HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Sâd Suresi
38

Sâd Suresi

سُورَةُ صٓ • 88 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Sâd Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ صۤۚ وَٱلۡقُرۡءَانِ ذِی ٱلذِّكۡرِ

Sad. Bu zikirle dolu Kur'an'a bak

2Sâd Suresi, 2. Ayet

بَلِ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ فِی عِزَّةࣲ وَشِقَاقࣲ

O inkar edenler bir gurur ve ayrılık icindedirler

3Sâd Suresi, 3. Ayet

كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّن قَرۡنࣲ فَنَادَوا۟ وَّلَاتَ حِینَ مَنَاصࣲ

Kendilerinden once nicelerini helak ettik. Onlar cagrıstılar. Ama artık kurtulus vakti degildi

4Sâd Suresi, 4. Ayet

وَعَجِبُوۤا۟ أَن جَاۤءَهُم مُّنذِرࣱ مِّنۡهُمۡۖ وَقَالَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا سَـٰحِرࣱ كَذَّابٌ

Iclerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldigine sastılar da kafirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler

5Sâd Suresi, 5. Ayet

أَجَعَلَ ٱلۡـَٔالِهَةَ إِلَـٰهࣰا وَ ٰ⁠حِدًاۖ إِنَّ هَـٰذَا لَشَیۡءٌ عُجَابࣱ

Ilahları, bir tek ilah mı kılmıs? Bu gercekten sasılacak bir sey, cok tuhaf

6Sâd Suresi, 6. Ayet

وَٱنطَلَقَ ٱلۡمَلَأُ مِنۡهُمۡ أَنِ ٱمۡشُوا۟ وَٱصۡبِرُوا۟ عَلَىٰۤ ءَالِهَتِكُمۡۖ إِنَّ هَـٰذَا لَشَیۡءࣱ یُرَادُ

Iclerinden ileri gelenler fırladılar ve dediler ki: "Ilahlarınız uzerinde sabır ve sebat edin. Bu, gercekten arzu edilen bir murad

7Sâd Suresi, 7. Ayet

مَا سَمِعۡنَا بِهَـٰذَا فِی ٱلۡمِلَّةِ ٱلۡـَٔاخِرَةِ إِنۡ هَـٰذَاۤ إِلَّا ٱخۡتِلَـٰقٌ

Biz bunu baska bir dinde isitmedik, bu mutlaka bir uydurmadır

8Sâd Suresi, 8. Ayet

أَءُنزِلَ عَلَیۡهِ ٱلذِّكۡرُ مِنۢ بَیۡنِنَاۚ بَلۡ هُمۡ فِی شَكࣲّ مِّن ذِكۡرِیۚ بَل لَّمَّا یَذُوقُوا۟ عَذَابِ

Kur'an aramızdan ona mı indirilmis?" dediler. Dogrusu onlar benim Kur'an'ımdan bir kusku icindeler. Ve dogrusu onlar henuz azabımı tatmadılar

9Sâd Suresi, 9. Ayet

أَمۡ عِندَهُمۡ خَزَاۤىِٕنُ رَحۡمَةِ رَبِّكَ ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡوَهَّابِ

Yoksa sana o Kur'an'ı veren cok guclu ve ihsan sahibi Rabbinin hazineleri onların yanında mı

10Sâd Suresi, 10. Ayet

أَمۡ لَهُم مُّلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَاۖ فَلۡیَرۡتَقُوا۟ فِی ٱلۡأَسۡبَـٰبِ

Yoksa butun o goklerin, yerin ve aralarındakilerin mulku onların mı? Oyle ise butun imkanlarını seferber ederek yukselsinler de gorelim

11Sâd Suresi, 11. Ayet

جُندࣱ مَّا هُنَالِكَ مَهۡزُومࣱ مِّنَ ٱلۡأَحۡزَابِ

Onlar burada cesitli partilerden (gruplardan) bozguna ugramıs bir ordudur

12Sâd Suresi, 12. Ayet

كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحࣲ وَعَادࣱ وَفِرۡعَوۡنُ ذُو ٱلۡأَوۡتَادِ

