Meryem Suresi
• 98 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad
Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anmadır
Bir zamanlar o, Rabbine gizlice (icinden) yalvarmıstı
Soyle demisti: "Ey Rabbim! Suphesiz (artık oyle bir durumdayım ki) benim kemigim zayıflayıp gevsedi ve basım(ın sacı) bembeyaz alev gibi tutustu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hicbir zaman bedbaht olmadım
Gercekten ben, arkamdan yerime gececek varislerden endisedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun icin katından bana bir cocuk ihsan et
Ki bana da mirascı olsun, Yakub ailesine de mirascı olsun. Rabbim, onu sen rızana kavustur
(Allah soyle buyurdu): "Ey Zekeriyya! Suphesiz biz sana Yahya isminde bir oglanı mujdeliyoruz. Bundan once ona hicbir adas yapmadık
Zekeriyya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamısken nasıl oglum olabilir?" dedi
(Allah yahut Cebrail ona soyle) dedi: "Dedigin gibidir, (fakat) Rabbin buyurdu ki, bu isi yapmak bana kolaydır. Nitekim bundan once seni yarattım. Halbuki sen hicbir sey degildin
Zekeriyya soyle dedi: "Rabbim! Bana alamet ver." Allah: "Senin alametin, sapasaglam oldugun halde, uc gun, uc gece insanlarla konusamaz hale gelmendir." buyurdu
Nihayet (birgun konusamayınca) mihrabdan kavmine karsı cıktı da onlara "Sabah ve aksam (Rabbinizi) tesbih edin" diye isaret etti
Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" (dedik) ve daha cocukken ona hikmet verdik
Hem de katımızdan bir merhamet ve (gunahlardan) paklık verdik, o cok takva sahibi idi
Anne ve babasına karsı iyi davranan bir kimse idi, zorba ve isyankar degildi
Dogdugu gun, olecegi gun ve dirilecegi gun ona selam olsun
(Ey Muhammed!) Kur'an'daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) dogu tarafında bir yere cekilmisti
Sonra ailesiyle kendisi arasına bir perde koymustu. Biz ona melegimiz (Cebrail)i gonderdik de ona tam bir insan seklinde gorundu
Meryem: "Ben senden Rahman (olan Allah) a sıgınırım. Eger Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)" dedi
Melek: "Ben, sana temiz bir oglan bagıslamak icin, Rabbinin gonderdigi bir elciyim" dedi
Meryem: "Benim nasıl cocugum olabilir? Bana hicbir insan dokunmamıstır. Ben iffetsiz de degilim" dedi
Melek: "Bu, dedigin gibidir. Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız cocuk vermek), bana pek kolaydır. Hem biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacagız. Hem, bu onceden (ezelde) kararlastırılmıs bir istir." dedi
Nihayet (Allah'ın emri gerceklesti) Meryem Isa'ya gebe kaldı ve o haliyle uzak bir yere cekildi
Sonra dogum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. "Keske bundan once olseydim de unutulup gitseydim" dedi
Melek, Meryem'e, asagı tarafından soyle seslendi. "Sakın uzulme, Rabbin alt tarafında bir ırmak akıttı
Hurma dalını kendine dogru silkele, uzerine devsirilmis taze hurmalar dokulsun
Ye, ic, gozun aydın olsun. Eger insanlardan birini gorursen, ben Rahman (olan Allah)a bir oruc (susmak) adadım. Onun icin bugun hicbir kimseyle konusmayacagım" de
Sonra Meryem onu (Isa'yı) yuklenerek kavmine getirdi. Onlar (hayretler icinde soyle) dediler: "Ey Meryem! dogrusu sen gorulmemis bir sey yaptın
Ey Harun'un kızkardesi! Senin baban kotu bir adam degildi, annen de iffetsiz bir kadın degildi
Bunun uzerine Meryem cocugu gosterdi. Onlar; "Biz besikteki bir cocukla nasıl konusuruz?" dediler
(Allah'ın bir mucizesi olarak Isa soyle) dedi: "Suphesiz ben Allah'ın kuluyum. O bana kitab verdi ve beni bir peygamber yaptı
Beni, nerede olursam olayım mubarek kıldı. Hayatta bulundugum muddetce namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti
Beni anneme hurmetkar kıldı. Beni zorba ve isyankar yapmadı
Dogdugum gun, olecegim gun ve dirilecegim gun selam ve emniyet benim uzerimedir
