Enbiyâ Suresi
• 112 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Insanların hesab (gorme) zamanı yaklastı. Onlar ise hala gaflet icinde, yan cizip aldırmıyorlar
Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatırlatmayı hep eglenerek dinliyorlar
Kalbleri hep eglencede (gaflette), hem o zalimler aralarında su gizli fısıltıyı yaptılar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık goz gore gore sihre mi gidip uyarsınız
Peygamber: "Benim Rabbim gokte ve yerde (soylenen) her sozu bilir. O, her seyi isitir, her seyi bilir" dedi
Onlar: "Hayır, bunlar karısık ruyalardır; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir sairdir. Boyle degilse onceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler
Onlardan once yok ettigimiz hicbir memleket halkı iman etmedi. Simdi bunlar mı iman edecekler
(Ey Muhammed!) Biz, senden once de ancak kendilerine vahyettigimiz birtakım erkek(peygamber)ler gonderdik. Bilmiyorsanız kitap ehli olanlara sorun
Biz onları yemek yemez birer cesed kılmadık ve onlar olumsuz de degillerdi
Sonra biz onlara verdigimiz sozu yerine getirdik; hem onları, hem de diledigimiz kimseleri kurtardık, asırı gidenleri yok ettik
(Ey Kureys toplulugu!) And olsun, size oyle bir kitab indirdik ki, butun san ve serefiniz ondadır. Hala akıllanmayacak mısınız
Biz halkı zalim olan nice memleketleri kırıp gecirdik ve onlardan sonra baska milletler var ettik
Onlar azabımızın siddetini hissettikleri zaman oradan kacmaya koyuluyorlardı
Kosup kacmayın; size nimet verilen yere, yurtlarınıza donun ki, sorguya cekileceksiniz" dedik
Onlar da: "Vay bizlere! Biz gercekten zalimler idik" dediler
Biz, onları bicilmis bir ekin ve bir yıgın kul haline getirinceye kadar hep sozleri bu feryad olmustur
Biz gok ile yeri ve aralarındaki seyleri, bos bir eglence icin yaratmadık
Eger bir eglence edinmek isteseydik, elbette onu katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık oyle yapardık
Hayır, biz hakkı batılın basına carparız da onun beynini parcalar. Bir de bakarsın (batıl) o anda yok olup gitmistir. Allah'a yakıstırdıgınız vasıflardan oturu size yazıklar olsun
Goklerde ve yerde olan butun varlıklar O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten ne cekinirler, ne de yorulurlar
Gece gunduz (hep Allah'ı) tesbih ederler, usanmazlar
Yoksa (Mekke musrikleri) birtakım ilahlar edindiler de yerden oluleri onlar mı diriltecekler
Eger yer ile gokte Allah'tan baska ilahlar olsaydı, bunların ikisi de muhakkak fesada ugrar yok olurdu. O halde Ars'ın Rabbi olan Allah, onların vasfetmekte oldukları seylerden (butun noksanlıklardan) beridir, munezzehtir
O, yaptıgından sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardır
Yoksa O'ndan baska ilahlar mı edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin. Iste benimle beraber olanların kitabı ve benden oncekilerin kitabı." Hayır, onların cogu gercegi bilmezler de onun icin yuz cevirirler
Senden once hicbir peygamber gondermedik ki, ona soyle vahyetmis olmayalım: "Gercek su ki benden baska ilah yoktur. Onun icin bana ibadet edin
Boyle iken dediler ki: "Rahman cocuk edindi." Allah bundan munezzehtir. Dogrusu melekler (Allah'ın cocukları degil.) ikram olunmus kullardır
Onlar Allah'ın sozunun onune gecmezler, hep O'nun emriyle hareket ederler
Allah, onların onlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar, Allah'ın hosnud oldugu kimseden baskasına sefaat etmezler. Hepsi de O'nun korkusundan titrerler
Iclerinden kim: "Ben, O'ndan baska bir ilahım" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz boyle cezalandırırız
O kafir olanlar, gormediler mi ki, goklerle yer bitisik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her seyi sudan yarattık. Hala inanmıyorlar mı
Yeryuzunde, insanlar sarsılmasın diye sabit daglar yarattık, rahat gidebilsinler diye dagların aralarında genis yollar var ettik
Gokyuzunu de korunmus bir tavan yaptık. Kafirler ise, gokyuzunun alametlerinden (Allah'ın kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yuz ceviriyorlar
Geceyi, gunduzu, gunesi ve ayı yaratan O'dur. Bunların her biri kendi dairesinde dolasmaktadır
Ey Muhammed! Senden once de hicbir insanı olumsuz kılmadık, sen olursun de onlar baki kalır mı? Senin olmenle rahata kavusacaklarını mı sanıyorlar
Her nefis olumu tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kotuluk ve iyilikle deneyecegiz. Hepiniz de sonunda bize donduruleceksiniz