Onlardan once Nuh kavmi, Ad kavmi ve saltanat sahibi Firavun da yalanlamıslardı

13Sâd Suresi, 13. Ayet

وَثَمُودُ وَقَوۡمُ لُوطࣲ وَأَصۡحَـٰبُ لۡـَٔیۡكَةِۚ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ ٱلۡأَحۡزَابُ

Semud kavmi, Lut kavmi ve Eykeliler (Suayb kavmi) de yalanlamıslardı. Iste o cesitli partiler bunlardır

14Sâd Suresi, 14. Ayet

إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ

Hepsi de gonderilen peygamberleri yalanladılar da azabım boyle hak oldu

15Sâd Suresi, 15. Ayet

وَمَا یَنظُرُ هَـٰۤؤُلَاۤءِ إِلَّا صَیۡحَةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ مَّا لَهَا مِن فَوَاقࣲ

Onlar da bir tek haykırısa bakıyorlar. Oyle ki onun gecikmesi de yoktur

16Sâd Suresi, 16. Ayet

وَقَالُوا۟ رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبۡلَ یَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ

Bir de: "Ey Rabbimiz! Hesap gununden once bizim azabdan payımızı acele ver" dediler

17Sâd Suresi, 17. Ayet

ٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا یَقُولُونَ وَٱذۡكُرۡ عَبۡدَنَا دَاوُۥدَ ذَا ٱلۡأَیۡدِۖ إِنَّهُۥۤ أَوَّابٌ

Simdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Cunku o, zikir ve tesbih ile bize yonelmisti

18Sâd Suresi, 18. Ayet

إِنَّا سَخَّرۡنَا ٱلۡجِبَالَ مَعَهُۥ یُسَبِّحۡنَ بِٱلۡعَشِیِّ وَٱلۡإِشۡرَاقِ

Biz, dagları onun emrine vermistik. Aksamsabah onunla birlikte tesbih ederlerdi

19Sâd Suresi, 19. Ayet

وَٱلطَّیۡرَ مَحۡشُورَةࣰۖ كُلࣱّ لَّهُۥۤ أَوَّابࣱ

Kusları da toplu olarak onun emrine vermistik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi

20Sâd Suresi, 20. Ayet

وَشَدَدۡنَا مُلۡكَهُۥ وَءَاتَیۡنَـٰهُ ٱلۡحِكۡمَةَ وَفَصۡلَ ٱلۡخِطَابِ

Biz onun mulkunu kuvvetlendirmis ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermistik

21Sâd Suresi, 21. Ayet

۞ وَهَلۡ أَتَىٰكَ نَبَؤُا۟ ٱلۡخَصۡمِ إِذۡ تَسَوَّرُوا۟ ٱلۡمِحۡرَابَ

Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan asarak mihraba ulasmıslardı

22Sâd Suresi, 22. Ayet

إِذۡ دَخَلُوا۟ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنۡهُمۡۖ قَالُوا۟ لَا تَخَفۡۖ خَصۡمَانِ بَغَىٰ بَعۡضُنَا عَلَىٰ بَعۡضࣲ فَٱحۡكُم بَیۡنَنَا بِٱلۡحَقِّ وَلَا تُشۡطِطۡ وَٱهۡدِنَاۤ إِلَىٰ سَوَاۤءِ ٱلصِّرَ ٰ⁠طِ

Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telase dustu. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Simdi sen aramızda hak ile hukum ver ve asırı gitme de bizi dogru yolun ortasına cıkar

23Sâd Suresi, 23. Ayet

إِنَّ هَـٰذَاۤ أَخِی لَهُۥ تِسۡعࣱ وَتِسۡعُونَ نَعۡجَةࣰ وَلِیَ نَعۡجَةࣱ وَ ٰ⁠حِدَةࣱ فَقَالَ أَكۡفِلۡنِیهَا وَعَزَّنِی فِی ٱلۡخِطَابِ

Biri: "Iste bu benim kardesim. Onun doksan dokuz disi koyunu var, benim ise bir tek disi koyunum var. Boyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartısmada beni yendi" diye anlattı

24Sâd Suresi, 24. Ayet

قَالَ لَقَدۡ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعۡجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦۖ وَإِنَّ كَثِیرࣰا مِّنَ ٱلۡخُلَطَاۤءِ لَیَبۡغِی بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ إِلَّا ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَقَلِیلࣱ مَّا هُمۡۗ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّـٰهُ فَٱسۡتَغۡفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعࣰا وَأَنَابَ ۩

Davud dedi ki: "Dogrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmistir. Gercekten bir cemiyette yasayanların cogu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel isleyenler baska. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettigimizi sanmıstı. Hemen Rabbinden magfiret diledi, ruku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yoneldi

25Sâd Suresi, 25. Ayet

فَغَفَرۡنَا لَهُۥ ذَ ٰ⁠لِكَۖ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلۡفَىٰ وَحُسۡنَ مَـَٔابࣲ

Biz de o zannettigi seyi kendisine bagısladık. Suphesiz yanımızda onun bir yakınlıgı ve guzel bir donus yeri vardır

26Sâd Suresi, 26. Ayet

یَـٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَـٰكَ خَلِیفَةࣰ فِی ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَیۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلۡهَوَىٰ فَیُضِلَّكَ عَن سَبِیلِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱلَّذِینَ یَضِلُّونَ عَن سَبِیلِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابࣱ شَدِیدُۢ بِمَا نَسُوا۟ یَوۡمَ ٱلۡحِسَابِ

Ey Davud! Gercekten biz seni yeryuzunde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hukum ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Cunku Allah yolundan sapanlar, hesap gununu unuttukları icin kendilerine cok siddetli bir azab vardır

27Sâd Suresi, 27. Ayet

وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَاۤءَ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَیۡنَهُمَا بَـٰطِلࣰاۚ ذَ ٰ⁠لِكَ ظَنُّ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ۚ فَوَیۡلࣱ لِّلَّذِینَ كَفَرُوا۟ مِنَ ٱلنَّارِ

Hem o gogu, yeri ve aralarındakileri biz bosuna yaratmadık. O, kafirlerin zannıdır. Onun icin vay atese girecek olan kafirlerin haline

28Sâd Suresi, 28. Ayet

أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ كَٱلۡمُفۡسِدِینَ فِی ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلۡمُتَّقِینَ كَٱلۡفُجَّارِ

Yoksa, iman edip de salih amel isleyenleri biz, o yeryuzundeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o takva sahiplerini azgın gunahkarlar gibi yapar mıyız

29Sâd Suresi, 29. Ayet

كِتَـٰبٌ أَنزَلۡنَـٰهُ إِلَیۡكَ مُبَـٰرَكࣱ لِّیَدَّبَّرُوۤا۟ ءَایَـٰتِهِۦ وَلِیَتَذَكَّرَ أُو۟لُوا۟ ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

Bu, sana indirdigimiz mubarek bir kitaptır ki, insanlar onun ayetlerini dusunsunler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar

30Sâd Suresi, 30. Ayet

وَوَهَبۡنَا لِدَاوُۥدَ سُلَیۡمَـٰنَۚ نِعۡمَ ٱلۡعَبۡدُ إِنَّهُۥۤ أَوَّابٌ

Bir de Davud'a Suleyman'ı bahsettik. Suleyman ne guzel kuldu. Cunku o seslice tesbih edip Allah'a yonelirdi

31Sâd Suresi, 31. Ayet

إِذۡ عُرِضَ عَلَیۡهِ بِٱلۡعَشِیِّ ٱلصَّـٰفِنَـٰتُ ٱلۡجِیَادُ

Hani kendisine bir zaman aksam ustu iyi cins ve rahvan atlar gosterilmisti

32Sâd Suresi, 32. Ayet

فَقَالَ إِنِّیۤ أَحۡبَبۡتُ حُبَّ ٱلۡخَیۡرِ عَن ذِكۡرِ رَبِّی حَتَّىٰ تَوَارَتۡ بِٱلۡحِجَابِ

Ben, dedi, at sevgisini, Rabbimi anmaktan oturu tercih ettim." Nihayet atlar perdenin arkasına gizlendi

33Sâd Suresi, 33. Ayet

رُدُّوهَا عَلَیَّۖ فَطَفِقَ مَسۡحَۢا بِٱلسُّوقِ وَٱلۡأَعۡنَاقِ

Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye basladı

34Sâd Suresi, 34. Ayet

وَلَقَدۡ فَتَنَّا سُلَیۡمَـٰنَ وَأَلۡقَیۡنَا عَلَىٰ كُرۡسِیِّهِۦ جَسَدࣰا ثُمَّ أَنَابَ

