزࣲ

Bu, Allah'a gore onemli bir sey degildir

21İbrâhîm Suresi, 21. Ayet

وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ جَمِیعࣰا فَقَالَ ٱلضُّعَفَـٰۤؤُا۟ لِلَّذِینَ ٱسۡتَكۡبَرُوۤا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمۡ تَبَعࣰا فَهَلۡ أَنتُم مُّغۡنُونَ عَنَّا مِنۡ عَذَابِ ٱللَّهِ مِن شَیۡءࣲۚ قَالُوا۟ لَوۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَهَدَیۡنَـٰكُمۡۖ سَوَاۤءٌ عَلَیۡنَاۤ أَجَزِعۡنَاۤ أَمۡ صَبَرۡنَا مَا لَنَا مِن مَّحِیصࣲ

(Kıyamet gunu) Insanların hepsi Allah'ın huzuruna cıkacaklar. Ve zayıflar buyukluk taslayanlara soyle diyecekler: "Bizler, sizlere uymustuk. Simdi siz, Allah'ın azabından en ufak bir seyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "Allah bizi hidayete erdirseydi, biz de size dogru yol gosterirdik. Artık simdi bizler sızlansak da sabretsek de birdir. Cunku kacacak yerimiz yoktur

22İbrâhîm Suresi, 22. Ayet

وَقَالَ ٱلشَّیۡطَـٰنُ لَمَّا قُضِیَ ٱلۡأَمۡرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمۡ وَعۡدَ ٱلۡحَقِّ وَوَعَدتُّكُمۡ فَأَخۡلَفۡتُكُمۡۖ وَمَا كَانَ لِیَ عَلَیۡكُم مِّن سُلۡطَـٰنٍ إِلَّاۤ أَن دَعَوۡتُكُمۡ فَٱسۡتَجَبۡتُمۡ لِیۖ فَلَا تَلُومُونِی وَلُومُوۤا۟ أَنفُسَكُمۖ مَّاۤ أَنَا۠ بِمُصۡرِخِكُمۡ وَمَاۤ أَنتُم بِمُصۡرِخِیَّ إِنِّی كَفَرۡتُ بِمَاۤ أَشۡرَكۡتُمُونِ مِن قَبۡلُۗ إِنَّ ٱلظَّـٰلِمِینَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِیمࣱ

Is bitince seytan onlara soyle diyecek: "Suphesiz ki Allah size gercek olanı vaad etti, ben de size vaad ettim, ama sonra caydım! Zaten benim size karsı bir gucum yoktu. Ancak ben sizi (kufur ve isyana) cagırdım, siz de geldiniz. O halde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın! Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Ben, onceden beni Allah'a ortak kosmanızı da kabul etmemistim." Dogrusu zalimler icin acı bir azab vardır

23İbrâhîm Suresi, 23. Ayet

وَأُدۡخِلَ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ جَنَّـٰتࣲ تَجۡرِی مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُ خَـٰلِدِینَ فِیهَا بِإِذۡنِ رَبِّهِمۡۖ تَحِیَّتُهُمۡ فِیهَا سَلَـٰمٌ

Iman edip salih ameller isleyenler ise, Rablerinin izniyle icinde surekli kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetlere konulurlar. Oradaki dirlik temennileri "selam!"dır

24İbrâhîm Suresi, 24. Ayet

أَلَمۡ تَرَ كَیۡفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلࣰا كَلِمَةࣰ طَیِّبَةࣰ كَشَجَرَةࣲ طَیِّبَةٍ أَصۡلُهَا ثَابِتࣱ وَفَرۡعُهَا فِی ٱلسَّمَاۤءِ

Gormedin mi? Allah nasıl bir misal verdi. Guzel bir soz, koku (yerde) sabit, dalları gokte olan guzel bir agac gibidir

25İbrâhîm Suresi, 25. Ayet

تُؤۡتِیۤ أُكُلَهَا كُلَّ حِینِۭ بِإِذۡنِ رَبِّهَاۗ وَیَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ یَتَذَكَّرُونَ

(O agac) Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. Ogut alsınlar diye Allah insanlara boyle misaller verir

