HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Mü'min Suresi
40

Mü'min Suresi

سُورَةُ غَافِرٍ • 85 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Mü'min Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ حمۤ

Ha Mim

2Mü'min Suresi, 2. Ayet

تَنزِیلُ ٱلۡكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡعَلِیمِ

Bu kitabın indirilisi, cok guclu ve her seyi bilen Allah tarafındandır

3Mü'min Suresi, 3. Ayet

غَافِرِ ٱلذَّنۢبِ وَقَابِلِ ٱلتَّوۡبِ شَدِیدِ ٱلۡعِقَابِ ذِی ٱلطَّوۡلِۖ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَۖ إِلَیۡهِ ٱلۡمَصِیرُ

O, gunah bagıslayıcı, tevbe kabul edici, azabı siddetli, kerem sahibi Allah'tandır ki O'ndan baska ilah yoktur. Hem donus O'nadır

4Mü'min Suresi, 4. Ayet

مَا یُجَـٰدِلُ فِیۤ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ فَلَا یَغۡرُرۡكَ تَقَلُّبُهُمۡ فِی ٱلۡبِلَـٰدِ

Allah'ın ayetleri hakkında ancak kafirler mucadele ederler. Simdi onların beldeler icinde donup dolasmaları seni aldatmasın

5Mü'min Suresi, 5. Ayet

كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحࣲ وَٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَعۡدِهِمۡۖ وَهَمَّتۡ كُلُّ أُمَّةِۭ بِرَسُولِهِمۡ لِیَأۡخُذُوهُۖ وَجَـٰدَلُوا۟ بِٱلۡبَـٰطِلِ لِیُدۡحِضُوا۟ بِهِ ٱلۡحَقَّ فَأَخَذۡتُهُمۡۖ فَكَیۡفَ كَانَ عِقَابِ

Onlardan once Nuh kavmi, arkalarından da cesitli topluluklar yalanlamıslardı. Her ummet, kendi peygamberlerini yakalamak kastında bulundu. Hakkı batılla gidermek icin bosuna mucadele ettiler. Ben de onları tuttum, alıverdim. (Bak o zaman) azabım nasıl oldu

6Mü'min Suresi, 6. Ayet

وَكَذَ ٰ⁠لِكَ حَقَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِینَ كَفَرُوۤا۟ أَنَّهُمۡ أَصۡحَـٰبُ ٱلنَّارِ

Iste o nankorluk eden kafirlere Rabbinin (azab) sozu oyle hak oldu. Onlar, mutlaka cehennemliktirler

7Mü'min Suresi, 7. Ayet

ٱلَّذِینَ یَحۡمِلُونَ ٱلۡعَرۡشَ وَمَنۡ حَوۡلَهُۥ یُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡ وَیُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَیَسۡتَغۡفِرُونَ لِلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ۖ رَبَّنَا وَسِعۡتَ كُلَّ شَیۡءࣲ رَّحۡمَةࣰ وَعِلۡمࣰا فَٱغۡفِرۡ لِلَّذِینَ تَابُوا۟ وَٱتَّبَعُوا۟ سَبِیلَكَ وَقِهِمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِیمِ

Arsı tasıyanlar ve onun etrafındakiler, Rablerinin hamdiyle tesbih ederler ve O'na inanırlar. Iman etmisler icin de soyle bagıslanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Rahmetin ve ilmin her seyi kusatmıstır. O, tevbe edip senin yoluna uyanları bagısla, onları cehennem azabından koru

8Mü'min Suresi, 8. Ayet

رَبَّنَا وَأَدۡخِلۡهُمۡ جَنَّـٰتِ عَدۡنٍ ٱلَّتِی وَعَدتَّهُمۡ وَمَن صَلَحَ مِنۡ ءَابَاۤىِٕهِمۡ وَأَزۡوَ ٰ⁠جِهِمۡ وَذُرِّیَّـٰتِهِمۡۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ

Ey Rabbimiz! Hem onları, hem onların atalarından, zevcelerinden ve zurriyetlerinden iyi olanları kendilerine vaad buyurdugun Adn cennetlerine koy. Suphesiz cok guclu, hukum ve hikmet sahibi olan sensin

9Mü'min Suresi, 9. Ayet

وَقِهِمُ ٱلسَّیِّـَٔاتِۚ وَمَن تَقِ ٱلسَّیِّـَٔاتِ یَوۡمَىِٕذࣲ فَقَدۡ رَحِمۡتَهُۥۚ وَذَ ٰ⁠لِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِیمُ

Onları fenalıklardan koru. Sen her kimi fenalıklardan korursan, o gun muhakkak onu rahmetinle yarlıgamıssındır. Iste asıl buyuk kurtulus da budur

10Mü'min Suresi, 10. Ayet

إِنَّ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ یُنَادَوۡنَ لَمَقۡتُ ٱللَّهِ أَكۡبَرُ مِن مَّقۡتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡ إِذۡ تُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلۡإِیمَـٰنِ فَتَكۡفُرُونَ

O kafirlere mutlaka soyle bagırılacaktır: "Elbette Allah'ın bugzu, sizin nefislerinize bugzunuzdan daha buyuktur. Cunku siz imana davet ediliyordunuz da inkar ediyordunuz

