سُورَةُ العَلَقِ
19 Ayet · Mekke'de İnen · Okunuş + 9 Meal + Dinle
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِی خَلَقَ
iḳra' bismi rabbike-lleẕî ḫaleḳ.
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
خَلَقَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مِنۡ عَلَقٍ
ḫaleḳa-l'insâne min `alaḳ.
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.
ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ
iḳra' verabbüke-l'ekram.
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
ٱلَّذِی عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ
elleẕî `alleme bilḳalem.
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
عَلَّمَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مَا لَمۡ یَعۡلَمۡ
`alleme-l'insâne mâ lem ya`lem.
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
كَلَّاۤ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لَیَطۡغَىٰۤ
kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.
أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰۤ
er raâhü-stagnâ.
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰۤ
inne ilâ rabbike-rruc`â.
Dönüş şüphesiz Rabbinedir.
أَرَءَیۡتَ ٱلَّذِی یَنۡهَىٰ
era'eyte-lleẕî yenhâ.
Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?
عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰۤ
`abden iẕâ ṣallâ.
Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?
أَرَءَیۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰۤ
era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰۤ
ev emera bittaḳvâ.
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
أَرَءَیۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰۤ
era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
أَلَمۡ یَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ یَرَىٰ
elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.
Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?
كَلَّا لَىِٕن لَّمۡ یَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِیَةِ
kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,
نَاصِیَةࣲ كَـٰذِبَةٍ خَاطِئَةࣲ
nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.
فَلۡیَدۡعُ نَادِیَهُۥ
felyed`u nâdiyeh.
O zaman, kafadarlarını çağırsın,
سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِیَةَ
sened`u-zzebâniyeh.
Biz de zebanileri çağıracağız.
كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡ وَٱقۡتَرِب ۩
kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.