Andolsun ki Suleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının uzerine bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile onceki haline dondu

35Sâd Suresi, 35. Ayet

قَالَ رَبِّ ٱغۡفِرۡ لِی وَهَبۡ لِی مُلۡكࣰا لَّا یَنۢبَغِی لِأَحَدࣲ مِّنۢ بَعۡدِیۤۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡوَهَّابُ

Suleyman: "Ey Rabbim! Beni bagısla ve bana oyle bir mulk ihsan et ki, ardımdan hic kimseye yarasmasın. Suphesiz, butun dilekleri veren sensin." dedi

36Sâd Suresi, 36. Ayet

فَسَخَّرۡنَا لَهُ ٱلرِّیحَ تَجۡرِی بِأَمۡرِهِۦ رُخَاۤءً حَیۡثُ أَصَابَ

Bunun uzerine biz ruzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istedigi yere yumusacık akardı

37Sâd Suresi, 37. Ayet

وَٱلشَّیَـٰطِینَ كُلَّ بَنَّاۤءࣲ وَغَوَّاصࣲ

Dalgıc ve yapı ustası seytanları da

38Sâd Suresi, 38. Ayet

وَءَاخَرِینَ مُقَرَّنِینَ فِی ٱلۡأَصۡفَادِ

Ve daha digerlerini de zincirlerde baglı olarak (Onun emrine verdik)

39Sâd Suresi, 39. Ayet

هَـٰذَا عَطَاۤؤُنَا فَٱمۡنُنۡ أَوۡ أَمۡسِكۡ بِغَیۡرِ حِسَابࣲ

Iste bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen baskalarına ver veya verme. Bundan hesaba cekilmeyeceksin" dedik

40Sâd Suresi, 40. Ayet

وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلۡفَىٰ وَحُسۡنَ مَـَٔابࣲ

Suphesiz ki ona huzurumuzda bir yakınlık ve guzel bir makam vardır

41Sâd Suresi, 41. Ayet

وَٱذۡكُرۡ عَبۡدَنَاۤ أَیُّوبَ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥۤ أَنِّی مَسَّنِیَ ٱلشَّیۡطَـٰنُ بِنُصۡبࣲ وَعَذَابٍ

Kulumuz Eyyub'u da an. Bir zaman o, Rabbine soyle nida etmisti: "Mesakkat ve acı ile bana seytan dokundu

42Sâd Suresi, 42. Ayet

ٱرۡكُضۡ بِرِجۡلِكَۖ هَـٰذَا مُغۡتَسَلُۢ بَارِدࣱ وَشَرَابࣱ

(Biz ona): "Ayagını yere vur! Iste sana yıkanılacak ve icilecek soguk bir su" dedik

43Sâd Suresi, 43. Ayet

وَوَهَبۡنَا لَهُۥۤ أَهۡلَهُۥ وَمِثۡلَهُم مَّعَهُمۡ رَحۡمَةࣰ مِّنَّا وَذِكۡرَىٰ لِأُو۟لِی ٱلۡأَلۡبَـٰبِ

Ve ona, butun ailesini ve beraberlerinde bir mislini daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahsettik ki, akıl sahipleri icin bir ibret olsun

44Sâd Suresi, 44. Ayet

وَخُذۡ بِیَدِكَ ضِغۡثࣰا فَٱضۡرِب بِّهِۦ وَلَا تَحۡنَثۡۗ إِنَّا وَجَدۡنَـٰهُ صَابِرࣰاۚ نِّعۡمَ ٱلۡعَبۡدُ إِنَّهُۥۤ أَوَّابࣱ

(Bir de dedik ki): "Eline bir demet al da onunla (esine) vur; yemininde durmamazlık etme." Dogrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne guzel kul! O hakikaten daima Allah'a yonelmektedir

45Sâd Suresi, 45. Ayet

وَٱذۡكُرۡ عِبَـٰدَنَاۤ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ وَإِسۡحَـٰقَ وَیَعۡقُوبَ أُو۟لِی ٱلۡأَیۡدِی وَٱلۡأَبۡصَـٰرِ

