Şuarâ Suresi
• 227 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Ta, Sin, Mim
Bunlar sana apacık kitabın ayetleridir
(Resulum!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın
Biz dilersek onların uzerlerine gokten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları egilekalır
Bununla beraber kendilerine O Rahman'dan yeni bir ogut gelmeyedursun, ille ondan yuz cevirirler
Ustelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları seyin haberleri yakında gelecektir
Yeryuzune bir bakmadılar mı? Biz orada her guzel ciftten nice bitkiler yetistirmisiz
Suphesiz ki bunda mutlak bir ayet (nisane) vardır; ama onların cogu iman etmezler
Ve suphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir
Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi
Firavun kavmine, hala sakınmayacaklar mı
(Musa) soyle seslendi: "Ya Rab! Dogrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar
Ve gogsum daralır, dilim donmez, onun icin Harun'a da elcilik ver
Hem onların bana isnad ettikleri bir suc var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni oldururler
(Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz ayetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Suphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) isitiyoruz
Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: Inan biz, alemlerin Rabbinin elcisiyiz
Israil ogullarını bizimle beraber gonder
A, dedi, biz seni cocukken himayemize alıp buyutmedik mi? Hayatının bir cok yıllarını aramızda gecirmedin mi
Sonunda o yaptıgın (kotu) isi de yaptın. Sen nankorun birisin
Musa, "Ben, dedi, o isi o anda yaptım ki saskınlardandım
Sizden korkunca da hemen aranızdan kactım. Sonra Rabbim bana hikmet bahsetti ve beni peygamberlerden kıldı
O basıma kaktıgın nimet de (aslında) Israil ogullarını kendine kole edinmis olmandır
Firavun soyle dedi: "Alemlerin Rabbi dedigin nedir ki
Musa cevap olarak: "Eger isin gercegini dusunup anlayan kisiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, goklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her seyin Rabbi'dir
(Firavun) etrafında bulunanlara: "Isitmiyor musunuz?" dedi
Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha once ki atalarınızın da Rabbidir
(Firavun): "Size gonderilen bu elciniz mutlaka delidir" dedi
Musa devamla soyle soyledi: "Sayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, dogunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir
Firavun: "Benden baskasını ilah tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmıslardan ederim" dedi
Musa sordu: "Sana apacık bir sey getirmis olsam da mı
Firavun: "Haydi getir onu bakayım, dogrulardan isen" dedi
Bunun uzerine Musa asasını bırakıverdi; apacık bir ejderha oluverdi
Elini de (koynundan) cekti cıkardı; bakanlara bembeyaz (gorunen, nur sacan bir sey) oluverdi
Firavun cevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde cok bilgili bir sihirbaz
Sizi sihriyle yurdunuzdan cıkarmak istiyor. Simdi ne buyurursunuz
Dediler ki: "Bunu ve kardesini egle, sehirlere de toplayıcılar gonder
Butun bilgic sihirbazları sana getirsinler
Boylece, sihirbazlar belli bir gunun tayin edilen vaktinde bir araya getirildi
Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi cabuk olun)" denildi
Ustun gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler
Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Sayet biz ustun gelirsek, muhakkak bize bir ucret vardır, degil mi?" dediler
Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hic suphe etmeyin, gozde kimselerden olacaksınız" dedi
Musa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi
Bunun uzerine iplerini ve degneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı icin suphesiz elbette bizler galip gelecegiz" dediler
Ardından Musa asasını attı; bir de ne gorsunler, onların uydurduklarını yutuyor
Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar
Iman ettik, dediler, Alemlerin Rabbine
Musa ve Harun'un Rabbine
Firavun (kızgınlık icinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlasıldı ki o size sihri ogreten buyugunuzmus! Ama simdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı caprazlama ke stirecegim, hepinizi carmıha gerdirecegim
Zararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize donecegiz
Herhalde biz muminlerin evveli oldugumuzdan dolayı, Rabbimizin bize magfiret buyuracagını umit ederiz
Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola cıkar, cunku takip edileceksiniz" diye vahyettik
Firavun da sehirlere (asker) toplayıcılar gonderdi
Esasen bunlar, sayıları azar azar, boluk porcuk bir cemaattır
(Boyle iken) hakkımızda cok gayz (ofke) besliyorlar
Biz ise, elbette uyanık (ve tekvucut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu)
Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahcelerden, pınarlardan
Hazinelerden ve serefli makamlardan cıkardık
Ve onlara Israil ogullarını mirascı yaptık
Derken (Firavun ve adamları) gunes dogmustu ki, onların ardına dustuler
Iki topluluk birbirini gorunce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler
Musa: "Hayır, asla! dedi, Rabbim suphesiz benimledir, bana yolunu gosterecektir
Bunun uzerine Musa'ya "Vur asan ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her boluk koca bir dag gibi oluverdi
Otekilerini de buraya yanastırıvermistik
Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık
Sonra da otekileri suda bogduk
Suphesiz bunda bir ayet (ibret) vardır; ama cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz, iste o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
(Resulum!) onlara Ibrahim'in kıssasını da naklet
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demisti
Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler
Ibrahim "Peki, dedi, yalvardıgınızda onlar sizi isitiyorlar mı
Veya size fayda veya zararları olur mu
Yok, dediler, ama biz babalarımızı boyle yapar bulduk
Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister onceki atalarınızın olsun, neye taptıgınızı (biraz olsun) dusundunuz mu
Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister onceki atalarınızın olsun, neye taptıgınızı (biraz olsun) dusundunuz mu
Hep onlar benim dusmanımdır; ancak alemlerin Rabbi (benim dostumdur)
O ki, beni yaratan ve bana dogru yolu gosterendir
Beni yediren, icirendir
Hastalandıgım zaman bana O, sifa verir
O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir
Ve hesap gunu, hatamı bagıslayacagını umdugumdur
Ya Rab! Bana hikmet (hukum) ver ve beni iyiler (zumresin)e kat
Sonra gelecekler icinde beni dogrulukla anılanlardan eyle
Ve beni naim (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle
Babamı da bagısla, cunku o yanlıs gidenlerdendir
(Insanların) diriltilecekleri gun, beni mahcub etme
O gun ki ne mal fayda verir ne ogullar
Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o gunde (kurtulusa erer)
(O gun) Cennet muttakilere yaklastırılmıstır
Azgınlar icin de cehennem hortlatılmıstır
Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir
Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir
Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin icine fırlatılmaktadırlar
Ve butun o Iblis orduları onun icinde birbirleriyle cekisirlerken dediler ki
Ve butun o Iblis orduları onun icinde birbirleriyle cekisirlerken dediler ki
Vallahi biz, gercekten apacık bir sapıklık icindeymisiz
Cunku biz sizi, alemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk
Ve bizi hep o gunahkarlar saptırdı
Bak bizim icin ne sefaatciler var
Ne de yakın bir dost
Ah keske (dunyaya) bir kere daha donebilsek de, muminlerden olabilseydik
Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır; oysa cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Hani kardesleri Nuh onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Haberiniz olsun ki ben, size gonderilmis guvenilir bir Peygamberim
Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Buna karsılık ben sizden hicbir ucret istemiyorum. Benim mukafaatımı verecek olan ancak, alemlerin Rabbidir
Gelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
A, dediler, senin ardına hep dusuk kimseler dusmusken, biz sana hic inanır mıyız
Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur
Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Dusunsenize
Hem ben iman edenleri kovmaya memur degilim
Ben ancak apacık bir uyarıcıyım
Dediler ki: "Ey Nuh! Eger vazgecmezsen, iyi bil ki, tasa tutulanlardan olacaksın
Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti
Artık benimle onların arasında sen hukmunu ver. Beni ve beraberimdeki muminleri kurtar
Bunun uzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide tasıyarak kurtardık
Sonra da arkasında kalanları suda bogduk
Suphesiz bunda mutlak bir ayet (alınacak ders) vardır; ama cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Ad (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Hani kardesleri Hud onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Haberiniz olsun ki ben, size gonderilmis, guvenilir bir Peygamberim
Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Buna karsılık ben sizden hicbir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan ancak alemlerin Rabbidir
Siz her tepeye bir alamet bina edip eglenir durur musunuz
Temelli kalacagınızı umarak saglam yapılar mı edinirsiniz
Hem tuttugunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz
Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin
O Allah'tan korkun ki, size o bildiginiz seyleri vermekte
Davarlar, ogullar
Cennet gibi baglar, bahceler, pınarlar ihsan etmektedir
Cidden ben sizin hakkınızda buyuk bir gunun azabından korkuyorum
Dediler ki: "Sen ha vaaz etmissin, ha vaaz edenlerden olmamıssın, bizce birdir
Bu sırf eskilerin adetidir
Biz azaba ugratılacak da degiliz
Boylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Suphesiz bunda mutlak bir ayet (alınacak bir ders) vardır, ama cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Semud (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Hani kardesleri Salih onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Haberiniz olsun ki ben size gonderilmis guvenilir bir peygamberim
Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Buna karsılık ben sizden hicbir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan ancak alemlerin Rabbidir
Siz burada guven icinde bırakılacak mısınız
Bahcelerin, pınarların icinde
Ekinlerin, salkımları sarkmıs hurmalar arasında
Ki bir de daglardan keyifli keyifli kasaneler oyuyorsunuz
Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin
Yeryuzunde bozgunculuk yapıp dirlik duzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın
Yeryuzunde bozgunculuk yapıp dirlik duzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın
Sen dediler, olsa olsa iyice buyulenmis birisin
Sen de ancak bizim gibi bir besersin. Eger dogru soyleyenlerden isen, haydi bize bir ayet (mucize) getir
Salih "Iste (mucize) bu disi devedir; su icme hakkı (bir gun) onundur, belli bir gunun icme hakkı da sizin" dedi
Sakın ona bir kotulukle ilismeyin, yoksa sizi buyuk bir gunun azabı yakalayıverir
Derken onu kestiler; fakat pisman da oldular
Cunku kendilerini azap yakalayıverdi. Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır, ama cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Lut (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Hani kardesleri Lut onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız
Haberiniz olsun ki, ben size gonderilmis guvenilir bir peygamberim
Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Buna karsılık ben sizden bir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan ancak alemlerin Rabbidir
Insanlar icinden erkeklere mi gidiyorsunuz
Bırakıyorsunuz da sizler icin yarattıgı esleri! Dogrusu siz insanlıktan cıkmıs bir kavimsiniz
Onlar soyle dediler: "Ey Lut! (Bu davadan) vazgecmezsen, iyi bilki, surulenlerden olacaksın
Lut "Dogrusu ben, dedi, sizin bu isinize bugzedenlerdenim
Ya Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar
Biz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık
Ancak (geride) bir yaslı kadın kaldı
Sonra geridekilerin hepsini helak ettik
Ve uzerlerine oyle bir yagmur yagdırdık ki, (uyarılanların) o yagmuru ne kotu bir yagmurdu
Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır. Ama cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti
Hani Suayb onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Haberiniz olsun ki ben size gonderilmis guvenilir bir peygamberim
Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Buna karsılık ben sizden bir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan yalnız alemlerin Rabbidir
Olcegi tam olcun de hak yiyenlerden olmayın
Ve dogru terazi ile tartın
Halkın esyalarını degerinden dusurmeyin. Yeryuzunde bozgunculuk yaparak karısıklık cıkarmayın
O sizi ve sizden onceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun
Onlar soyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice buyulenmis birisin
Sen de bizim gibi bir beserden baska nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz
Sayet dogru sozlulerden isen, ustumuze gokten bir parca dusuruver
Suayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi
Hulasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o golge gununun azabı yakalayıverdi. O cidden buyuk bir gunun azabı idi
Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır. Ama cokları iman etmis degillerdir
Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Ve muhakkak ki bu (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir
(Resulum!) Onu Ruhu'lemin (Cebrail) indirdi
Uyarıcılardan olasın diye senin kalbin uzerine
Acık parlak bir Arapca lisan ile
O, suphesiz daha oncekilerin kitaplarında da vardı
Israilogulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar icin bir ayet (delil) degil midir
Biz onu Arapca bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi
Biz onu Arapca bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi
Boylece onu gunahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı gorunceye kadar ona iman etmezler
Boylece onu gunahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı gorunceye kadar ona iman etmezler
Iste bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir
O zaman "Bize (iman etmemiz icin) muhlet verilir mi acaba?... diyeceklerdir
(Oysa dunyada iken) Onlar bizim azabımızı carcabuk istiyorlardı
Gordun ya artık onlara senelerce zevk ettirsek
Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip catarsa
O yasadıkları zevkin kendilerine hicbir faydası olmayacaktır
Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmustur
(Onlar) ihtar edilmistir ve biz zulmetmis degiliz
Onu (Kur'an'ı) seytanlar indirmedi
Bu onlara hem yarasmaz hem gucleri yetmez
Suphesiz onlar vahyi isitmekten uzak tutulmuslardır
O halde sakın Allah ile beraber baska tanrıya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba ugratılanlardan olursun
(Once) en yakın hısımlarını uyar
Ve sana uyan muminlere kanadını indir
Sayet sana karsı gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak uzagım
Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine guvenip dayan
O ki, (gece namaza) kalktıgın zaman seni goruyor
Ve secde edenler arasında dolasmanı da (goruyor)
Cunku her seyi isiten, her seyi bilen O'dur
Seytanların kime inecegini size haber vereyim mi
Onlar, gunaha, iftiraya duskun olan herkesin uzerine inerler
Onlar, (seytanlara) kulak verirler ve onların cogu yalancıdır
Sairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar
Onların her vadide saskın saskın dolastıklarını ve gercekte yapmadıkları seyleri soylediklerini gormedin mi
Onların her vadide saskın saskın dolastıklarını ve gercekte yapmadıkları seyleri soylediklerini gormedin mi
Ancak iman edip iyi ameller isleyenler, Allah'ı cok cok ananlar ve haksızlıga ugratıldıklarında kendilerini savunanlar mustesna; haksızlık edenler, hangi donuse (hangi akibete) donduruleceklerini yakında bileceklerdir