Tâhâ Suresi
• 135 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Ta, Ha
Ey Muhammed! Kur'an'ı sana sıkıntıya dusesin diye indirmedik
Ancak Allah'tan korkan kimse icin bir ogut olarak (indirdik)
Yeri ve yuce gokleri yaratanın katından yavas yavas bir indirilisle (onu) indirdik
O Rahman (kudret ve hakimiyyetiyle) Ars'a hakim oldu
Butun goklerde olanlar, butun yerdekiler, bu ikisinin arasında ve topragın altıda bulunanlar O'nundur
Sen (Allah'a ettigin dua ve zikirle) sesini yukseltirsen (bilki Allah bundan mustagnidir.). Cunku O suphesiz gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir
Allah O'dur ki, kendisinden baska hicbir ilah yoktur. En guzel isimler O'nundur
(Habibim!) Musa'nın (basından gecen hayat) hikayesi sana geldi mi
Hani o bir ates gormustu de, ailesine: "Yerinizde durun, benim gozume bir ates ilisti, belki size bir kor getiririm, yahut atesin yanında bir yol gosterici bulurum" demisti
Atese vardıgı zaman soyle cagrıldı: "Ey Musa
Ben suphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını cıkar, cunku sen kutsal bir vadi olan Tuva'dasın
Ben seni sectim, simdi (sana) vahyolunacak seyleri dinle
Suphesiz ben Allah'ım, benden baska hicbir ilah yoktur. Onun icin bana kulluk et ve beni anmak icin namaz kıl
Cunku kıyamet muhakkak gelecektir. Onun vaktini gizli tutuyorum ki, herkes yaptıgının karsılıgını gorsun
Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun
Ey Musa! Sag elindeki nedir
Musa dedi: "O benim asam (degnegim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda baska hacetlerim (faydalanacagım seyler) de var
Allah: "Ey Musa! onu (yere) bırak"dedi
Musa da onu bıraktı, bir de ne gorsun! o bir yılan olmus kosuyor
Allah buyurdu ki: "Tut onu, korkma; biz onu yine eski durumuna cevirecegiz
Bir de diger bir mucize olmak uzere elini koynuna koy ki, kusursuz olarak bembeyaz cıksın
Bunları sana en buyuk mucizelerimizden (bir kısmını) gosterelim diye yaptık
Firavun'a git, cunku o hakikaten azdı
Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Benim gogsume genislik ver
Isimi kolaylastır
Dilimden dugumu coz
Ki, sozumu iyi anlasınlar
Bir de bana ailemden bir vezir ver
Kardesim Harun'u (ver)
Onunla arkamı kuvvetlendir
(Elcilik) isimde onu bana ortak et
Ki seni cok tesbih edelim
Seni cok analım
Suphe yok ki sen bizi gorup duruyorsun
Allah buyurdu: "Ey Musa! Diledigin (seyler) sana verildi
And olsun biz, sana diger bir defa daha ihsan etmistik
Hani bir vakit ilham edilmesi gereken (ancak ilham ile bilinebilen) su ilhamı annene verdik
Onu (Musa'yı) tabut icine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana dusman, hem ona dusman olan biri alsın." Bir de benim gozetimim altında yetistirilmen icin, uzerine katımdan bir sevgi bırakmıstım. (Ey Musa)
Hani kız kardesin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Boylece seni tekrar annene verdik ki, gozu aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam oldurdun de seni gamdan kurtardık. Seni cesitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı icinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir caga (peygamberlik gorevini yuklenecek bir yasa) geldin
Ben, seni kendime (peygamber) sectim
Sen kardesinle birlikte mucizelerimle git. Ikiniz de beni anmakta gevseklik etmeyin
Firavun'a gidin, cunku o gercekten azdı
Varın da ona yumusak soz soyleyin; olur ki, ogut dinler, yahut korkar
(Musa ile Harun) "Rabbimiz! Onun bize kotuluk yapmasından veya azgınlıgını artırmasından korkarız" dediler
Allah buyurdu ki: "Korkmayın, zira ben sizinle beraberim, isitir ve gorurum
Hemen gidin de Firavun'a deyin ki: "Biz Rabbinin (sana gonderilen) elcileriyiz. Artık Israilogulları'nı bizimle gonder, onlara azab etme; biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik. Selam dogru yolda gidenleredir
Bize kesin olarak vahyolundu ki, azab suphesiz (gercegi) inkar edip ona sırt cevirenleredir
Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz kimdir?" dedi
Musa: "Bizim Rabbimiz her seye seklini veren, sonra da yolunu gosterendir." dedi
Firavun: "Oyleyse gecmis asırlar (daki insanlar)ın durumu nedir?" dedi
Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlıs yapmaz ve unutmaz
Yeryuzunu sizin icin bir dosek yapan, oradan sizin icin yollar acan ve gokten bir su indiren O'dur." Iste biz o su ile turlu turlu bitkilerden ciftler cıkardık
Hem siz yiyin, hem de hayvanlarınızı otlatın. Akıl sahibleri icin bunda nice ibretler vardır
Sizi yerden (topraktan) yarattık, yine (olumunuzden sonra) ona dondurecegiz. Hem de ondan sizi bir kere daha cıkaracagız
And olsun ki, biz, Firavun'a mucizelerimizin hepsini gosterdik. Boyle iken o yine onları yalan sayıp kabulden cekindi
(Firavun Musa'ya soyle) dedi: "Ey Musa! Sen sihrinle bizi yerimizden cıkarmak icin mi geldin bize
O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana gelecegiz (karsına cıkacagız); simdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir bulusma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacagımız uygun bir yer olsun
Musa: "Sizinle bulusma zamanı, sus (bayramı) gunu ve insanların toplanacagı kusluk vaktidir." dedi
Bunun uzerine Firavun dondu gitti ve butun hile vasıtalarını topladıktan sonra geldi
Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size! Allah'a yalan uydur mayın. Sonra bir azab ile kokunuzu keser. Gercekten (Allah'a) iftira eden husrana ugramıstır
Sihirbazlar aralarında islerini tartıstılar ve konusmalarını gizli tuttular
(Sihirbazlar daha sonra Musa ve Harun'u gostererek soyle) dediler: "Bu ikisi muhakkak sihirbazdır; buyuleriyle sizi yurdunuzdan cıkarmak ve de ornek dininizi yok etmek istiyorlar
Onun icin butun tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra hep bir sıra halinde gelin. Bugun ustun gelen muhakkak zafer kazanmıstır
Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya sen at, yahud ilk atan biz olalım" dediler
Musa dedi ki: "Hayır, siz atın." Bir de ne gorsun! Onların ipleri ve degnekleri, yaptıkları sihirden oturu kendisine sanki yuruyorlarmıs gibi geldi
Bu yuzden Musa icinde bir korku hissetti
Biz dedik ki: "Korkma, cunku sen muhakkak ustunsun (galib geleceksin)
Sag elindekini atıver, o, onların yaptıklarını yutar. Cunku onların yaptıkları ancak bir buyucu tuzagıdır. Buyucu ise, her nerede olursa olsun basarıya ulasamaz
Sonunda butun sihirbazlar secdeye kapandılar, "Musa ile Harun'un Rabbine iman ettik" dediler
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona iman ettiniz? O, muhakkak size sihir ogreten buyugunuzdur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı caprazlama kesecegim ve muhakkak sizi hurma dallarına asacagım. Boylece hangimizin azabının daha siddetli ve devamlı oldugunu bileceksiniz" dedi
(Iman eden sihirbazlar soyle) dediler: "Bize gelen bu acık mucizeler ve bizi yaratana karsı, asla seni tercih edemeyiz. Ne hukum vereceksen ver. Sen, ancak bu dunya hayatına hukmedebilirsin
Dogrusu biz hem gunahlarımıza, hem bizi zorladıgın sihre karsı, bizi bagıslasın diye, Rabbimize iman ettik. Allah (sevabca senden) daha hayırlı ve (azab verme bakımından da) daha devamlıdır
Her kim Rabbine suclu olarak varırsa, suphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne olur, ne de dirilir
Kim de ona bir mumin olarak salih ameller islemis oldugu halde varırsa, iste onlara en yuksek dereceler vardır
Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar, onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Ve iste bu, (kufur ve isyandan) arınanların mukafatıdır. Meali Serifi
Gercekten Musa'ya soyle vahyettik: "Kullarımla geceleyin yuru (Mısır'dan cık) de (asanı vurarak) onlara denizde kuru bir yol ac; (artık firavun tarafından) yetisilmekten korkmazsın ve (bogulmaktan) endise de etmezsin
Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren (korkunc bogulma) sarıverdi
Boylece Firavun kavmini yanlıs yola surukledi ve dogru yola goturmedi