O inkarcılar seni gordukleri zaman, seni alaya alıyorlar ve "Ilahlarınızı diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahman'ın kitabını inkar ediyorlar
Insan aceleci olarak yaratılmıstır. Size yakında (azaba dair) alametlerimi gosterecegim. Simdi siz acele etmeyin
Dogru sozlu iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandır?" derler
Bu kafirler atesi yuzlerinden ve sırtlarından men edemeyecekleri ve yardım da goremeyecekleri zamanı, bir bilseler
Dogrusu bu azap onlara ansızın gelecek de kendilerini sasırtacaktır. Artık ne geri cevrilmesine gucleri yetecek, ne de kendilerine muhlet verilecektir
Yemin olsun ki, senden once bircok peygamberle alay edildi de iclerinden alay edenleri, o alay ettikleri sey (azap) kusatıverdi
De ki: "Geceleyin ve gunduzun sizi Rahman'dan kim koruyabilir?" Ama onlar Rablerinin kitabından yuz cevirmektedirler
Yoksa kendilerini bize karsı savunacak tanrıları mı var? O tanrılar kendilerine bile yardım edemezler, katımızdan da dostluk gormezler
Dogrusu biz o kafirleri ve atalarını yasattık, hatta o omur onlara uzun geldi. Fakat simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi gormuyorlar mı? O halde ustun gelen onlar mıdır
De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyarıyorum," uyarıldıkları zaman sagırlar cagrıyı duymazlar
Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir sey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gercekten zalimlerdik" diyeceklerdir
Biz kıyamet gunu icin dogru teraziler kurarız; hicbir kimse hicbir haksızlıga ugratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi agırlıgınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap gorenler olarak da biz kafiyiz
Yemin olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayıran kitabı, takva sahibleri icin bir ısık ve ogut olarak verdik
Onlar gormedikleri halde Rablerinden korkarlar, kıyamet saatinden de titrerler
Iste bu (Kwr'an) da indirdigimiz kutsal bir kitaptır. Simdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz
And olsun ki biz daha once Ibrahim'e de rusdunu vermistik (akla uygun olanı gostermistik). Biz onu biliyorduk
O zaman o, babasına ve kavmine: "Bu tapınıp durdugunuz heykeller nedir?" demisti
Onlar: "Biz atalarımızı bunlara tapar bulduk" dediler
Ibrahim: "And olsun ki sizler de, atalarınız da apacık bir sapıklık icindesiniz" dedi
Onlar: "Sen bize gercegi mi getirdin (Sen ciddi mi soyluyorsun), yoksa saka mı ediyorsun?" dediler
O soyle dedi: "Hayır Rabbiniz goklerin ve yerin Rabbidir ki onları O yaratmıstır. Ben de buna sahidlik edenlerdenim
Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı donup gittikten sonra, ben putlarınıza elbette bir tuzak kuracagım
Derken o, bunları parca parca etti. Yalnız kendisine basvursunlar diye onların buyugunu saglam bıraktı
(Kavmi) "Tanrılarımıza bunu kim yaptı? Dogrusu o zalimlerden biridir." dediler
(Bazıları) "Ibrahim denen bir gencin, onları diline doladıgını duymustuk" dediler
O halde onu insanların gozleri onune getirin, olur ki (aleyhinde) sahidlik ederler" dediler
(Ibrahim gelince ona) "Ey Ibrahim! bunu tanrılarımıza sen mi yaptın?" dediler
Ibrahim: "Belki onu su buyukleri yapmıstır, konusabiliyorlarsa onlara sorun" dedi
Bunun uzerine vicdanlarına donup (kendi kendilerine) dediler ki: "Dogrusu siz haksızsınız
Sonra yine (eski) kafalarına donduler: "And olsun ki (ey Ibrahim!) bunların konusmayacagını (sen de) bilirsin." dediler
(Ibrahim) dedi: "O halde, Allah'ı bırakıp da size hicbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara mı tapıyorsunuz
Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun, siz hala akıllanmayacak mısınız
Onlar: "Bir sey yapacaksanız, sunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler
Biz: "Ey ates! Ibrahim'e karsı serin ve zararsız ol" dedik
Ona duzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla husrana ugrattık
Onu da, Lut'u da, alemler icin bereketli ve kutsal kıldıgımız yere ulastırıp kurtardık
Ona (Ibrahim'e) Ishak'ı, ustelik bir de Yakub'u ihsan ettik ve herbirini salih kimseler kıldık
Onları buyrugumuz altında (insanlara) dogru yolu gosterecek onderler kıldık. Kendilerine hayırlı isler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir
Biz Lut'a da bir hukum, bir ilim verdik. Onu cirkin isler isleyen kasabadan kurtardık. Dogrusu onlar kotu, fasık bir kavimdi
Onu ise rahmetimizin icine aldık. Cunku o salihlerdendi
Nuh da daha onceleri bize yalvarmıstı; biz de onun duasını kabul ettik, kendisini ve ailesini buyuk sıkıntıdan kurtardık