26İbrâhîm Suresi, 26. Ayet

وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِیثَةࣲ كَشَجَرَةٍ خَبِیثَةٍ ٱجۡتُثَّتۡ مِن فَوۡقِ ٱلۡأَرۡضِ مَا لَهَا مِن قَرَارࣲ

Kotu sozun durumu da, yerden koparılmıs, koku olmayan kotu bir agaca benzer

27İbrâhîm Suresi, 27. Ayet

یُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ بِٱلۡقَوۡلِ ٱلثَّابِتِ فِی ٱلۡحَیَوٰةِ ٱلدُّنۡیَا وَفِی ٱلۡـَٔاخِرَةِۖ وَیُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّـٰلِمِینَۚ وَیَفۡعَلُ ٱللَّهُ مَا یَشَاۤءُ

Allah, iman edenleri, dunya hayatında da, ahirette de saglam bir soz uzerinde tutar; zalimleri de saptırır ve Allah, diledigini yapar

28İbrâhîm Suresi, 28. Ayet

۞ أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِینَ بَدَّلُوا۟ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ كُفۡرࣰا وَأَحَلُّوا۟ قَوۡمَهُمۡ دَارَ ٱلۡبَوَارِ

Allah'ın nimetlerine nankorlukle karsılık veren ve sonunda milletlerini helak yurduna konduranları gormedin mi

29İbrâhîm Suresi, 29. Ayet

جَهَنَّمَ یَصۡلَوۡنَهَاۖ وَبِئۡسَ ٱلۡقَرَارُ

Onlar, cehenneme girecekler. O ne kotu karargahtır

30İbrâhîm Suresi, 30. Ayet

وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادࣰا لِّیُضِلُّوا۟ عَن سَبِیلِهِۦۗ قُلۡ تَمَتَّعُوا۟ فَإِنَّ مَصِیرَكُمۡ إِلَى ٱلنَّارِ

Allah'ın yolundan saptırmak icin Allah'a esler kostular. De ki: "Simdilik egleniniz! Cunku varacagınız yer atestir

31İbrâhîm Suresi, 31. Ayet

قُل لِّعِبَادِیَ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ یُقِیمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَیُنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقۡنَـٰهُمۡ سِرࣰّا وَعَلَانِیَةࣰ مِّن قَبۡلِ أَن یَأۡتِیَ یَوۡمࣱ لَّا بَیۡعࣱ فِیهِ وَلَا خِلَـٰلٌ

(Ey Muhammed!) Iman eden kullarıma soyle: "Namazı dosdogru kılsınlar, alısveris ve dostlugun olmadıgı bir gunun gelmesinden once, kendilerine verdigimiz rızıktan acık ve gizli (Allah icin) harcasınlar

32İbrâhîm Suresi, 32. Ayet

ٱللَّهُ ٱلَّذِی خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَاۤءِ مَاۤءࣰ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَ ٰ⁠تِ رِزۡقࣰا لَّكُمۡۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡفُلۡكَ لِتَجۡرِیَ فِی ٱلۡبَحۡرِ بِأَمۡرِهِۦۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡأَنۡهَـٰرَ

Allah oyle bir Allah'tır ki; gokleri ve yeri yarattı, gokten su indirdi, onunla size rızık olarak cesitli meyveler cıkardı; emri geregince denizde yuzup gitmeleri icin gemileri emrinize verdi, ırmakları da emrinize verdi

33İbrâhîm Suresi, 33. Ayet

وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ دَاۤىِٕبَیۡنِۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّیۡلَ وَٱلنَّهَارَ

Surekli olarak yorungelerinde hareket eden ay ve gunesi, geceyi ve gunduzu sizin emrinize verdi

34İbrâhîm Suresi, 34. Ayet

وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلۡتُمُوهُۚ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحۡصُوهَاۤۗ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لَظَلُومࣱ كَفَّارࣱ

O, Kendisinden isteyebileceginiz her seyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Dogrusu insan cok zalim, cok nankordur

35İbrâhîm Suresi, 35. Ayet

وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمُ رَبِّ ٱجۡعَلۡ هَـٰذَا ٱلۡبَلَدَ ءَامِنࣰا وَٱجۡنُبۡنِی وَبَنِیَّ أَن نَّعۡبُدَ ٱلۡأَصۡنَامَ