Ey Israilogulları! Sizleri dusmanınızdan kurtardık ve Tur dagının sag yanında size soz verdik, uzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik
Size verdigimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taskınlık etmeyin, sonra uzerinize gazabım iner. Kimin uzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolur
Bununla beraber, suphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel isleyen, sonra da hak yolda sebat gosteren kimse icin cok bagıslayıcıyım
Ey Musa! Seni kavminden (ayırıp) daha cabuk (gelmeye) sevkeden nedir?" (dedik)
Musa: "Onlar benim izimdeler (arkamdan beni takip edip geliyorlar). Ben sana acele ettim (geldim) ki, hosnud olasın" dedi
Allah: "Dogrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı" dedi
Hemen Musa ofkeli ve uzgun olarak kavmine dondu (onlara soyle) dedi: "Ey kavmim! Rabbiniz size guzel bir vaad ile soz vermedi mi? Size bu sure mi cok uzun geldi, yoksa Rabbinizden size bir gazab inmesini arzu ettiniz de mi, bana olan vaadinizden caydınız
Onlar dediler ki: "Biz sana verdigimiz sozden, kendiligimizden caymadık. Fakat biz o (Kıbti) kavminin sus esyasından bir takım agırlıklar yuklenmistik. Onları (atese) attık. Samiri de (kendi mucevheratını) boylece atmıstı
Nihayet Samiri onlara boguren bir buzagı heykeli ortaya cıkardı. Bunun uzerine Samiri ve adamları: "Iste sizin de, Musa'nın da ilahı budur, ama o unuttu" dediler
Onlar gormuyorlar mıydı ki, o buzagı, kendilerine hicbir sozle karsılık veremiyor; onlara ne bir zarar, ne de bir yarar vermeye sahip bulunamıyordu
And olsun ki Harun daha once onlara: "Ey kavmim! Siz bununla (buzagı ile) imtihana cekildiniz. Sizin gercek Rabbiniz Rahman'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" demisti
Onlar (cevap olarak soyle) demislerdi: "Musa bize donup gelinceye kadar, biz ona tapmaya elbette devam edecegiz
(Musa gelince kardesine soyle) dedi: "Ey Harun! bunların sapıklıga dustugunu gordugun vakit, seni engelleyen ne oldu
(Neden) benim yolumu takip etmedin, benim emrime karsı mı geldin
Harun: "Ey anamın oglu! Sakalımı ve basımı (sacımı) tutma. Ben senin 'Israilogulları arasında ayrılık cıkardın, sozume bakmadın' diyeceginden korktum." dedi
(Hz. Musa bu defa Samiri'ye donerek) "Ey Samiri! Senin bu yaptıgın nedir?" dedi
Samiri: "Onların gormedikleri bir sey gordum: (Sana gelen) ilahi elcinin (Cebrail'in) izinden bir avuc (toprak) aldım ve onu (erimis mucevheratın icine) attım. Bunu, bana boylece nefsim hos gosterdi" dedi
(Musa ona soyle) dedi: "Haydi cekil git. Artık senin icin hayat boyunca, 'benimle temas yok' diye soylemen var (bir vahsi gibi yapayalnız yasamaga mahkum olacaksın). Hem senin icin asla kacamayacagın bir ceza daha vardır. Bir de ibadet edip durdugun ilahına bak; elbette biz onu yakacagız, sonra da kul edip muhakkak onu denize savuracagız
Sizin ilahınız, ancak kendisinden baska hicbir ilah bulunmayan Allah'dır. Onun ilmi her seyi kusatmıstır
(Ey Muhammed!) Sana gecmisin haberlerinden bir kısmını boylece anlatıyoruz. Suphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (dusunup kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik
Kim ondan yuz cevirirse, suphesiz o, kıyamet gunu bir gunah yuklenecektir
Devamlı o azabın altında kalacaklar. Kıyamet gunu onlar icin, bu ne fena bir yuktur
Sur'a ufurulecegi gun ki biz sucluları o gun, (gozleri korkudan) gogermis olarak mahserde toplayacagız
Siz dunyada sadece on(gun) kaldınız" diye kendi aralarında gizli gizli konusurlar
Aralarında ne konusacaklarını biz cok iyi biliriz. Gorusu en ustun olan: "Ancak bir gun kaldınız" diyecektir
(Ey Muhammed!) Sana daglar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak
Boylece yerlerini dumduz bos bir halde bırakacak
Orada ne bir cukur, ne de bir tumsek goreceksin
O gun, hicbir tarafa sapmadan o davetciye (Sur'a ufleyenin cagrısına) uyarlar. Oyleki, Rahman'ın heybetinden sesler kısılmıstır. Artık bir fısıltıdan baska hicbir sey isitemezsin