Ayetlerimizi yalanlayan kavminden onun ocunu aldık. Suphesiz onlar kotu bir kavimdiler. Biz de hepsini (suda) bogduk
Davud ve Suleyman'ı da (hatırla). Hani onlar ekin hakkında hukum veriyorlardı. Hani milletin koyunları (geceleyin) icinde yayılmıstı, biz onların hukmune sahittik
Biz onu(n hukmunu) hemen Suleyman'a bildirmistik; (zaten) herbirine hukum ve ilim vermistik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye, dagları ve kusları buyruk altına aldık. (Butun bunları) yapan bizdik
Ona, sizi savasta korumak icin zırh yapma sanatını ogrettik, artık sukreder misiniz
Bereketli kıldıgımız yere dogru, Suleyman'ın emriyle yuruyen siddetli ruzgarı, onun buyruguna verdik. Biz her seyi biliyorduk
Onun icin dalgıclık yapan ve bundan baska isler de goren seytanlardan da onun buyrugu altına verdik. Onların hepsini biz gozetiyorduk
Eyyub da: "Basıma bir bela geldi, (sana sıgındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti
Biz de onun duasını kabul ettik de basına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak uzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik
Ismail, Idris ve Zulkifl'i de (hatırla). Onların hepsi de sabredenlerdendi
Onları da rahmetimizin icine aldık. Onlar gercekten salih olanlardandı
Zunnun'u (balık sahibi Yunus'u) da hatırla. Hani o, ofkelenerek gitmisti de, bizim kendisini hicbir zaman sıkıstırmayacagımızı sanmıstı. Fakat sonunda karanlıklar icinde: "Senden baska ilah yoktur, sen munezzehsin, Suphesiz ben haksızlık edenlerden oldum" diye seslenmisti
Biz de duasını kabul ile icabet ettik, kendisini uzuntuden kurtardık. Iste biz iman edenleri boyle kurtarırız
Zekeriya da hani Rabbine: "Rabbim! Beni tek basıma bırakma, sen varislerin en hayırlısısın" diye nida etmisti
Biz de duasını kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya'yı ihsan ettik. Ve esini (dogum yapmaya) elverisli hale getirdik. Dogrusu onlar iyiliklerde yarısıyorlar, umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Bize karsı derin saygı duyuyorlardı
Irzını koruyan Meryem'e ruhumuzdan uflemis, onu ve oglunu, alemler icin bir mucize kılmıstık
Dogrusu bu sizin ummetiniz (tevhid dini olan muslumanlık), bir tek ummettir (bir tek din olarak sizin dininizdir). Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin
Ama insanlar din konusunda aralarında boluklere ayrıldılar ama, hepsi bize doneceklerdir
Inanmıs olarak yararlı is isleyenin emegi inkar edilmeyecektir. Biz suphesiz onu yazmaktayız
Yok ettigimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasını da cekmek uzere) bize donmemesi gercekten imkansızdır
Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc(un seddi) acıldıgı zaman, ki onlar her dere ve tepeden akın edip cıkarlar
Ve gercek vaad yaklastıgında, iste o zaman kafir olanların gozleri beleriverir. "Eyvah bizlere! Dogrusu biz bundan gaflet icindeydik, hayır biz zalim kimselerdik." derler
Siz ve Allah'dan baska taptıklarınız, cehennemin yakıtısınız; oraya gireceksiniz
Eger onlar ilah olsalardı, oraya girmeyeceklerdi. Hepsi orada temelli kalacaktır
Orada onların bir inlemeleri vardır. Bunlar orada (sagır olup) bir sey de isitemezler
Suphesiz katımızdan kendileri icin guzel seyler takdir edilmis olanlar, iste oradan (cehennemden) uzak tutulanlardır
Bunlar onun (cehennemin) ugultusunu bile duymazlar. Canlarının istedigi seyler icinde temelli kalırlar
O en buyuk korku bunları uzmez; kendilerini melekler: "Size soz verilen gun iste bugundur" diye karsılarlar
Gogu, kitab durer gibi durdugumuz zaman, yaratmaya ilk basladıgımız gibi, katımızdan verilmis bir soz olarak onu tekrar var edecegiz. Dogrusu biz bunları yaparız
And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yeryuzune ancak iyi kullarımın mirascı oldugunu yazmıstık
Suphesiz bu Kur'an'da kulluk eden kimseler icin kafi bir ogut vardır
(Ey Muhammed!) biz seni ancak alemlere rahmet olarak gonderdik
De ki, bana ancak soyle vahyolunuyor: "Ilahınız ancak tek bir ilahtır. Simdi siz artık musluman oluyor musunuz
Eger (yine de) yuz cevirirlerse, de ki: "Size dupeduz acıkladım; tehdit olundugunuz seyin yakın mı, uzak mı oldugunu bilmem
Suphesiz Allah acıga vurulan sozu de bilir, gizlediklerinizi de bilir
Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir sureye kadar gecindirmek icindir
(Hz. Peygamber soyle) dedi: "Ey Rabbim! Aramızda gercekle hukmet ve Rabbimiz O Rahman'dır ki, isnad ettiginiz (yalan) vasıflarınıza karsı yardımına sıgınılacak olan ancak O'dur