11Mü'min Suresi, 11. Ayet

قَالُوا۟ رَبَّنَاۤ أَمَتَّنَا ٱثۡنَتَیۡنِ وَأَحۡیَیۡتَنَا ٱثۡنَتَیۡنِ فَٱعۡتَرَفۡنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلۡ إِلَىٰ خُرُوجࣲ مِّن سَبِیلࣲ

Kafirler diyecekler ki: "Ey Rabbimiz! Sen bizi iki defa oldurdun, iki defa dirilttin. Simdi gunahlarımızı anladık. Fakat cıkmaya bir yol var mı

12Mü'min Suresi, 12. Ayet

ذَ ٰ⁠لِكُم بِأَنَّهُۥۤ إِذَا دُعِیَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُۥ كَفَرۡتُمۡ وَإِن یُشۡرَكۡ بِهِۦ تُؤۡمِنُوا۟ۚ فَٱلۡحُكۡمُ لِلَّهِ ٱلۡعَلِیِّ ٱلۡكَبِیرِ

(Onlara soyle cevap verilir): "Bu azab size su sebeptendir: Siz tek Allah'a davet edildiginiz zaman inkar ettiniz. Ama O'na ortak kosulunca inandınız. Artık hukum, o yuce ve buyuk Allah'ındır

13Mü'min Suresi, 13. Ayet

هُوَ ٱلَّذِی یُرِیكُمۡ ءَایَـٰتِهِۦ وَیُنَزِّلُ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ رِزۡقࣰاۚ وَمَا یَتَذَكَّرُ إِلَّا مَن یُنِیبُ

Size ayetlerini gosteren, sizin icin gokten bir rızık indiren O'dur. Fakat onları ancak gonul verip dusunenler anlar

14Mü'min Suresi, 14. Ayet

فَٱدۡعُوا۟ ٱللَّهَ مُخۡلِصِینَ لَهُ ٱلدِّینَ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ

O halde siz, dini Allah icin halis kılarak hep O'na yalvarın. Isterse kafirler hoslanmasınlar

15Mü'min Suresi, 15. Ayet

رَفِیعُ ٱلدَّرَجَـٰتِ ذُو ٱلۡعَرۡشِ یُلۡقِی ٱلرُّوحَ مِنۡ أَمۡرِهِۦ عَلَىٰ مَن یَشَاۤءُ مِنۡ عِبَادِهِۦ لِیُنذِرَ یَوۡمَ ٱلتَّلَاقِ

O dereceleri yukselten Ars'ın sahibi Allah, o bulusma gununun (kıyametin) dehsetini haber vermek icin kullarından diledigi kimseye emrinden ruh (melek) indiriyor

16Mü'min Suresi, 16. Ayet

یَوۡمَ هُم بَـٰرِزُونَۖ لَا یَخۡفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِنۡهُمۡ شَیۡءࣱۚ لِّمَنِ ٱلۡمُلۡكُ ٱلۡیَوۡمَۖ لِلَّهِ ٱلۡوَ ٰ⁠حِدِ ٱلۡقَهَّارِ

O gun onlar kabirlerinden meydana fırlarlar. Kendilerinin hicbir seyi Allah'a karsı gizli kalmaz. "Bugun mulk kimindir?" (diye sorulur. Cevaben): "Tek ve kahhar olan Allah'ındır." (denir)

17Mü'min Suresi, 17. Ayet

ٱلۡیَوۡمَ تُجۡزَىٰ كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡۚ لَا ظُلۡمَ ٱلۡیَوۡمَۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِیعُ ٱلۡحِسَابِ

Bugun her nefis kazandıgı ile cezalanacaktır. Bugun zulum yoktur. Suphesiz Allah, hesabı cabuk gorendir

18Mü'min Suresi, 18. Ayet

وَأَنذِرۡهُمۡ یَوۡمَ ٱلۡـَٔازِفَةِ إِذِ ٱلۡقُلُوبُ لَدَى ٱلۡحَنَاجِرِ كَـٰظِمِینَۚ مَا لِلظَّـٰلِمِینَ مِنۡ حَمِیمࣲ وَلَا شَفِیعࣲ یُطَاعُ

Yaklasmakta olan o felaket (kıyamet) gununu de onlara haber ver. O dem ki yurekler gırtlaklara dayanmıstır, yutkunup dururlar. Zalimler icin ne ısınacak bir dost vardır, ne de sozu dinlenecek bir sefaatci

19Mü'min Suresi, 19. Ayet

یَعۡلَمُ خَاۤىِٕنَةَ ٱلۡأَعۡیُنِ وَمَا تُخۡفِی ٱلصُّدُورُ

Allah, gozlerin hain bakısını da bilir, gonullerin gizledigini de

20Mü'min Suresi, 20. Ayet

وَٱللَّهُ یَقۡضِی بِٱلۡحَقِّۖ وَٱلَّذِینَ یَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا یَقۡضُونَ بِشَیۡءٍۗ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلسَّمِیعُ ٱلۡبَصِیرُ

Allah hakkı yerine getirir. Onların O'ndan baska yalvardıkları ise hicbir seyi yerine getiremezler. Cunku hakkıyla isiten ve goren ancak Allah'tır

21Mü'min Suresi, 21. Ayet

۞ أَوَلَمۡ یَسِیرُوا۟ فِی ٱلۡأَرۡضِ فَیَنظُرُوا۟ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِینَ كَانُوا۟ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَانُوا۟ هُمۡ أَشَدَّ مِنۡهُمۡ قُوَّةࣰ وَءَاثَارࣰا فِی ٱلۡأَرۡضِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمۡ وَمَا كَانَ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقࣲ

Yeryuzunde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden oncekilerin sonları nasıl olmus? Onlar yeryuzunde gerek kuvvetce ve gerek eserce kendilerinden daha ustunduler. Oyle iken Allah onları gunahları sebebiyle tutup alıverdi. Kendilerini Allah'ın azabından koruyacak biri bulunmadı

22Mü'min Suresi, 22. Ayet

ذَ ٰ⁠لِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانَت تَّأۡتِیهِمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَیِّنَـٰتِ فَكَفَرُوا۟ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ قَوِیࣱّ شَدِیدُ ٱلۡعِقَابِ

O, sundandı: Onlara peygamberleri apacık delillerle geliyorlardı. Ama onlar inkar ettiler. Allah da tuttu kendilerini alıverdi. Cunku O'nun kuvveti cok, azabı siddetlidir

23Mü'min Suresi, 23. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔایَـٰتِنَا وَسُلۡطَـٰنࣲ مُّبِینٍ

Andolsun Musa'yı ayetlerimizle ve acık bir delil ile gonderdik

24Mü'min Suresi, 24. Ayet

إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَهَـٰمَـٰنَ وَقَـٰرُونَ فَقَالُوا۟ سَـٰحِرࣱ كَذَّابࣱ

Firavun'a, Haman'a ve Karun'a da onlar: "Bu bir sihirbaz, bir yalancıdır" dediler

25Mü'min Suresi, 25. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَهُم بِٱلۡحَقِّ مِنۡ عِندِنَا قَالُوا۟ ٱقۡتُلُوۤا۟ أَبۡنَاۤءَ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ وَٱسۡتَحۡیُوا۟ نِسَاۤءَهُمۡۚ وَمَا كَیۡدُ ٱلۡكَـٰفِرِینَ إِلَّا فِی ضَلَـٰلࣲ

Bunun uzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmis olanların ogullarını oldurun, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kafirlerin tuzagı da hep bosa cıkmaktadır

26Mü'min Suresi, 26. Ayet

وَقَالَ فِرۡعَوۡنُ ذَرُونِیۤ أَقۡتُلۡ مُوسَىٰ وَلۡیَدۡعُ رَبَّهُۥۤۖ إِنِّیۤ أَخَافُ أَن یُبَدِّلَ دِینَكُمۡ أَوۡ أَن یُظۡهِرَ فِی ٱلۡأَرۡضِ ٱلۡفَسَادَ

Bir de Firavun: "Bırakın beni, oldureyim Musa'yı da o Rabbine dua etsin. Cunku ben onun, dininizi degistirmesinden veya yeryuzunde bir bozgunculuk cıkarmasından korkuyorum" dedi

27Mü'min Suresi, 27. Ayet

وَقَالَ مُوسَىٰۤ إِنِّی عُذۡتُ بِرَبِّی وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرࣲ لَّا یُؤۡمِنُ بِیَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ

Musa da: "Ben hesap gunune inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sıgınırım" dedi

28Mü'min Suresi, 28. Ayet

وَقَالَ رَجُلࣱ مُّؤۡمِنࣱ مِّنۡ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ یَكۡتُمُ إِیمَـٰنَهُۥۤ أَتَقۡتُلُونَ رَجُلًا أَن یَقُولَ رَبِّیَ ٱللَّهُ وَقَدۡ جَاۤءَكُم بِٱلۡبَیِّنَـٰتِ مِن رَّبِّكُمۡۖ وَإِن یَكُ كَـٰذِبࣰا فَعَلَیۡهِ كَذِبُهُۥۖ وَإِن یَكُ صَادِقࣰا یُصِبۡكُم بَعۡضُ ٱلَّذِی یَعِدُكُمۡۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا یَهۡدِی مَنۡ هُوَ مُسۡرِفࣱ كَذَّابࣱ

Firavun ailesinden imanını saklayan bir adam da soyle dedi: "Bir adamı, Rabbim Allah dedigi icin oldurecek misiniz? Halbuki o size Rabbinizden delillerle gelmistir. Hem o bir yalancı ise cok surmez, yalanı boynuna gecer. Fakat dogru ise size yaptıgı tehditlerin birkısmı olsun basınıza gelir. Suphe yok ki Allah asırı giden bir yalancıyı dogru yola cıkarmaz

29Mü'min Suresi, 29. Ayet

یَـٰقَوۡمِ لَكُمُ ٱلۡمُلۡكُ ٱلۡیَوۡمَ ظَـٰهِرِینَ فِی ٱلۡأَرۡضِ فَمَن یَنصُرُنَا مِنۢ بَأۡسِ ٱللَّهِ إِن جَاۤءَنَاۚ قَالَ فِرۡعَوۡنُ مَاۤ أُرِیكُمۡ إِلَّا مَاۤ أَرَىٰ وَمَاۤ أَهۡدِیكُمۡ إِلَّا سَبِیلَ ٱلرَّشَادِ

Ey kavmim! Bugun mulk sizindir. Dunyada yuze cıkmıs bulunuyorsunuz. Eger gelecek olursa Allah'ın hısmından bizi kim kurtarır?" Firavun: "Ben size gorusumden baskasını gostermiyorum ve herhalde ben size dogru yolu gosteriyorum" dedi

30Mü'min Suresi, 30. Ayet

وَقَالَ ٱلَّذِیۤ ءَامَنَ یَـٰقَوۡمِ إِنِّیۤ أَخَافُ عَلَیۡكُم مِّثۡلَ یَوۡمِ ٱلۡأَحۡزَابِ

O iman etmis olan kimse de: "Ey kavmim! Dogrusu ben sizin hakkınızda Ahzab (onceki cesitli toplumlar)ın gunleri gibi bir gunden korkuyorum

31Mü'min Suresi, 31. Ayet

مِثۡلَ دَأۡبِ قَوۡمِ نُوحࣲ وَعَادࣲ وَثَمُودَ وَٱلَّذِینَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡۚ وَمَا ٱللَّهُ یُرِیدُ ظُلۡمࣰا لِّلۡعِبَادِ

Nuh Kavmi'nin, Ad'ın, Semud'un ve daha sonrakilerin maceraları gibi (bir gunun geleceginden korkuyorum). Allah, kulları icin bir zulum istemez

32Mü'min Suresi, 32. Ayet

وَیَـٰقَوۡمِ إِنِّیۤ أَخَافُ عَلَیۡكُمۡ یَوۡمَ ٱلتَّنَادِ

Ey kavmim! Ben size gelecek o cagrısma gununden (kıyamet gununden) korkuyorum

33Mü'min Suresi, 33. Ayet

یَوۡمَ تُوَلُّونَ مُدۡبِرِینَ مَا لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنۡ عَاصِمࣲۗ وَمَن یُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادࣲ

O gun arkanıza donup kacacaksınız. Fakat sizi Allah'tan koruyacak olan yoktur. Her kimi Allah sasırtırsa, artık ona bir yol gosterici bulunmaz

34Mü'min Suresi, 34. Ayet

وَلَقَدۡ جَاۤءَكُمۡ یُوسُفُ مِن قَبۡلُ بِٱلۡبَیِّنَـٰتِ فَمَا زِلۡتُمۡ فِی شَكࣲّ مِّمَّا جَاۤءَكُم بِهِۦۖ حَتَّىٰۤ إِذَا هَلَكَ قُلۡتُمۡ لَن یَبۡعَثَ ٱللَّهُ مِنۢ بَعۡدِهِۦ رَسُولࣰاۚ كَذَ ٰ⁠لِكَ یُضِلُّ ٱللَّهُ مَنۡ هُوَ مُسۡرِفࣱ مُّرۡتَابٌ

Bundan once size delillerle Yusuf gelmisti. O zaman da onun size getirdigi hakikatte suphe edip durmustunuz. Nihayet vefat ettiginde de "Bundan sonra Allah asla peygamber gondermez" dediniz. Iste asırı supheci olanları Allah boyle sasırtır

35Mü'min Suresi, 35. Ayet

ٱلَّذِینَ یُجَـٰدِلُونَ فِیۤ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ بِغَیۡرِ سُلۡطَـٰنٍ أَتَىٰهُمۡۖ كَبُرَ مَقۡتًا عِندَ ٱللَّهِ وَعِندَ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ۚ كَذَ ٰ⁠لِكَ یَطۡبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ قَلۡبِ مُتَكَبِّرࣲ جَبَّارࣲ

Onlar, kendilerine gelmis bir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında mucadele ederler. Bu durum, Allah katında ve iman edenler yanında buyuk bir bugzu gerektirir. Iste Allah, her boburlenen zorbanın kalbini oyle bir tabiat ile muhurler

36Mü'min Suresi, 36. Ayet

وَقَالَ فِرۡعَوۡنُ یَـٰهَـٰمَـٰنُ ٱبۡنِ لِی صَرۡحࣰا لَّعَلِّیۤ أَبۡلُغُ ٱلۡأَسۡبَـٰبَ

Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana bir kule yap, belki ben o yollara ulasabilirim

37Mü'min Suresi, 37. Ayet

أَسۡبَـٰبَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ فَأَطَّلِعَ إِلَىٰۤ إِلَـٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّی لَأَظُنُّهُۥ كَـٰذِبࣰاۚ وَكَذَ ٰ⁠لِكَ زُیِّنَ لِفِرۡعَوۡنَ سُوۤءُ عَمَلِهِۦ وَصُدَّ عَنِ ٱلسَّبِیلِۚ وَمَا كَیۡدُ فِرۡعَوۡنَ إِلَّا فِی تَبَابࣲ

Goklerin yollarına ulasabilirim de, Musa'nın ilahının ne oldugunu anlarım. Ben onu mutlaka yalancı sanıyorum." Iste boylece Firavun'a kotu ameli suslu gosterildi de yoldan cıkarıldı. Cunku Firavun duzeni hep bosa cıkar

38Mü'min Suresi, 38. Ayet

وَقَالَ ٱلَّذِیۤ ءَامَنَ یَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُونِ أَهۡدِكُمۡ سَبِیلَ ٱلرَّشَادِ

O iman etmis olan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki size dogru yolu gostereyim

39Mü'min Suresi, 39. Ayet

یَـٰقَوۡمِ إِنَّمَا هَـٰذِهِ ٱلۡحَیَوٰةُ ٱلدُّنۡیَا مَتَـٰعࣱ وَإِنَّ ٱلۡـَٔاخِرَةَ هِیَ دَارُ ٱلۡقَرَارِ

Ey kavmim! Bu dunya hayatı ancak gecici bir menfaatten ibarettir. Ahiret ise durulacak karar yurdudur

40Mü'min Suresi, 40. Ayet

مَنۡ عَمِلَ سَیِّئَةࣰ فَلَا یُجۡزَىٰۤ إِلَّا مِثۡلَهَاۖ وَمَنۡ عَمِلَ صَـٰلِحࣰا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنࣱ فَأُو۟لَـٰۤىِٕكَ یَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ یُرۡزَقُونَ فِیهَا بِغَیۡرِ حِسَابࣲ

Her kim bir kotuluk yaparsa, ona ancak yaptıgının bir misli ile ceza verilir. Erkek veya kadın, her kim de mumin olarak iyi bir amel islerse, iste onlar cennete girerler. Orada kendilerine hesapsız rızık verilir

41Mü'min Suresi, 41. Ayet

۞ وَیَـٰقَوۡمِ مَا لِیۤ أَدۡعُوكُمۡ إِلَى ٱلنَّجَوٰةِ وَتَدۡعُونَنِیۤ إِلَى ٱلنَّارِ

Hem ey kavmim! Nicin ben sizi kurtulusa davet ederken, siz beni atese davet ediyorsunuz

42Mü'min Suresi, 42. Ayet

تَدۡعُونَنِی لِأَكۡفُرَ بِٱللَّهِ وَأُشۡرِكَ بِهِۦ مَا لَیۡسَ لِی بِهِۦ عِلۡمࣱ وَأَنَا۠ أَدۡعُوكُمۡ إِلَى ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡغَفَّـٰرِ

Siz beni Allah'ı inkar etmeye ve bence hic ilimde yeri olmayan seyleri O'na ortak kosmaya davet ediyorsunuz. Ben ise sizi o cok guclu ve cok bagıslayıcı olan Allah'a davet ediyorum

43Mü'min Suresi, 43. Ayet

لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدۡعُونَنِیۤ إِلَیۡهِ لَیۡسَ لَهُۥ دَعۡوَةࣱ فِی ٱلدُّنۡیَا وَلَا فِی ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَاۤ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلۡمُسۡرِفِینَ هُمۡ أَصۡحَـٰبُ ٱلنَّارِ

Hic inkar edilemez ki, gercekten sizin beni davet ettiginiz seyin dunyada da, ahirette de bir davet hakkı yoktur. Hepimizin donusu Allah'adır. Suphesiz haddi asanların hepsi cehennemliktir

44Mü'min Suresi, 44. Ayet

فَسَتَذۡكُرُونَ مَاۤ أَقُولُ لَكُمۡۚ وَأُفَوِّضُ أَمۡرِیۤ إِلَى ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ بَصِیرُۢ بِٱلۡعِبَادِ

Siz benim soylediklerimi sonra anlayacaksınız. Ben isimi Allah'a havale ediyorum. Suphesiz Allah, kullarını gorur, gozetir

45Mü'min Suresi, 45. Ayet

فَوَقَىٰهُ ٱللَّهُ سَیِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا۟ۖ وَحَاقَ بِـَٔالِ فِرۡعَوۡنَ سُوۤءُ ٱلۡعَذَابِ

Allah o mumini, onların kurdukları tuzakların kotuluklerinden korudu. Firavun'un adamlarını ise, o kotu azab kusattı

46Mü'min Suresi, 46. Ayet

ٱلنَّارُ یُعۡرَضُونَ عَلَیۡهَا غُدُوࣰّا وَعَشِیࣰّاۚ وَیَوۡمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ أَدۡخِلُوۤا۟ ءَالَ فِرۡعَوۡنَ أَشَدَّ ٱلۡعَذَابِ

Onlar, sabah aksam atese arzolunurlar. Kıyamet kopacagı gun de: "Firavun hanedanını azabın en siddetlisine tıkın!" (denilecektir)

47Mü'min Suresi, 47. Ayet

وَإِذۡ یَتَحَاۤجُّونَ فِی ٱلنَّارِ فَیَقُولُ ٱلضُّعَفَـٰۤؤُا۟ لِلَّذِینَ ٱسۡتَكۡبَرُوۤا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمۡ تَبَعࣰا فَهَلۡ أَنتُم مُّغۡنُونَ عَنَّا نَصِیبࣰا مِّنَ ٱلنَّارِ

Hele ates icinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, buyukluk taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Simdi siz bizden bir ates nobetini savabiliyor musunuz?" derler

48Mü'min Suresi, 48. Ayet

قَالَ ٱلَّذِینَ ٱسۡتَكۡبَرُوۤا۟ إِنَّا كُلࣱّ فِیهَاۤ إِنَّ ٱللَّهَ قَدۡ حَكَمَ بَیۡنَ ٱلۡعِبَادِ

Buyukluk taslayanlar da soyle derler: "Evet, hepimiz onun icindeyiz. Allah kulları arasında hukmunu vermistir

49Mü'min Suresi, 49. Ayet

وَقَالَ ٱلَّذِینَ فِی ٱلنَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ٱدۡعُوا۟ رَبَّكُمۡ یُخَفِّفۡ عَنَّا یَوۡمࣰا مِّنَ ٱلۡعَذَابِ

Atestekiler, cehennem bekcilerine derler ki: "Rabbinize dua edin de bir gun olsun bizden azabı biraz hafifletsin

50Mü'min Suresi, 50. Ayet

قَالُوۤا۟ أَوَلَمۡ تَكُ تَأۡتِیكُمۡ رُسُلُكُم بِٱلۡبَیِّنَـٰتِۖ قَالُوا۟ بَلَىٰۚ قَالُوا۟ فَٱدۡعُوا۟ۗ وَمَا دُعَـٰۤؤُا۟ ٱلۡكَـٰفِرِینَ إِلَّا فِی ضَلَـٰلٍ

Bekciler de: "Size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı?" diye sorarlar. Onlar: "Evet" derler. Bekciler: "Oyle ise kendiniz dua edin" derler. Kafirlerin duası ise hep cıkmazdadır

51Mü'min Suresi, 51. Ayet

إِنَّا لَنَنصُرُ رُسُلَنَا وَٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ فِی ٱلۡحَیَوٰةِ ٱلدُّنۡیَا وَیَوۡمَ یَقُومُ ٱلۡأَشۡهَـٰدُ

Biz peygamberimize ve inananlara hem dunya hayatında hem de sahitlerin sahitlik edecekleri gunde (kıyamette) elbette yardım ederiz

52Mü'min Suresi, 52. Ayet

یَوۡمَ لَا یَنفَعُ ٱلظَّـٰلِمِینَ مَعۡذِرَتُهُمۡۖ وَلَهُمُ ٱللَّعۡنَةُ وَلَهُمۡ سُوۤءُ ٱلدَّارِ

O gun zalimlere ozur dilemeleri fayda vermez. Onlara lanet vardır, onlara yurdun kotusu (cehennem) vardır

53Mü'min Suresi, 53. Ayet

وَلَقَدۡ ءَاتَیۡنَا مُوسَى ٱلۡهُدَىٰ وَأَوۡرَثۡنَا بَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ ٱلۡكِتَـٰبَ

Andolsun ki biz Musa'ya o hidayeti verdik ve Israilogullarına o kitabı miras kıldık

54Mü'min Suresi, 54. Ayet

هُدࣰى وَذِكۡرَىٰ لِأُو۟لِی ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

(Bunu) Aklı basında olanlara bir yol gosterici ve bir hatırlatma olsun diye (boyle yaptık)

55Mü'min Suresi, 55. Ayet

فَٱصۡبِرۡ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقࣱّ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ بِٱلۡعَشِیِّ وَٱلۡإِبۡكَـٰرِ

O halde sabret. Cunku Allah'ın vaadi haktır. Hem gunahından dolayı istigfar et ve aksam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et

56Mü'min Suresi, 56. Ayet

إِنَّ ٱلَّذِینَ یُجَـٰدِلُونَ فِیۤ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ بِغَیۡرِ سُلۡطَـٰنٍ أَتَىٰهُمۡ إِن فِی صُدُورِهِمۡ إِلَّا كِبۡرࣱ مَّا هُم بِبَـٰلِغِیهِۚ فَٱسۡتَعِذۡ بِٱللَّهِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِیعُ ٱلۡبَصِیرُ

Kendilerine gelmis kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında mucadele edenlerin goguslerinde ancak yetisemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sıgın. Cunku her seyi isiten ve goren O'dur

57Mü'min Suresi, 57. Ayet

لَخَلۡقُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ أَكۡبَرُ مِنۡ خَلۡقِ ٱلنَّاسِ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا یَعۡلَمُونَ

Elbette goklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha buyuktur. Fakat insanların cogu bilmezler

58Mü'min Suresi, 58. Ayet

وَمَا یَسۡتَوِی ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِیرُ وَٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَلَا ٱلۡمُسِیۤءُۚ قَلِیلࣰا مَّا تَتَذَكَّرُونَ

Kor ile goren bir olmaz, iman edip salih ameller isleyen kimseler ile kotuluk yapan da bir degildir. Ne kadar da az dusunuyorsunuz

59Mü'min Suresi, 59. Ayet

إِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِیَةࣱ لَّا رَیۡبَ فِیهَا وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا یُؤۡمِنُونَ

Herhalde o saat (kıyamet) muhakkak gelecektir. Onda suphe yok. Fakat insanların cogu inanmazlar

60Mü'min Suresi, 60. Ayet

وَقَالَ رَبُّكُمُ ٱدۡعُونِیۤ أَسۡتَجِبۡ لَكُمۡۚ إِنَّ ٱلَّذِینَ یَسۡتَكۡبِرُونَ عَنۡ عِبَادَتِی سَیَدۡخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِینَ

Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karsılık vereyim. Cunku bana ibadet etmekten kibirlenip yuz cevirenler yarın horlanmıs olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu

61Mü'min Suresi, 61. Ayet

ٱللَّهُ ٱلَّذِی جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّیۡلَ لِتَسۡكُنُوا۟ فِیهِ وَٱلنَّهَارَ مُبۡصِرًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا یَشۡكُرُونَ

Icinde dinlenesiniz diye geceyi, goz acıcı bir aydınlık olarak da gunduzu sizin icin yaratan Allah'tır. Gercekten Allah insanlara karsı bir lutuf sahibidir. Fakat insanların cogu sukretmezler

62Mü'min Suresi, 62. Ayet

ذَ ٰ⁠لِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ خَـٰلِقُ كُلِّ شَیۡءࣲ لَّاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُؤۡفَكُونَ

Iste Rabbiniz, her seyin yaratıcısı olan o Allah'tır. O'ndan baska ilah yoktur. O halde (haktan) nasıl cevrilirsiniz

63Mü'min Suresi, 63. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ یُؤۡفَكُ ٱلَّذِینَ كَانُوا۟ بِـَٔایَـٰتِ ٱللَّهِ یَجۡحَدُونَ

Iste Allah'ın ayetlerini inkar edenler boyle cevriliyorlar

64Mü'min Suresi, 64. Ayet

ٱللَّهُ ٱلَّذِی جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ قَرَارࣰا وَٱلسَّمَاۤءَ بِنَاۤءࣰ وَصَوَّرَكُمۡ فَأَحۡسَنَ صُوَرَكُمۡ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّیِّبَـٰتِۚ ذَ ٰ⁠لِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡۖ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Allah, O'dur ki sizin icin yeri bir karargah, gogu de bir bina yapmıstır. Size sekil vermis, sonra sekillerinizi guzellestirmistir. Hos nimetlerden size rızık vermistir. Iste Rabbiniz o Allah'tır. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yucedir

65Mü'min Suresi, 65. Ayet

هُوَ ٱلۡحَیُّ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱدۡعُوهُ مُخۡلِصِینَ لَهُ ٱلدِّینَۗ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Daimi bir hayat sahibi ancak O'dur. O'ndan baska ilah yoktur. Onun icin dini halis kılarak O'na, hep O'na yalvarın. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur

66Mü'min Suresi, 66. Ayet

۞ قُلۡ إِنِّی نُهِیتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱلَّذِینَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَمَّا جَاۤءَنِیَ ٱلۡبَیِّنَـٰتُ مِن رَّبِّی وَأُمِرۡتُ أَنۡ أُسۡلِمَ لِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

De ki: "Bana Rabbimden apacık deliller geldigi zaman, ben o sizin Allah'ı bırakıp taptıklarınıza ibadet etmekten kesinlikle men edildim ve bana alemlerin Rabbine teslim olmam emredildi

67Mü'min Suresi, 67. Ayet

هُوَ ٱلَّذِی خَلَقَكُم مِّن تُرَابࣲ ثُمَّ مِن نُّطۡفَةࣲ ثُمَّ مِنۡ عَلَقَةࣲ ثُمَّ یُخۡرِجُكُمۡ طِفۡلࣰا ثُمَّ لِتَبۡلُغُوۤا۟ أَشُدَّكُمۡ ثُمَّ لِتَكُونُوا۟ شُیُوخࣰاۚ وَمِنكُم مَّن یُتَوَفَّىٰ مِن قَبۡلُۖ وَلِتَبۡلُغُوۤا۟ أَجَلࣰا مُّسَمࣰّى وَلَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ

Sizi (once) bir topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir aleka (embriyo)dan yaratan, sonra sizi bir bebek olarak cıkaran, sonra guclu kuvvetli bir caga erismeniz, sonra da ihtiyarlar olmanız icin yasatıp buyuten O'dur. Icinizden kimi de daha once vefat ettiriliyor. (Bunları Allah) belirli bir sureye ulasasınız ve aklınızı kullanasınız diye (boyle yapıyor)

68Mü'min Suresi, 68. Ayet

هُوَ ٱلَّذِی یُحۡیِۦ وَیُمِیتُۖ فَإِذَا قَضَىٰۤ أَمۡرࣰا فَإِنَّمَا یَقُولُ لَهُۥ كُن فَیَكُونُ

O, hem yasatır, hem oldurur. O, bir sey yapmak isteyince ona sadece "ol!" der, o sey de hemen oluverir

69Mü'min Suresi, 69. Ayet

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِینَ یُجَـٰدِلُونَ فِیۤ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ أَنَّىٰ یُصۡرَفُونَ

Bakmaz mısın simdi Allah'ın ayetleri hakkında mucadeleye kalkanlara! (Haktan) nasıl donduruluyorlar

70Mü'min Suresi, 70. Ayet

ٱلَّذِینَ كَذَّبُوا۟ بِٱلۡكِتَـٰبِ وَبِمَاۤ أَرۡسَلۡنَا بِهِۦ رُسُلَنَاۖ فَسَوۡفَ یَعۡلَمُونَ

Kitaba ve Resullerimizi gonderdigimiz seylere yalan diyenler, artık ilerde bilecekler

71Mü'min Suresi, 71. Ayet

إِذِ ٱلۡأَغۡلَـٰلُ فِیۤ أَعۡنَـٰقِهِمۡ وَٱلسَّلَـٰسِلُ یُسۡحَبُونَ

O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler oldugu halde surukleneceklerdir

72Mü'min Suresi, 72. Ayet

فِی ٱلۡحَمِیمِ ثُمَّ فِی ٱلنَّارِ یُسۡجَرُونَ

Kaynar suda, sonra da ateste kaynatılacaklardır

73Mü'min Suresi, 73. Ayet

ثُمَّ قِیلَ لَهُمۡ أَیۡنَ مَا كُنتُمۡ تُشۡرِكُونَ

Sonra da onlara: "Nerede o ortak kostuklarınız?" denilecek

74Mü'min Suresi, 74. Ayet

مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا بَل لَّمۡ نَكُن نَّدۡعُوا۟ مِن قَبۡلُ شَیۡـࣰٔاۚ كَذَ ٰ⁠لِكَ یُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلۡكَـٰفِرِینَ

O Allah'tan baskaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: "Hepsi bizden uzaklasıp gittiler. Daha dogrusu biz bundan once hicbir seye ibadet etmiyormusuz." Iste Allah, o kafirleri boyle sasırtır

75Mü'min Suresi, 75. Ayet

ذَ ٰ⁠لِكُم بِمَا كُنتُمۡ تَفۡرَحُونَ فِی ٱلۡأَرۡضِ بِغَیۡرِ ٱلۡحَقِّ وَبِمَا كُنتُمۡ تَمۡرَحُونَ

Bunun sebebi sudur: Cunku siz yeryuzunde haksız yere seviniyor ve guveniyordunuz

76Mü'min Suresi, 76. Ayet

ٱدۡخُلُوۤا۟ أَبۡوَ ٰ⁠بَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِینَ فِیهَاۖ فَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِینَ

Iclerinde ebedi olarak kalmak uzere cehennemin kapılarından girin. Bak ne kotu o kibirlenenlerin yeri

77Mü'min Suresi, 77. Ayet

فَٱصۡبِرۡ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقࣱّۚ فَإِمَّا نُرِیَنَّكَ بَعۡضَ ٱلَّذِی نَعِدُهُمۡ أَوۡ نَتَوَفَّیَنَّكَ فَإِلَیۡنَا یُرۡجَعُونَ

Ey Muhammed! Sen sabret, suphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerceklesecektir. Onlara yaptıgımız tehdidin bir kısmını sana gostersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka dondurulup bize getirileceklerdir

78Mü'min Suresi, 78. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلࣰا مِّن قَبۡلِكَ مِنۡهُم مَّن قَصَصۡنَا عَلَیۡكَ وَمِنۡهُم مَّن لَّمۡ نَقۡصُصۡ عَلَیۡكَۗ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن یَأۡتِیَ بِـَٔایَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ فَإِذَا جَاۤءَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قُضِیَ بِٱلۡحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ

Andolsun ki biz senin onunden nice peygamberler gondermisizdir. Onlardan kimini sana anlatmısız, kimini de anlatmamısızdır. Hicbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. Batıl bir dava pesinde kosanlar, iste bu noktada husrana ugrarlar

79Mü'min Suresi, 79. Ayet

ٱللَّهُ ٱلَّذِی جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَنۡعَـٰمَ لِتَرۡكَبُوا۟ مِنۡهَا وَمِنۡهَا تَأۡكُلُونَ

Kimine binesiniz, kimini de yiyesiniz diye sizin icin o yumusak baslı hayvanları yaratan Allah'tır

80Mü'min Suresi, 80. Ayet

وَلَكُمۡ فِیهَا مَنَـٰفِعُ وَلِتَبۡلُغُوا۟ عَلَیۡهَا حَاجَةࣰ فِی صُدُورِكُمۡ وَعَلَیۡهَا وَعَلَى ٱلۡفُلۡكِ تُحۡمَلُونَ

Sizin icin onlarda daha nice menfaatler vardır. Onların uzerinde gonullerinizdeki bir arzuya erersiniz. Hem onlar uzerinde, hem de gemiler uzerinde tasınırsınız

81Mü'min Suresi, 81. Ayet

وَیُرِیكُمۡ ءَایَـٰتِهِۦ فَأَیَّ ءَایَـٰتِ ٱللَّهِ تُنكِرُونَ

Allah size ayetlerini gosteriyor. Simdi Allah'ın ayetlerinin hangisini inkar edersiniz

82Mü'min Suresi, 82. Ayet

أَفَلَمۡ یَسِیرُوا۟ فِی ٱلۡأَرۡضِ فَیَنظُرُوا۟ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَانُوۤا۟ أَكۡثَرَ مِنۡهُمۡ وَأَشَدَّ قُوَّةࣰ وَءَاثَارࣰا فِی ٱلۡأَرۡضِ فَمَاۤ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُوا۟ یَكۡسِبُونَ

Daha yeryuzunde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden oncekilerin sonu nasıl olmus? Onlar kendilerinden hem daha cok, hem de kuvvetce ve yeryuzundeki eserlerinin saglamlıgı bakımından daha cetindiler. Oyle iken o kazandıkları seyler, kendilerini kurtaramadı

83Mü'min Suresi, 83. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَیِّنَـٰتِ فَرِحُوا۟ بِمَا عِندَهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ یَسۡتَهۡزِءُونَ

Cunku onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme guvendiler de o alay ettikleri sey onları kusatıverdi

84Mü'min Suresi, 84. Ayet

فَلَمَّا رَأَوۡا۟ بَأۡسَنَا قَالُوۤا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥ وَكَفَرۡنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشۡرِكِینَ

O zaman hısmımızı gorduklerinde: "Allah'ın birligine inandık ve O'na sirk kostugumuz seyleri inkar ettik" dediler

85Mü'min Suresi, 85. Ayet

فَلَمۡ یَكُ یَنفَعُهُمۡ إِیمَـٰنُهُمۡ لَمَّا رَأَوۡا۟ بَأۡسَنَاۖ سُنَّتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِی قَدۡ خَلَتۡ فِی عِبَادِهِۦۖ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ

Ama hısmımızı gordukleri zamanki imanları kendilerine fayda verecek degildi. Allah'ın, kulları hakkındaki gece gelen kanunu budur. Iste kafirler bu noktada husrana dustuler

Zümer SuresiFussilet Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.