Hatırla ki; Bir zaman Ibrahim soyle demisti: "Rabbim! Bu sehri guvenli kıl! Beni ve ogullarımı putlara tapmaktan uzak tut

36İbrâhîm Suresi, 36. Ayet

رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضۡلَلۡنَ كَثِیرࣰا مِّنَ ٱلنَّاسِۖ فَمَن تَبِعَنِی فَإِنَّهُۥ مِنِّیۖ وَمَنۡ عَصَانِی فَإِنَّكَ غَفُورࣱ رَّحِیمࣱ

Rabbim! Cunku onlar (putlar) insanlardan bircogunun sapmasına sebep oldular. Simdi kim bana uyarsa, o bendendir; kim bana karsı gelirse, artık sen gercekten cok bagıslayan ve cok merhamet edensin

37İbrâhîm Suresi, 37. Ayet

رَّبَّنَاۤ إِنِّیۤ أَسۡكَنتُ مِن ذُرِّیَّتِی بِوَادٍ غَیۡرِ ذِی زَرۡعٍ عِندَ بَیۡتِكَ ٱلۡمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِیُقِیمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجۡعَلۡ أَفۡـِٔدَةࣰ مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهۡوِیۤ إِلَیۡهِمۡ وَٱرۡزُقۡهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَ ٰ⁠تِ لَعَلَّهُمۡ یَشۡكُرُونَ

Rabbimiz! Ben cocuklarımdan bir kısmını namazı dosdogru kılmaları icin, senin Beyti Haram'ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerlestirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki sukretsinler

38İbrâhîm Suresi, 38. Ayet

رَبَّنَاۤ إِنَّكَ تَعۡلَمُ مَا نُخۡفِی وَمَا نُعۡلِنُۗ وَمَا یَخۡفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِن شَیۡءࣲ فِی ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِی ٱلسَّمَاۤءِ

Ey Rabbimiz! Sen bizim gizledigimizi de acıga vurdugumuzu da suphesiz bilirsin. Cunku yerde ve gokte, hicbir sey Allah'tan gizli kalmaz

39İbrâhîm Suresi, 39. Ayet

ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِی وَهَبَ لِی عَلَى ٱلۡكِبَرِ إِسۡمَـٰعِیلَ وَإِسۡحَـٰقَۚ إِنَّ رَبِّی لَسَمِیعُ ٱلدُّعَاۤءِ

Ihtiyarlık halimde bana Ismail'i ve Ishak'ı lutfeden Allah'a hamd olsun. Suphesiz ki Rabbim duamı cok iyi isitir

40İbrâhîm Suresi, 40. Ayet

رَبِّ ٱجۡعَلۡنِی مُقِیمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّیَّتِیۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلۡ دُعَاۤءِ

Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdogru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et

41İbrâhîm Suresi, 41. Ayet

رَبَّنَا ٱغۡفِرۡ لِی وَلِوَ ٰ⁠لِدَیَّ وَلِلۡمُؤۡمِنِینَ یَوۡمَ یَقُومُ ٱلۡحِسَابُ

Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba cekilecegi gunde beni, anababamı ve muminleri bagısla

42İbrâhîm Suresi, 42. Ayet

وَلَا تَحۡسَبَنَّ ٱللَّهَ غَـٰفِلًا عَمَّا یَعۡمَلُ ٱلظَّـٰلِمُونَۚ إِنَّمَا یُؤَخِّرُهُمۡ لِیَوۡمࣲ تَشۡخَصُ فِیهِ ٱلۡأَبۡصَـٰرُ

Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah'ın gafil oldugunu sanma! Ancak Allah, onların cezalarını, gozlerin dısa fırlayacagı gune erteler

43İbrâhîm Suresi, 43. Ayet

مُهۡطِعِینَ مُقۡنِعِی رُءُوسِهِمۡ لَا یَرۡتَدُّ إِلَیۡهِمۡ طَرۡفُهُمۡۖ وَأَفۡـِٔدَتُهُمۡ هَوَاۤءࣱ

O gun, baslarını dikerek kosacaklar, gozleri kendilerine bile donmeyecek ve gonulleri bombos kalacaktır

