Furkân Suresi
• 77 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Tebareke" ne yuce feyyazdır o ki, dunyaları uyarmak uzere kulu Muhammed'e, hakkı batıldan ayırdeden Kur'an'ı indirdi
O oyle bir ilahtır ki, goklerin ve yerin hukumranlıgı kendisinindir. O hic cocuk edinmedi, hukumranlıkta ortagı yoktur. O, her seyi yaratıp bir olcuye gore duzenleyerek takdir etmistir
Kafirler, O'nu bırakıp bir sey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmıs olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; oldurmeye, diriltmeye ve olumden sonra tekrar canlandırmaya gucleri yetmeyen tanrılar edindiler
Inkar edenler: "Bu Kur'an Muhammed'in uydurmasıdır, ona baska bir topluluk yardım etmistir" diyerek haksız ve asılsız bir soz uydurdular
Kur'an oncekilerin masallarıdır; baskalarına yazdırmıs da sabah aksam kendisine okunmaktadır" dediler
Ey Muhammed! De ki: "Onu, goklerin ve yerin sırrını bilen indirmistir. Suphesiz O, bagıslayandır, merhamet edendir
Soyle dediler: "Bu ne bicim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya
Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya beslenecegi bir bahce olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara "Siz sadece buyulenmis bir adama uyuyorsunuz" dediler
Ey Muhammed! sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmıslardır, yol bulamazlar
Oyle yucedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altından ırmaklar akan cennetler verir, sana koskler de yapar
Fakat onlar o saati (kıyameti) de yalanladılar. Biz ise o saati yalanlayanlara cılgın alevli bir ates hazırladık
Ki, cehennem atesi uzak bir mesafeden kendilerine gorununce, onun bir hısımlanmasını (kaynamasını) ve ugultusunu isitirler
Elleri boyunlarına baglı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler
(Onlara soyle denilir) Bu gun bir yok olmayı degil, nice yok olmaları isteyin
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? Cunku orası, onlar icin bir mukafattır ve bir varıs yeridir
Onlar icin orada ne isterlerse var, hem orada ebedi kalacaklar. Cunku bu Rabbinden yerine getirilmesi istenen bir vaaddir
Hele o gun Rabbin onları Allah'tan baska taptıkları seylerle toplar da, der ki: "Siz mi saptırdınız su kullarımı, yoksa kendileri mi yolu kaybettiler
Onlar: "Subhansın seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da senden baska dostlar edinmek bize yarasmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular." derler
(Bunun uzerine otekilere hitaben soyle denilir.) Iste (taptıklarınız) sizi soylediklerinizde yalancı cıkardılar. Artık ne (azabınızı) geri cevirebilir, ne de bir yardıma care bulabilirsiniz ve icinizden kim zulmederse, ona buyuk bir azab tattıracagız
(Resulum!) Biz senden evvel de peygamberleri baska turlu gondermedik. Suphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem carsılarda geziyorlardı (sokaklarda yuruyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir digerine fitne (imtihan sebebi) kılmısızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her seyi hakkıyla gormektedir
Bununla beraber, bize kavusmayı ummayanlar "Bize ya melekler indirilmeliydi, ya da Rabbimizi gormeliydik" dediler. Andolsun ki, dogrusu nefislerinde kendilerini buyuk gorduler ve buyuk azgınlık ettiler
Melekleri gorecekleri gun, iste o gun, gunahkarlara hicbir sevinc haberi yoktur. Ve yasak yasak, diyeceklerdir
Onların yaptıkları her bir iyi isi dikkate alırız, fakat onu sacılmıs zerreler haline getiririz
O gun cennetliklerin kalacakları yer cok iyi, dinlenecekleri yer pek guzeldir
O gun gokyuzu beyaz bulutlar halinde yarılacak ve melekler boluk boluk indirileceklerdir
Iste o gun gercek hukumranlık, cok merhametli olan Allah'ındır. Kafirler icin ise o, pek cetin bir gundur
O gun zalim kimse ellerini ısıracak: "Eyvah!" diyecek, "keske Peygamberin yanında bir yol tutsaydım
Eyvah!" diyecek, "keske falancayı dost edinmeseydim
Cunku zikir (Kur'an) bana gelmisken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Seytan insanı (ucuruma surukleyip sonra) yapayalnız ve yardımcısız bırakmaktadır
Peygamber dedi ki: "Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı terkedilmis (bir sey yerinde) tuttular
(Resulum!) Ve iste biz boyle her peygamber icin gunahkarlardan bir dusman yapmısızdır. Bununla beraber hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter
Yine o inkar edenler dediler ki: "O Kur'an ona, hepsi birden indirilseydi ya"! Biz onu senin kalbine iyice yerlestirmek icin boyle (parca parca indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk
Hem onlar sana karsı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, biz sana (onun karsılıgında) dogrusunu ve tefsirin daha guzelini getirmis olmayalım
O yuzleri ustu cehenneme toplanacaklar var ya! iste onlar, yerleri en kotu, yolları en sapık olanlardır
Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardesi Harun'u da ona yardımcı yaptık
Haydi ayetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik
Nuh kavmine gelince, Peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde, onları suda bogduk ve kendilerini insanlar icin bir ibret yaptık. Biz zalimler icin acıklı bir azab hazırlamısızdır
Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha bir cok nesilleri de (inkarcılıkları yuzunden helak ettik)
Onların herbirine misaller getirdik; (ama ogut almadıkları icin) hepsini kırdık gecirdik
(Resulum!) Andolsun ki, (bu Mekke'li putperestler), bela ve fenalık yagmuruna tutulmus olan beldeye ugramıslardır. Peki onu da gormuyorlar mıydı? Hayır! Onlar oldukten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar
Seni gordukleri zaman "Bu mu Allah'ın Peygamber olarak gonderdigi?" diye hep seni alaya alıyorlar
Sayet tanrılarımıza inanmakta sebat gostermeseydik, gercekten de bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı" diyorlar. Azabı gordukleri zaman, kimin yolunun sapık oldugunu bilecekler
Kotu duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gordun mu? Simdi ona sen mi vekil olacaksın
Yoksa sen, onların cogunun gercekten soz dinleyecegini yahut akıllanacagını mı sanıyorsun? Gercekte onlar hayvanlar gibidir, hatta gidisce daha sapıktırlar
Rabbinin golgeyi nasıl uzatmakta oldugunu gormedin mi? Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra biz gunesi, ona (golgeye) delil kılmısızdır
Sonra da onu yavas yavas kendimize (baska yone) cekmekteyiz
Sizin icin geceyi ortu, uykuyu istirahat kılan, gunduzu yayılıp calısma (zamanı) yapan O'dur
Ruzgarları rahmetinin onunde mujdeci olarak gonderen ve gokten tertemiz bir su indiren O'dur
Ki biz (o suyla) olu topraga can verelim, yarattıgımız nice hayvanlara ve insanlara su saglayalım, diye
Andolsun bunu, insanların ogut almaları icin, aralarında cesit cesit sekillerde anlatmısızdır; ama insanların cogu ille nankorluk edip diretmistir
(Habibim!) Sayet dileseydik elbette her koye bir uyarıcı (peygamber) gonderirdik
(Madem ki yalnız seni gonderdik) Oyleyse kafirlere boyun egme ve bununla (Kur'an ile) onlara karsı olanca gucunle buyuk bir savas ver
Birinin suyu tatlı ve susuzlugu giderici, digerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, asılmaz bir serhat koyan O'dur
O (hakir) sudan, bir insan yaratıp ona bir neseb bahseden ve sıhriyet bagı ile akraba yapan O'dur. Rabbinin her seye gucu yeter
(Boyle iken inkarcılar) Allah'ı bırakıp kendilerine ne fayda, ne zarar veremeyen seylere kulluk ediyorlar. Inkarcı olan kimse Rabbine karsı ugrasıp durmaktadır
(Halbuki) biz seni ancak mujdeci ve uyarıcı olarak gonderdik
De ki: "Ben, buna karsı sizden bir ucret degil, ancak Rabbine dogru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanızı) istiyorum
Sen, olumsuz ve daima diri olan Allah'a guvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının gunahlarından haberdar olarak O yeter
Gokleri yeri ve ikisinin arasındakileri altı gunde yaratan, sonra Ars'a hukmeden Rahman'dır. Haydi ne dileyeceksen o her seyden haberdar olan (Rahman)dan dile
Onlara "Rahman'a secde edin" dendigi zaman, "Rahman da neymis? Senin bize emrettigine secde eder miyiz hic?" derler ve bu emir onların nefretini artırır
Gokte burcları var eden, onların icinde bir kandil (gunes) ve nurlu bir ay barındıran Allah, yuceler yucesidir
Ibret almak veya sukretmek dileyen kimseler icin gece ile gunduzu birbiri ardınca getiren O'dur
O cok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryuzunde tevazu ile yururler ve cahil kimseler kendilerine laf attıgı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (gecerler)
Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kıyamlar ederek yatarlar
Onlar ki, soyle derler: Cehennem azabını uzerimizden sav! Dogrusu onun azabı gecici bir sey degildir
Orası cidden ne kotu bir ugrak, ne kotu bir konaktır
Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar
Yine onlar ki, Allah ile beraber baska bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldıgı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan gunahı(nın cezasını) bulur
Kıyamet gunu azabı kat kat olur ve orada alcaltılmıs olarak temelli kalır
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranıslarda bulunanlar baska; Allah onların kotuluklerini iyiliklere cevirir. Allah cok bagıslayıcıdır, engin merhamet sahibidir
Ve her kim tevbe edip iyi davranıs gosterirse, suphesiz o, tevbesi kabul edilmis olarak Allah'a doner
Ve onlar ki, yalan sahitlik etmezler, bos bir seye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) gecip giderler
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldıgında ise, onlara karsı sagır ve kor davranmazlar
Ve onlar ki: "Ey Rabbimiz! Bize gozumuzu aydınlatacak esler ve zurriyetler bagısla ve bizi takva sahiplerine onder kıl" derler
Iste onlar, sabretmelerine karsılık cennetin en yuksek makamları ile mukafatlandırılacaklar, orada hurmet ve selamla karsılanacaklardır
Orada ebedi kalacaklar, orası ne guzel bir konak ve ne guzel bir makamdır
(Resulum!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkarcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır