HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Zümer Suresi
39

Zümer Suresi

سُورَةُ الزُّمَرِ • 75 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Zümer Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ تَنزِیلُ ٱلۡكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡحَكِیمِ

Bu kitabın indirilisi, Aziz ve Hakim olan Allah tarafındandır

2Zümer Suresi, 2. Ayet

إِنَّاۤ أَنزَلۡنَاۤ إِلَیۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ بِٱلۡحَقِّ فَٱعۡبُدِ ٱللَّهَ مُخۡلِصࣰا لَّهُ ٱلدِّینَ

Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun icin dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et

3Zümer Suresi, 3. Ayet

أَلَا لِلَّهِ ٱلدِّینُ ٱلۡخَالِصُۚ وَٱلَّذِینَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦۤ أَوۡلِیَاۤءَ مَا نَعۡبُدُهُمۡ إِلَّا لِیُقَرِّبُونَاۤ إِلَى ٱللَّهِ زُلۡفَىٰۤ إِنَّ ٱللَّهَ یَحۡكُمُ بَیۡنَهُمۡ فِی مَا هُمۡ فِیهِ یَخۡتَلِفُونَۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا یَهۡدِی مَنۡ هُوَ كَـٰذِبࣱ كَفَّارࣱ

Iyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan baska birtakım dostlar tutanlar da soyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha cok yaklastırsınlar diye ibadet ediyoruz." Suphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları seyde hukmunu verecektir. Herhalde yalancı ve nankor olan kimseyi Allah dogru yola cıkarmaz

4Zümer Suresi, 4. Ayet

لَّوۡ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن یَتَّخِذَ وَلَدࣰا لَّٱصۡطَفَىٰ مِمَّا یَخۡلُقُ مَا یَشَاۤءُۚ سُبۡحَـٰنَهُۥۖ هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡوَ ٰ⁠حِدُ ٱلۡقَهَّارُ

Eger Allah bir cocuk edinmek isteseydi, elbette yaratacagından, dileyecegini sececekti. Ama o bundan munezzehtir. O, tek ve kahredici olan Allah'tır

5Zümer Suresi, 5. Ayet

خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۖ یُكَوِّرُ ٱلَّیۡلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَیُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّیۡلِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلࣱّ یَجۡرِی لِأَجَلࣲ مُّسَمًّىۗ أَلَا هُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡغَفَّـٰرُ

O, gokleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gunduzun ustune sarıyor, gunduzu de gecenin ustune sarıyor. Gunesi ve ay'ı emrine amade kılmıs, her biri belli bir sureye kadar akıp gitmektedir. Iyi bil ki, cok guclu ve cok bagıslayıcı olan ancak O'dur

6Zümer Suresi, 6. Ayet

خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسࣲ وَ ٰ⁠حِدَةࣲ ثُمَّ جَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَـٰمِ ثَمَـٰنِیَةَ أَزۡوَ ٰ⁠جࣲۚ یَخۡلُقُكُمۡ فِی بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمۡ خَلۡقࣰا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقࣲ فِی ظُلُمَـٰتࣲ ثَلَـٰثࣲۚ ذَ ٰ⁠لِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ

O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun esini de ondan var etti. Sizin icin yumusak baslı hayvanlardan sekiz cift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında uc karanlık icinde yaratılıstan yaratılısa yaratıp duruyor. Iste Rabbiniz Allah O'dur. Mulk O'nundur, O'ndan baska tanrı yoktur. O halde nasıl haktan cevrilirsiniz

7Zümer Suresi, 7. Ayet

إِن تَكۡفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِیٌّ عَنكُمۡۖ وَلَا یَرۡضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلۡكُفۡرَۖ وَإِن تَشۡكُرُوا۟ یَرۡضَهُ لَكُمۡۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةࣱ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرۡجِعُكُمۡ فَیُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَۚ إِنَّهُۥ عَلِیمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Eger inkar ederseniz, suphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına kufre razı olmaz. Eger sukrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hicbir gunahkar da digerinin gunahını cekecek degildir. Sonra donusunuz, Rabbinizedir. O vakit, O size butun yaptıklarınızı haber verecektir. Cunku O, butun kalplerin ozunu bilir

8Zümer Suresi, 8. Ayet

۞ وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ ضُرࣱّ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِیبًا إِلَیۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةࣰ مِّنۡهُ نَسِیَ مَا كَانَ یَدۡعُوۤا۟ إِلَیۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادࣰا لِّیُضِلَّ عَن سَبِیلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِیلًا إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَـٰبِ ٱلنَّارِ

Insana bir sıkıntı dokundugu zaman butun gonlunu vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lutfettigi zaman da onceden O'na dua ettigi hali unutur da, yolundan sapıtmak icin Allah'a ortaklar kosmaya baslar. Ey Muhammed! De ki: "Kufrunle biraz zevk et, cunku sen, o atesliklerdensin

9Zümer Suresi, 9. Ayet

أَمَّنۡ هُوَ قَـٰنِتٌ ءَانَاۤءَ ٱلَّیۡلِ سَاجِدࣰا وَقَاۤىِٕمࣰا یَحۡذَرُ ٱلۡـَٔاخِرَةَ وَیَرۡجُوا۟ رَحۡمَةَ رَبِّهِۦۗ قُلۡ هَلۡ یَسۡتَوِی ٱلَّذِینَ یَعۡلَمُونَ وَٱلَّذِینَ لَا یَعۡلَمُونَۗ إِنَّمَا یَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hic bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar

10Zümer Suresi, 10. Ayet

قُلۡ یَـٰعِبَادِ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمۡۚ لِلَّذِینَ أَحۡسَنُوا۟ فِی هَـٰذِهِ ٱلدُّنۡیَا حَسَنَةࣱۗ وَأَرۡضُ ٱللَّهِ وَ ٰ⁠سِعَةٌۗ إِنَّمَا یُوَفَّى ٱلصَّـٰبِرُونَ أَجۡرَهُم بِغَیۡرِ حِسَابࣲ

Ey Muhammed! Tarafımdan soyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun. Bu dunyada guzellik yapanlara bir guzellik vardır. Allah'ın yeryuzu genistir. Ancak sabredenlere mukafatları hesapsız odenecektir

11Zümer Suresi, 11. Ayet

قُلۡ إِنِّیۤ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱللَّهَ مُخۡلِصࣰا لَّهُ ٱلدِّینَ

De ki: "Bana, dini sadece kendisine halis kılarak Allah'a ibadet etmem emredildi

12Zümer Suresi, 12. Ayet

وَأُمِرۡتُ لِأَنۡ أَكُونَ أَوَّلَ ٱلۡمُسۡلِمِینَ

Hem O'nun birligine teslim olan muslumanların ilki olmam da bana emredildi

13Zümer Suresi, 13. Ayet

قُلۡ إِنِّیۤ أَخَافُ إِنۡ عَصَیۡتُ رَبِّی عَذَابَ یَوۡمٍ عَظِیمࣲ

De ki: "Eger Rabbime isyan edersem, buyuk bir gunun azabından korkarım

14Zümer Suresi, 14. Ayet

قُلِ ٱللَّهَ أَعۡبُدُ مُخۡلِصࣰا لَّهُۥ دِینِی

De ki: "Ben dinimi kendisine halis kılarak yalnız Allah'a kulluk ederim

15Zümer Suresi, 15. Ayet

فَٱعۡبُدُوا۟ مَا شِئۡتُم مِّن دُونِهِۦۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡخَـٰسِرِینَ ٱلَّذِینَ خَسِرُوۤا۟ أَنفُسَهُمۡ وَأَهۡلِیهِمۡ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِۗ أَلَا ذَ ٰ⁠لِكَ هُوَ ٱلۡخُسۡرَانُ ٱلۡمُبِینُ

Siz de O'ndan baska dilediginize kul olun." De ki: "Asıl husrana dusenler, kıyamet gunu kendilerine ve mensuplarına ziyan edenlerdir. Evet, iste asıl acık husran budur

16Zümer Suresi, 16. Ayet

لَهُم مِّن فَوۡقِهِمۡ ظُلَلࣱ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحۡتِهِمۡ ظُلَلࣱۚ ذَ ٰ⁠لِكَ یُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥۚ یَـٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ

Onların ustlerinde atesten tabakalar, altlarında yine atesten tabakalar vardır. Iste Allah, kullarını bundan korkutuyor, "Ey kullarım! benden korkun." (diyor)

17Zümer Suresi, 17. Ayet

وَٱلَّذِینَ ٱجۡتَنَبُوا۟ ٱلطَّـٰغُوتَ أَن یَعۡبُدُوهَا وَأَنَابُوۤا۟ إِلَى ٱللَّهِ لَهُمُ ٱلۡبُشۡرَىٰۚ فَبَشِّرۡ عِبَادِ

Taguttan, ona kulluk etmekten kacınıp da tam gonulle Allah'a yonelenlere gelince, mujde onlaradır. Haydi mujdele kullarımı

18Zümer Suresi, 18. Ayet

ٱلَّذِینَ یَسۡتَمِعُونَ ٱلۡقَوۡلَ فَیَتَّبِعُونَ أَحۡسَنَهُۥۤۚ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ ٱلَّذِینَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُۖ وَأُو۟لَـٰۤىِٕكَ هُمۡ أُو۟لُوا۟ ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

O kullarımı ki, onlar sozu dinlerler, sonra da en guzeline uyarlar. Iste onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdigi kimselerdir. Iste temiz akıllılar da onlardır

19Zümer Suresi, 19. Ayet

أَفَمَنۡ حَقَّ عَلَیۡهِ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ أَفَأَنتَ تُنقِذُ مَن فِی ٱلنَّارِ

Ya uzerine azab kelimesi hak olmus kimse de mi (boyledir)? Artık o atesteki kimseyi sen mi cıkaracaksın

20Zümer Suresi, 20. Ayet

لَـٰكِنِ ٱلَّذِینَ ٱتَّقَوۡا۟ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ غُرَفࣱ مِّن فَوۡقِهَا غُرَفࣱ مَّبۡنِیَّةࣱ تَجۡرِی مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ لَا یُخۡلِفُ ٱللَّهُ ٱلۡمِیعَادَ

Fakat o Rablerine sıgınarak korunanlar icin altlarından ırmaklar akan, uzerlerinden sehnisinler yapılmıs, sehnisinli (balkonlu) koskler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz

21Zümer Suresi, 21. Ayet

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَاۤءِ مَاۤءࣰ فَسَلَكَهُۥ یَنَـٰبِیعَ فِی ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ یُخۡرِجُ بِهِۦ زَرۡعࣰا مُّخۡتَلِفًا أَلۡوَ ٰ⁠نُهُۥ ثُمَّ یَهِیجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرࣰّا ثُمَّ یَجۡعَلُهُۥ حُطَـٰمًاۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَذِكۡرَىٰ لِأُو۟لِی ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

Allah'ın gokten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryuzundeki menbalara koydugunu gormedin mi? Sonra onunla turlu renklerde bir ekin cıkarır, sonra onun olgunlasıp sarardıgını gorursun. Sonra da onu bir cope cevirir. Elbette bunda temiz akıllılar icin bir ihtar vardır

22Zümer Suresi, 22. Ayet

أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدۡرَهُۥ لِلۡإِسۡلَـٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورࣲ مِّن رَّبِّهِۦۚ فَوَیۡلࣱ لِّلۡقَـٰسِیَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینٍ

Allah, kimin bagrını Islam'a acmıs ise iste o, Rabbinden bir nur uzerinde degil midir? Artık Allah'ın zikri hususunda kalpleri katılasmıs olanların vay haline! Iste bunlar, apacık bir sapıklık icindedirler

23Zümer Suresi, 23. Ayet

ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِیثِ كِتَـٰبࣰا مُّتَشَـٰبِهࣰا مَّثَانِیَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِینَ یَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِینُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَ ٰ⁠لِكَ هُدَى ٱللَّهِ یَهۡدِی بِهِۦ مَن یَشَاۤءُۚ وَمَن یُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ

Allah, kelamın en guzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi. () Ondan Rablerine saygısı olanların derileri urperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karsı yumusar. Iste bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla diledigini dogru yola cıkarır. Her kimi de Allah sasırtırsa, artık ona dogru yolu gosterecek yoktur

24Zümer Suresi, 24. Ayet

أَفَمَن یَتَّقِی بِوَجۡهِهِۦ سُوۤءَ ٱلۡعَذَابِ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِۚ وَقِیلَ لِلظَّـٰلِمِینَ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ

O halde kıyamet gunu zalimlere: "Tadın bakalım kazanıp durduklarınızı!" denilirken, o kotu azabdan yuzu ile korunacak kimse ne olur

25Zümer Suresi, 25. Ayet

كَذَّبَ ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَأَتَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَیۡثُ لَا یَشۡعُرُونَ

Onlardan oncekiler de yalanladılar da kendilerine, hatırlarına gelmez yonden azab geliverdi

26Zümer Suresi, 26. Ayet

فَأَذَاقَهُمُ ٱللَّهُ ٱلۡخِزۡیَ فِی ٱلۡحَیَوٰةِ ٱلدُّنۡیَاۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡـَٔاخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُوا۟ یَعۡلَمُونَ

Allah, onlara dunya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı ise elbette daha buyuktur. Keske bilselerdi

27Zümer Suresi, 27. Ayet

وَلَقَدۡ ضَرَبۡنَا لِلنَّاسِ فِی هَـٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ مِن كُلِّ مَثَلࣲ لَّعَلَّهُمۡ یَتَذَكَّرُونَ

Yemin ederim ki, bu Kur'an'da insanlar icin her turlusunden temsil getirdik. Gerek ki iyi dusunsunler

28Zümer Suresi, 28. Ayet

قُرۡءَانًا عَرَبِیًّا غَیۡرَ ذِی عِوَجࣲ لَّعَلَّهُمۡ یَتَّقُونَ

Puruzsuz Arapca bir Kur'an (indirdik ki, Allah'ın azabından) korunsunlar

29Zümer Suresi, 29. Ayet

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلࣰا رَّجُلࣰا فِیهِ شُرَكَاۤءُ مُتَشَـٰكِسُونَ وَرَجُلࣰا سَلَمࣰا لِّرَجُلٍ هَلۡ یَسۡتَوِیَانِ مَثَلًاۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا یَعۡلَمُونَ

Allah, soyle bir misal vermistir: Bir adam ve birtakım ortakları var, hırcın hırcın cekisip duruyorlar. Bir de yalnız bir kisiye baglı selamet icinde olan bir adam var. Bu ikisinin hali hic bir olur mu? Hamd Allah'ındır, fakat pek cokları bilmezler

30Zümer Suresi, 30. Ayet

إِنَّكَ مَیِّتࣱ وَإِنَّهُم مَّیِّتُونَ

Sen elbette oleceksin, onlar da elbette oleceklerdir

31Zümer Suresi, 31. Ayet

ثُمَّ إِنَّكُمۡ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمۡ تَخۡتَصِمُونَ

Sonra siz muhakkak kıyamet gununde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız

32Zümer Suresi, 32. Ayet

۞ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى ٱللَّهِ وَكَذَّبَ بِٱلصِّدۡقِ إِذۡ جَاۤءَهُۥۤۚ أَلَیۡسَ فِی جَهَنَّمَ مَثۡوࣰى لِّلۡكَـٰفِرِینَ

Allah'a karsı yalan soyleyen ve dogru kendisine geldigi zaman onu yalan sayandan daha zalim (daha haksız) kim olabilir? Kafirlerin yeri cehennemde degil midir

33Zümer Suresi, 33. Ayet

وَٱلَّذِی جَاۤءَ بِٱلصِّدۡقِ وَصَدَّقَ بِهِۦۤ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ

Dogruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, iste onlar kotulukten korunan muttakilerdir

34Zümer Suresi, 34. Ayet

لَهُم مَّا یَشَاۤءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ذَ ٰ⁠لِكَ جَزَاۤءُ ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Onlara, Rablerinin yanında ne dilerlerse vardır. Iste bu, iyilik yapanların mukafatıdır

35Zümer Suresi, 35. Ayet

لِیُكَفِّرَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ أَسۡوَأَ ٱلَّذِی عَمِلُوا۟ وَیَجۡزِیَهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ ٱلَّذِی كَانُوا۟ یَعۡمَلُونَ

Cunku Allah, onların onceden yaptıkları amelin en kotusunu bile keffaretle ortup, islemekte bulundukları guzel amellerin en guzeline gore mukafatlarını kendilerine verecektir

36Zümer Suresi, 36. Ayet

أَلَیۡسَ ٱللَّهُ بِكَافٍ عَبۡدَهُۥۖ وَیُخَوِّفُونَكَ بِٱلَّذِینَ مِن دُونِهِۦۚ وَمَن یُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادࣲ

Allah, kuluna kafi degil midir? Durmuslar da seni O'ndan baskalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah sasırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur

37Zümer Suresi, 37. Ayet

وَمَن یَهۡدِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّضِلٍّۗ أَلَیۡسَ ٱللَّهُ بِعَزِیزࣲ ذِی ٱنتِقَامࣲ

Her kime de Allah hidayet verirse artık onu da sasırtacak yoktur. Allah aziz (cok guclu) ve intikam sahibi degil midir

38Zümer Suresi, 38. Ayet

وَلَىِٕن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ لَیَقُولُنَّ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَرَءَیۡتُم مَّا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ إِنۡ أَرَادَنِیَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ هَلۡ هُنَّ كَـٰشِفَـٰتُ ضُرِّهِۦۤ أَوۡ أَرَادَنِی بِرَحۡمَةٍ هَلۡ هُنَّ مُمۡسِكَـٰتُ رَحۡمَتِهِۦۚ قُلۡ حَسۡبِیَ ٱللَّهُۖ عَلَیۡهِ یَتَوَكَّلُ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ

Andolsun ki onlara: "O gokleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan: "Elbette Allah!" diyeceklerdir. O halde gordunuz ya Allah'tan baska cagırdıklarınızı! Eger Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar O'nun zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: "Allah, bana yeter." Tevekkul edenler, hep O'na dayanırlar

39Zümer Suresi, 39. Ayet

قُلۡ یَـٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّی عَـٰمِلࣱۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

De ki: "Ey kavmim! Haliniz uzere calısın. Ben de kendi halime gore calısıyorum. Artık ileride bileceksiniz

40Zümer Suresi, 40. Ayet

مَن یَأۡتِیهِ عَذَابࣱ یُخۡزِیهِ وَیَحِلُّ عَلَیۡهِ عَذَابࣱ مُّقِیمٌ

Kendisini rezil edecek azabın kime gelecegini ve surekli bir azabın kimin uzerine konacagını

41Zümer Suresi, 41. Ayet

إِنَّاۤ أَنزَلۡنَا عَلَیۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ لِلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَلِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا یَضِلُّ عَلَیۡهَاۖ وَمَاۤ أَنتَ عَلَیۡهِم بِوَكِیلٍ

Biz bu kitabı sana, insanlar icin hak ile indirdik. O halde kim dogru yola gelirse kendi lehinedir. Kim de saparsa, sırf kendi aleyhine olarak sapar. Sen onların uzerine vekil degilsin

42Zümer Suresi, 42. Ayet

ٱللَّهُ یَتَوَفَّى ٱلۡأَنفُسَ حِینَ مَوۡتِهَا وَٱلَّتِی لَمۡ تَمُتۡ فِی مَنَامِهَاۖ فَیُمۡسِكُ ٱلَّتِی قَضَىٰ عَلَیۡهَا ٱلۡمَوۡتَ وَیُرۡسِلُ ٱلۡأُخۡرَىٰۤ إِلَىٰۤ أَجَلࣲ مُّسَمًّىۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّقَوۡمࣲ یَتَفَكَّرُونَ

Allah, o canları oldukleri zaman, olmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında olum hukmu verdiklerini alıkor, digerlerini de takdir edilmis bir sureye kadar salıverir. Suphesiz ki bunda dusunecek bir kavim icin nice ibretler vardır

43Zümer Suresi, 43. Ayet

أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُفَعَاۤءَۚ قُلۡ أَوَلَوۡ كَانُوا۟ لَا یَمۡلِكُونَ شَیۡـࣰٔا وَلَا یَعۡقِلُونَ

Yoksa Allah'tan baska sefaatciler mi edindiler? De ki: "Onlar hicbir seye guc yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (boyle yapacaksınız)

44Zümer Suresi, 44. Ayet

قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَـٰعَةُ جَمِیعࣰاۖ لَّهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِۖ ثُمَّ إِلَیۡهِ تُرۡجَعُونَ

De ki: "Butun sefaat Allah'ındır. Goklerin ve yerin mulku O'nundur. Sonra hep dondurulup O'na goturuleceksiniz

45Zümer Suresi, 45. Ayet

وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُ ٱشۡمَأَزَّتۡ قُلُوبُ ٱلَّذِینَ لَا یُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِۖ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِینَ مِن دُونِهِۦۤ إِذَا هُمۡ یَسۡتَبۡشِرُونَ

Boyle iken, Allah bir olarak anıldıgı zaman ahirete inanmayanların yurekleri burkulur da, O'ndan baskaları anıldıgı zaman derhal yuzleri guler

46Zümer Suresi, 46. Ayet

قُلِ ٱللَّهُمَّ فَاطِرَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ عَـٰلِمَ ٱلۡغَیۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ أَنتَ تَحۡكُمُ بَیۡنَ عِبَادِكَ فِی مَا كَانُوا۟ فِیهِ یَخۡتَلِفُونَ

De ki: "Ey gokleri ve yeri yaratan, goruleni ve gorulmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları seyler hakkında sen hukum vereceksin

47Zümer Suresi, 47. Ayet

وَلَوۡ أَنَّ لِلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ مَا فِی ٱلۡأَرۡضِ جَمِیعࣰا وَمِثۡلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفۡتَدَوۡا۟ بِهِۦ مِن سُوۤءِ ٱلۡعَذَابِ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِۚ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمۡ یَكُونُوا۟ یَحۡتَسِبُونَ

Eger butun yeryuzundekiler ve bir o kadarı da beraber o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet gunu azabın kotulugunden kurtulmak icin onu mutlaka feda ederlerdi. Ancak ne var ki, hic hesaba katmadıkları seyler, Allah tarafından karsılarına cıkarılır

48Zümer Suresi, 48. Ayet

وَبَدَا لَهُمۡ سَیِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ یَسۡتَهۡزِءُونَ

Oyle ki, yaptıkları amellerin kotulukleri karsılarına cıkmıs ve alay edip durdukları seyler, kendilerini sarmıstır

49Zümer Suresi, 49. Ayet

فَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ ضُرࣱّ دَعَانَا ثُمَّ إِذَا خَوَّلۡنَـٰهُ نِعۡمَةࣰ مِّنَّا قَالَ إِنَّمَاۤ أُوتِیتُهُۥ عَلَىٰ عِلۡمِۭۚ بَلۡ هِیَ فِتۡنَةࣱ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا یَعۡلَمُونَ

Fakat insana bir sıkıntı dokunuverince bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir nimet bahsettigimiz zaman da: "O bana bir bilgi uzerine verildi." der. Belki bu bir imtihandır, fakat pek cokları bilmezler

50Zümer Suresi, 50. Ayet

قَدۡ قَالَهَا ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَمَاۤ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُوا۟ یَكۡسِبُونَ

Onu, bunlardan oncekiler de soyledi. Fakat o kazandıkları, kendilerini kurtarmadı

51Zümer Suresi, 51. Ayet

فَأَصَابَهُمۡ سَیِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ۚ وَٱلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ مِنۡ هَـٰۤؤُلَاۤءِ سَیُصِیبُهُمۡ سَیِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَمَا هُم بِمُعۡجِزِینَ

Neticede kazandıklarının kotulukleri, baslarına gecti. Sunlardan o zulmedenlerin de kazandıkları kotulukleri baslarına gececektir. Onlar da bunu atlatacak degillerdir

52Zümer Suresi, 52. Ayet

أَوَلَمۡ یَعۡلَمُوۤا۟ أَنَّ ٱللَّهَ یَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن یَشَاۤءُ وَیَقۡدِرُۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّقَوۡمࣲ یُؤۡمِنُونَ

Hala bilmediler mi ki; Allah, rızkı diledigine acar ve kısar. Suphesiz ki bunda iman edecek bir kavim icin nice ibretler vardır

53Zümer Suresi, 53. Ayet

۞ قُلۡ یَـٰعِبَادِیَ ٱلَّذِینَ أَسۡرَفُوا۟ عَلَىٰۤ أَنفُسِهِمۡ لَا تَقۡنَطُوا۟ مِن رَّحۡمَةِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ یَغۡفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِیعًاۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِیمُ

De ki: "Ey haddi asarak nefislerine karsı israf etmis olan kullarım! Allah'ın rahmetinden umid kesmeyin. Cunku Allah, butun gunahları bagıslar. Suphesiz ki O, cok bagıslayıcıdır, cok merhamet edicidir

54Zümer Suresi, 54. Ayet

وَأَنِیبُوۤا۟ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ وَأَسۡلِمُوا۟ لَهُۥ مِن قَبۡلِ أَن یَأۡتِیَكُمُ ٱلۡعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

Onun icin umidi kesmeyin de basınıza azab gelmeden once tevbe ile Rabbinize yonelin ve O'na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız

55Zümer Suresi, 55. Ayet

وَٱتَّبِعُوۤا۟ أَحۡسَنَ مَاۤ أُنزِلَ إِلَیۡكُم مِّن رَّبِّكُم مِّن قَبۡلِ أَن یَأۡتِیَكُمُ ٱلۡعَذَابُ بَغۡتَةࣰ وَأَنتُمۡ لَا تَشۡعُرُونَ

Haberiniz olmayarak ansızın basınıza azab gelmeden once (halis musluman olun da) Rabbinizden size indirilenin en guzelini takib ve tatbik edin

56Zümer Suresi, 56. Ayet

أَن تَقُولَ نَفۡسࣱ یَـٰحَسۡرَتَىٰ عَلَىٰ مَا فَرَّطتُ فِی جَنۢبِ ٱللَّهِ وَإِن كُنتُ لَمِنَ ٱلسَّـٰخِرِینَ

(O gunden sakının ki gunahkar) nefis soyle diyecektir: "Allah'ın yanında yaptıgım kusurlardan dolayı yazık bana! Dogrusu ben alay edenlerdendim

57Zümer Suresi, 57. Ayet

أَوۡ تَقُولَ لَوۡ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِی لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِینَ

Yahut soyle diyecektir: "Allah bana dogru yolu gosterseydi, her halde ben muttakilerden olurdum

58Zümer Suresi, 58. Ayet

أَوۡ تَقُولَ حِینَ تَرَى ٱلۡعَذَابَ لَوۡ أَنَّ لِی كَرَّةࣰ فَأَكُونَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Veya azabı gordugu zaman soyle diyecektir: "Bana bir geri donus olsaydı da ben de o iyilik yapanlardan olsaydım

59Zümer Suresi, 59. Ayet

بَلَىٰ قَدۡ جَاۤءَتۡكَ ءَایَـٰتِی فَكَذَّبۡتَ بِهَا وَٱسۡتَكۡبَرۡتَ وَكُنتَ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِینَ

(Ona): "Hayır sana ayetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kafirlerden oldun." (denir)

60Zümer Suresi, 60. Ayet

وَیَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِ تَرَى ٱلَّذِینَ كَذَبُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ وُجُوهُهُم مُّسۡوَدَّةٌۚ أَلَیۡسَ فِی جَهَنَّمَ مَثۡوࣰى لِّلۡمُتَكَبِّرِینَ

Hem o kıyamet gunu gorursun ki, Allah'a karsı yalan soyleyenlerin yuzleri kararmıstır. Kibirlenenlerin yeri cehennem degil mi

61Zümer Suresi, 61. Ayet

وَیُنَجِّی ٱللَّهُ ٱلَّذِینَ ٱتَّقَوۡا۟ بِمَفَازَتِهِمۡ لَا یَمَسُّهُمُ ٱلسُّوۤءُ وَلَا هُمۡ یَحۡزَنُونَ

Kotulukten sakınan muttakileri ise Allah basarılarından dolayı kurtulusa cıkarır. Onlara fenalık dokunmaz ve onlar uzulecek de degillerdir

62Zümer Suresi, 62. Ayet

ٱللَّهُ خَـٰلِقُ كُلِّ شَیۡءࣲۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَیۡءࣲ وَكِیلࣱ

Allah, her seyin yaratıcısıdır. Her sey uzerine vekil de O'dur

63Zümer Suresi, 63. Ayet

لَّهُۥ مَقَالِیدُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ بِـَٔایَـٰتِ ٱللَّهِ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ هُمُ ٱلۡخَـٰسِرُونَ

Butun goklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenlere gelince, iste onlar, kendilerine yazık edenlerdir

64Zümer Suresi, 64. Ayet

قُلۡ أَفَغَیۡرَ ٱللَّهِ تَأۡمُرُوۤنِّیۤ أَعۡبُدُ أَیُّهَا ٱلۡجَـٰهِلُونَ

De ki: "Ey cahiller! Simdi bana o Allah'tan baskasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz

65Zümer Suresi, 65. Ayet

وَلَقَدۡ أُوحِیَ إِلَیۡكَ وَإِلَى ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِكَ لَىِٕنۡ أَشۡرَكۡتَ لَیَحۡبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡخَـٰسِرِینَ

Andolsun ki, sana da, senden oncekilere de su vahyedildi: "Yemin ederim ki, eger sirk kosarsan butun calısmaların bosa gider ve mutlaka kendine yazık edenlerden olursun

66Zümer Suresi, 66. Ayet

بَلِ ٱللَّهَ فَٱعۡبُدۡ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِینَ

Hayır, onun icin yalnız Allah'a kulluk et ve sukredenlerden ol

67Zümer Suresi, 67. Ayet

وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦ وَٱلۡأَرۡضُ جَمِیعࣰا قَبۡضَتُهُۥ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِ وَٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تُ مَطۡوِیَّـٰتُۢ بِیَمِینِهِۦۚ سُبۡحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا یُشۡرِكُونَ

Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki butun yer kıyamet gunu O'nun avucundadır. Gokler de kudretiyle durulmustur. O, onların ortak kostuklarından munezzeh ve cok yuksektir

68Zümer Suresi, 68. Ayet

وَنُفِخَ فِی ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَمَن فِی ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا مَن شَاۤءَ ٱللَّهُۖ ثُمَّ نُفِخَ فِیهِ أُخۡرَىٰ فَإِذَا هُمۡ قِیَامࣱ یَنظُرُونَ

Ve sura uflenmistir. Goklerde kim var, yerde kim varsa carpılıp yıkılmıstır. Ancak Allah'ın diledigi mustesna. Sonra ona bir daha uflenmistir. Bu defa da hep onlar kalkmıslar bakıyorlardır

69Zümer Suresi, 69. Ayet

وَأَشۡرَقَتِ ٱلۡأَرۡضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ ٱلۡكِتَـٰبُ وَجِا۟یۤءَ بِٱلنَّبِیِّـۧنَ وَٱلشُّهَدَاۤءِ وَقُضِیَ بَیۡنَهُم بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ لَا یُظۡلَمُونَ

Yer, Rabbinin nuru ile parlamıstır. Kitap konmus, peygamberler ve sahitler getirilmis ve aralarında hak ile hukum verilmektedir. Hem onlara hic haksızlık yapılmaz

70Zümer Suresi, 70. Ayet

وَوُفِّیَتۡ كُلُّ نَفۡسࣲ مَّا عَمِلَتۡ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَا یَفۡعَلُونَ

Herkese ne amel yaptıysa karsılıgı tam olarak odenmistir. O (Allah), onların yaptıklarını en iyi sekilde bilmektedir

71Zümer Suresi, 71. Ayet

وَسِیقَ ٱلَّذِینَ كَفَرُوۤا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًاۖ حَتَّىٰۤ إِذَا جَاۤءُوهَا فُتِحَتۡ أَبۡوَ ٰ⁠بُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَاۤ أَلَمۡ یَأۡتِكُمۡ رُسُلࣱ مِّنكُمۡ یَتۡلُونَ عَلَیۡكُمۡ ءَایَـٰتِ رَبِّكُمۡ وَیُنذِرُونَكُمۡ لِقَاۤءَ یَوۡمِكُمۡ هَـٰذَاۚ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَلَـٰكِنۡ حَقَّتۡ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِینَ

Inkar edenler boluk boluk cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıklarında kapıları acılır ve bekcileri onlara: "Icinizden size Rabbinizin ayetlerini okuyan, bu gununuzle karsılasacagınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" derler. Onlar da: "Evet geldi" derler. Fakat kafirler uzerine azab kelimesi hak oldu

72Zümer Suresi, 72. Ayet

قِیلَ ٱدۡخُلُوۤا۟ أَبۡوَ ٰ⁠بَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِینَ فِیهَاۖ فَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِینَ

(Onlara): "Ebedi olarak icinde kalmak uzere girin cehennemin kapılarından" denir. Bak, buyukluk taslayanların yeri ne kotudur

73Zümer Suresi, 73. Ayet

وَسِیقَ ٱلَّذِینَ ٱتَّقَوۡا۟ رَبَّهُمۡ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ زُمَرًاۖ حَتَّىٰۤ إِذَا جَاۤءُوهَا وَفُتِحَتۡ أَبۡوَ ٰ⁠بُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَا سَلَـٰمٌ عَلَیۡكُمۡ طِبۡتُمۡ فَٱدۡخُلُوهَا خَـٰلِدِینَ

Rablerinden korkanlar da boluk boluk cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları acılır ve bekcileri onlara: "Selam sizlere, ne hossunuz! Ebedi olarak icinde kalmak uzere haydi girin oraya!" derler

74Zümer Suresi, 74. Ayet

وَقَالُوا۟ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِی صَدَقَنَا وَعۡدَهُۥ وَأَوۡرَثَنَا ٱلۡأَرۡضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ ٱلۡجَنَّةِ حَیۡثُ نَشَاۤءُۖ فَنِعۡمَ أَجۡرُ ٱلۡعَـٰمِلِینَ

Onlar da: "Hamdolsun o Allah'a ki, bize vaadini dogru cıkardı ve bizi cennet arzına varis kıldı. Cennette istedigimiz yerde oturuyoruz" derler. Bak ne guzeldir mukafatı o iyi amel isleyenlerin

75Zümer Suresi, 75. Ayet

وَتَرَى ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةَ حَاۤفِّینَ مِنۡ حَوۡلِ ٱلۡعَرۡشِ یُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡۚ وَقُضِیَ بَیۡنَهُم بِٱلۡحَقِّۚ وَقِیلَ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Meleklerin de arsın etrafını kusatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini gorursun. Artık halk arasında hak ile hukum icra edilip "alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun" denilmektedir

Sâd SuresiMü'min Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.