O gun, Rahman'ın kendisine izin verdigi ve sozunden hosnud oldugu kimselerden baskasının sefaatı fayda vermez
Allah, onların geleceklerini de, gecmislerini de bilir. Onlar ise O'nu ilmen kavrayamazlar
Butun yuzler, diri ve butun yarattıklarını gozetip duran Allah'a bas egmistir. Bir zulum yuklenen gercekten husrana ugramıstır
Her kim de mumin olarak salih amelleri islerse, artık o, ne bir haksızlıktan ve ne de cignenmekden korkar
Iste boylece biz onu Arapca bir Kur'an olarak indirdik. Onda tehditlerden nice turlusunu tekrar tekrar acıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanıs verir
Hukmu her yerde gecerli gercek hukumdar olan Allah yucedir. (Ey Muhammed!) Kur'an sana vahyedilirken, vahiy bitmeden once (unutma korkusu ile) Kur'an'ı okumada acele etme; "Rabbim! benim ilmimi artır" de
Dogrusu bundan once Adem'e (bu agactan yeme diye) emrettik, fakat unuttu ve biz onda bir azim (bir kararlılık) bulmadık
Bir vakit meleklere: "Adem(e hurmet) icin secde edin" demistik; Iblis'ten baska hepsi secde etmis, o cekinmisti
Biz de (Adem'e) soyle demistik: "Ey Adem! Suphesiz bu (Iblis) sana ve esine dusmandır. Sakın sizi cennetten cıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı ceker, perisan olursun)
Dogrusu senin acıkmaman ve cıplak kalmaman (ancak) cennettedir
Ve sen orada ne susarsın, ne de gunesin sıcagında kalırsın
Nihayet seytan ona vesvese verdi. Soyle dedi: "Ey Adem! Sana sonsuzluk agacını ve cokmesi olmayan bir saltanatı gostereyim mi
Bunun uzerine ikisi de o agactan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine acılıp gorunuverdi. Ve uzerlerine cennet yapragından ortup yamamaya basladılar. Adem Rabbinin emrinden cıktı da sasırdı
Sonra Rabbi, onu secti de tevbesini kabul buyurdu ve ona dogru yolu gosterdi
Allah (onlara) soyle dedi: "Birbirinize dusman olmak uzere hepiniz oradan (cennetten) inin. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldigi zaman, kim benim hidayetime uyarsa iste o, sapıklıga dusmez ve (ahirette) zahmet cekmez
Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yuz cevirirse, (bilsin ki) ona dar bir gecim vardır ve onu kıyamet gunu kor olarak hasrederiz
(O zaman Kur'andan yuz ceviren kimse) "Rabbim! beni nicin kor olarak hasrettin, oysa ben goren bir kimseydim" der
Allah: "Boyledir, sana ayetlerimiz gelmisti de onları sen unutmustun, bugun de oylece unutulursun" der
Iste haddi asanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları biz boyle cezalandırırız. Ve muhakkak ki ahiret azabı (dunya azabından) daha siddetli ve daha devamlıdır
Onları, yerlerinde gezip durdukları su kendilerinden once yok ettigimiz bunca nesiller(in o korkunc akibeti) dogru yola sevk etmedi mi? Dogrusu bunda ibret alacak aklı olanlar icin nice deliller vardır
Eger Rabbinin verdigi bir hukum ve tayin ettigi bir sure olmasaydı, hemen azaba ugrarlardı
O halde, dediklerine sabret; gunesin dogmasından once ve batmasından once Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gunduzun etrafında da tesbih et ki hosnudluga eresin
Kafirlerden bir kısmına, onları sınamak icin dunya hayatının zineti olarak verdigimiz ve onunla kendilerini gecindirdigimiz seye (mal ve saltanata) sakın ragbetle bakma. Rabbinin (ahiretteki) rızkı daha hayırlı ve daha devamlıdır
(Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Guzel akibet takva sahiplerinindir
(Inkar edenler): "Rabbinden bize bir mucize getirse ya" dediler. Onlara onceki kitablarda olan apacık deliller gelmedi mi
Eger biz, onları bundan (peygamber veya Kur'an'dan) once bir azab ile yok etseydik, muhakkak "Ey Rabbimiz! bize bir peygamber gonderseydin de, alcak ve rezil olmadan once ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi
De ki: "Hepimiz beklemekteyiz, siz de bekleyedurun. Suphesiz duz yolun sahiplerinin kimler oldugunu ve kimlerin dogru yolda bulundugunu yakında bileceksiniz