44İbrâhîm Suresi, 44. Ayet

وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ یَوۡمَ یَأۡتِیهِمُ ٱلۡعَذَابُ فَیَقُولُ ٱلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَاۤ أَخِّرۡنَاۤ إِلَىٰۤ أَجَلࣲ قَرِیبࣲ نُّجِبۡ دَعۡوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَۗ أَوَلَمۡ تَكُونُوۤا۟ أَقۡسَمۡتُم مِّن قَبۡلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالࣲ

Ey Peygamber! Insanları, azabın gelecegi gun ile korkut. O gun, zalimler soyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tabi olalım." Onlara: "Daha once ahirete intikal etmeyeceginize dair yemin etmemis miydiniz?" denilir

45İbrâhîm Suresi, 45. Ayet

وَسَكَنتُمۡ فِی مَسَـٰكِنِ ٱلَّذِینَ ظَلَمُوۤا۟ أَنفُسَهُمۡ وَتَبَیَّنَ لَكُمۡ كَیۡفَ فَعَلۡنَا بِهِمۡ وَضَرَبۡنَا لَكُمُ ٱلۡأَمۡثَالَ

Siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl azab ettigimiz size apacık belli oldu. Ve size misaller de vermistik

46İbrâhîm Suresi, 46. Ayet

وَقَدۡ مَكَرُوا۟ مَكۡرَهُمۡ وَعِندَ ٱللَّهِ مَكۡرُهُمۡ وَإِن كَانَ مَكۡرُهُمۡ لِتَزُولَ مِنۡهُ ٱلۡجِبَالُ

Gercekten onlar cesitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karsı azab var; isterse onların hileleri dagları yerinden oynatacak olsun

47İbrâhîm Suresi, 47. Ayet

فَلَا تَحۡسَبَنَّ ٱللَّهَ مُخۡلِفَ وَعۡدِهِۦ رُسُلَهُۥۤۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِیزࣱ ذُو ٱنتِقَامࣲ

O halde sakın Allah'ın peygamberlerine olan vaadinden cayacagını sanma! Suphesiz Allah her seye galiptir, intikam sahibidir

48İbrâhîm Suresi, 48. Ayet

یَوۡمَ تُبَدَّلُ ٱلۡأَرۡضُ غَیۡرَ ٱلۡأَرۡضِ وَٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تُۖ وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ ٱلۡوَ ٰ⁠حِدِ ٱلۡقَهَّارِ

O gun yeryuzu bir baska yere, gokler, baska goklere cevirilecek ve butun varlıklar, kabirlerinden cıkıp bir ve gucune karsı durulmaz olan Allah'ın huzuruna toplanacaklardır

49İbrâhîm Suresi, 49. Ayet

وَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِینَ یَوۡمَىِٕذࣲ مُّقَرَّنِینَ فِی ٱلۡأَصۡفَادِ

O gun, sucluların zincire vurulmus oldugunu gorursun

50İbrâhîm Suresi, 50. Ayet

سَرَابِیلُهُم مِّن قَطِرَانࣲ وَتَغۡشَىٰ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ

Gomlekleri katrandandır ve yuzlerini ates kaplar

51İbrâhîm Suresi, 51. Ayet

لِیَجۡزِیَ ٱللَّهُ كُلَّ نَفۡسࣲ مَّا كَسَبَتۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِیعُ ٱلۡحِسَابِ

Cunku Allah, herkesi kazandıgı ile cezalandıracaktır. Gercekten Allah, hesabı cabuk gorendir

52İbrâhîm Suresi, 52. Ayet

هَـٰذَا بَلَـٰغࣱ لِّلنَّاسِ وَلِیُنذَرُوا۟ بِهِۦ وَلِیَعۡلَمُوۤا۟ أَنَّمَا هُوَ إِلَـٰهࣱ وَ ٰ⁠حِدࣱ وَلِیَذَّكَّرَ أُو۟لُوا۟ ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

Bu Kur'an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilah oldugunu bilsinler ve akıl sahipleri ogut alsınlar diye insanlara gonderilmis bir tebligdir

Ra'd SuresiHicr Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.