Iste hakkında (yahudilerle hıristiyanların) ihtilaf edip durdukları Meryemoglu Isa'ya dair Allah'ın sozu budur
Cocuk edinmek asla Allah'ın sanına yakısmaz. O bundan munezzehtir. O, bir seyin olmasını dilerse, ona sadece "ol" der, o da oluverir
Suphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz Allah'tır. O halde ona ibadet edin, iste dosdogru yol budur
Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa dustuler. O buyuk (dehsetli) gunu gorecek kafirlerin vay haline
Bize gelecekleri gun, neler isitecekler, neler gorecekler! Fakat o zalimler bugun apacık bir sapıklık icindedirler
(Ey Muhammed!) Insanların pismanlık duyacagı ve isin bitmis olacagı (kıyamet) gunu ile onları uyar. Onlar hala gaflet icindedirler, onlar iman etmezler
Suphesiz biz butun yeryuzune ve uzerindekilere varis olacagız. Ve onlar da mutlaka bize donduruleceklerdir
Kur'an'da Ibrahim'i(n kıssasını da) an. Suphesiz ki o, sıddık (ozu, sozu dogru) bir peygamberdi
O, bir zaman babasına soyle demisti: "Babacıgım! Isitmeyen, gormeyen ve sana hicbir faydası olmayan seylere nicin tapıyorsun
Babacıgım! Dogrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni dogru bir yola eristireyim
Babacıgım! Seytana tapma, cunku seytan Rahman (olan Allah)a asi oldu
Babacıgım! Dogrusu ben korkarım ki, sana Rahman'dan bir azab dokunur da seytana (cehennemde arkadas) olursun
Babası "Ey Ibrahim! Sen benim ilahlarımdan yuz mu ceviriyorsun? Yemin ederim ki, eger (onları kotulemekten) vazgecmezsen, seni muhakkak taslarım. (gercektenveya soz ilesana tas atarım). Haydi uzun bir muddet benden uzak ol" dedi
Ibrahim soyle dedi: "Selam sana olsun, senin icin Rabbimden magfiret dileyecegim. Cunku o, bana cok lutufkardır
Ben, sizden ve Allah'tan baska taptıgınız seylerden cekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarısımda mahrum kalmayacagımı umarım
Ibrahim, kavminden ve onların Allah'tan baska ibadet ettikleri seylerden uzaklasınca, biz ona Ishak'ı ve (Ishak'ın oglu) Yakub'u ihsan ettik. Ve hepsini de peygamber yaptık
Biz onlara rahmetimizden lutuflarda bulunduk. Hepsine de dillerde guzel ve yuksek bir ovgu verdik
Kur'an'da Musa'yı da an; Suphesiz ki o, ihlaslı bir kuldu ve gonderilmis bir peygamberdi
Biz ona Tur dagının sag yanından seslendik ve onu hususi bir konusmada bulunmak uzere kendimize yaklastırdık
Rahmetimizden de ona, kardesi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik. Meali Serifi
Kur'an'da Ismail'i de an; cunku o, vaadine sadık bir kuldu ve gonderilmis bir peygamberdi
Ailesine ve cevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hosnutluga ermisti
Kitapta Idris'i de an; cunku o, cok sadık (ozu, sozu pek dogru) bir peygamberdi
Biz onu yuce bir yere yukselttik
Iste bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdigi peygamberlerden, Adem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber tasıdıklarımızın neslinden, Ibrahim ve Israil'in soyundan, hidayete erdirdigimiz ve sectigimiz kimselerdir. Kendilerine Rahman (olan Allah)ın ayetleri okundugu zaman aglayarak secdeye kapanırlardı
Sonra bunların ardından oyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taskınlıklarının karsılıgını mutlaka goreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır)
Fakat tevbe edip iman eden ve salih amel isleyen bunun dısındadır. Bunlar cennete girecekler ve hicbir haksızlıga ugratılmayacaklardır
O cennet, Rahman (olan Allah)ın kullarına gormedikleri halde vadettigi "Adn" cennetleridir. Suphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır
Onlar orada bos bir soz isitmezler. Ancak "Selam" isitirler. Orada sabah aksam rızıkları da hazırdır
Iste kullarımızdan takva sahibi olanlara verecegimiz cennet budur
(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) "Biz senin Rabbinin emri olmadıkca inmeyiz. Onumuzdeki ve ardımızdaki (butun gecmis ve gelecek seyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmus degildir
O, goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabırlı ol. Hic sen Allah'ın ismini tasıyan baska birini bilir misin
Halbuki insan soyle der: "Ben oldugum zaman, ileride gercekten diri olarak (mezardan) cıkarılacak mıyım
O insan, daha once hicbir sey degilken kendisini yoktan var ettigimizi hatırlamaz mı
Rabbine andolsun ki biz onları (oldukten sonra dirilmeyi inkar eden kafirleri) seytanları ile beraber elbette ve elbette mahserde toplayacagız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri ustu hazır bulunduracagız (ki cennetlikleri gorup hasret ceksinler)
Sonra her zumreden Rahman'a karsı en ziyade isyankar hangileri ise, muhakkak ayırıp atacagız
Sonra o cehenneme atılmaya layık olanların kimler bulundugunu elbette biz daha iyi biliriz
Icinizden hicbiri istisna edilmemek uzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinlesmis bir hukumdur
Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracagız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacagız
Ayetlerimiz kendilerine apacık okundugu zaman, o inkar edenler, iman edenlere dediler ki: "Bu iki zumreden (Mumin ve kafirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha guzeldir
Halbuki biz, kendilerinden evvel, mal ve gosterisce daha guzel nice asırlar halkını helak etmisizdir
Onlara de ki: "Kim sapıklık icinde ise, Rahman ona mal ve evlatca ziyadelik ve azgınlıgında muhlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet gunu cehennemi gordukleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmıs
Allah, hidayeti kabul edenlere, daha cok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuc bakımından da daha hayırlıdır
Simdi ayetlerimizi inkar eden ve "Elbette bana mal ve evlat verilecektir." diyen adamı gordun mu
O (kafir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahman (olan Allah) katından bir soz mu aldı
Hayır, asla oyle degil; biz onun soylediklerini yazacagız ve azabını cogalttıkca cogaltacagız
O soyledigi (mal ve evlat gibi) seyleri de hep elinden alacagız ve o, tek basına bize gelecektir
Onlar, kendilerine kuvvet ve seref kazandırsın diye, Allah'dan baska ilah edindiler
Hayır, (zannettikleri gibi degil) tapındıkları ilahlar onların ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine donup dusman olacaklardır
Gormedin mi? Biz seytanları o kafirler uzerine musallat ettik. Onları (gunaha) kıskırtıp duruyorlar
Oyleyse onların hemen azaba ugratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) gunlerini sayıyoruz
O gun, takva sahiplerini, heyet olarak Rahman'ın huzuruna toplayacagız
Sucluları da susuz olarak cehenneme surecegiz
(O gun) Rahman (olan Allah)'ın katında bir ahd almıs olan kimseden baskaları sefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır
(Yahudilerle hıristiyanlar) "Rahman, cocuk edindi" dediler
Yemin olsun ki, siz cok cirkin bir sey soylediniz
Az kalsın, soyledikleri sozden gokler catlayacak, yer yarılacak ve daglar parcalanıp dagılacaktı
O Rahman'a cocuk isnad ettiler diye
Halbuki Rahman'a cocuk edinmek yarasmaz
Goklerde ve yerde bulunan hicbir kimse yoktur ki (kıyamet gunu) Rahman'ın huzuruna kul olarak cıkmasın
And olsun ki Allah onların hepsini kusatmıs, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıstır
Kıyamet gunu onların herbiri Allah'ın huzuruna tek basına cıkacaktır
Iman edip, salih amel isleyenler var ya, Rahman (olan Allah) onları (gonullere) sevdirecektir
(Ey Muhammed!) Biz Kur'an'ı senin dilin uzere kolaylastırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları mujdeleyesin, inat edenleri de korkutasın
Hem onlardan once nice nesilleri helak ettik. (Simdi) onlardan hicbirini goruyor musun, yahud onların hafif bir sesini isitiyor musun