Kullarımız Ibrahim'i, Ishak'ı ve Yakub'u da an. Onlar eller ve gozler sahipleri idiler

46Sâd Suresi, 46. Ayet

إِنَّاۤ أَخۡلَصۡنَـٰهُم بِخَالِصَةࣲ ذِكۡرَى ٱلدَّارِ

Cunku biz onları temiz bir hasletle, halis yurt (ahiret) dusuncesine ermis has kullarımızdan kılmısızdır

47Sâd Suresi, 47. Ayet

وَإِنَّهُمۡ عِندَنَا لَمِنَ ٱلۡمُصۡطَفَیۡنَ ٱلۡأَخۡیَارِ

Cunku onlar, nezdimizde secilmis en hayırlı kimselerdendir

48Sâd Suresi, 48. Ayet

وَٱذۡكُرۡ إِسۡمَـٰعِیلَ وَٱلۡیَسَعَ وَذَا ٱلۡكِفۡلِۖ وَكُلࣱّ مِّنَ ٱلۡأَخۡیَارِ

Ismail'i, Elyasa'yı, Zu'lKifl'i de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir

49Sâd Suresi, 49. Ayet

هَـٰذَا ذِكۡرࣱۚ وَإِنَّ لِلۡمُتَّقِینَ لَحُسۡنَ مَـَٔابࣲ

Iste bu bir oguttur. Suphesiz korunan muttakiler icin herhalde guzel bir istikbal (guzel bir donus yeri) vardır

50Sâd Suresi, 50. Ayet

جَنَّـٰتِ عَدۡنࣲ مُّفَتَّحَةࣰ لَّهُمُ ٱلۡأَبۡوَ ٰ⁠بُ

Butun kapıları kendilerine acılmıs olan Adn cennetleri vardır

51Sâd Suresi, 51. Ayet

مُتَّكِـِٔینَ فِیهَا یَدۡعُونَ فِیهَا بِفَـٰكِهَةࣲ كَثِیرَةࣲ وَشَرَابࣲ

Iclerine kurularak orada bircok yemisle, bambaska bir icki isteyeceklerdir

52Sâd Suresi, 52. Ayet

۞ وَعِندَهُمۡ قَـٰصِرَ ٰ⁠تُ ٱلطَّرۡفِ أَتۡرَابٌ

Yanlarında da bakısları yalnız kocalarına donuk hep aynı yasta dilberler vardır

53Sâd Suresi, 53. Ayet

هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِیَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ

O hesap gunu icin size vaad edilen iste budur

54Sâd Suresi, 54. Ayet

إِنَّ هَـٰذَا لَرِزۡقُنَا مَا لَهُۥ مِن نَّفَادٍ

Iste bu, bizim rızkımız; muhakkak ki ona hic tukenmek yoktur

55Sâd Suresi, 55. Ayet

هَـٰذَاۚ وَإِنَّ لِلطَّـٰغِینَ لَشَرَّ مَـَٔابࣲ

Bu, boyledir. Suphesiz azgınlar icin de fena bir gelecek vardır

56Sâd Suresi, 56. Ayet

جَهَنَّمَ یَصۡلَوۡنَهَا فَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ

Cehennem! Ona yaslanacaklar, fakat o ne cirkin dosektir

57Sâd Suresi, 57. Ayet

هَـٰذَا فَلۡیَذُوقُوهُ حَمِیمࣱ وَغَسَّاقࣱ

Iste artık tatsınlar onu ki, o kaynar su ve irindir

58Sâd Suresi, 58. Ayet

وَءَاخَرُ مِن شَكۡلِهِۦۤ أَزۡوَ ٰ⁠جٌ

Ve o sekilden cifter cifter tadacakları diger acılar da vardır

59Sâd Suresi, 59. Ayet

هَـٰذَا فَوۡجࣱ مُّقۡتَحِمࣱ مَّعَكُمۡ لَا مَرۡحَبَۢا بِهِمۡۚ إِنَّهُمۡ صَالُوا۟ ٱلنَّارِ

Iste sunlar da sizin pesinize dusenlerdir. Onlara merhaba yok. Cunku onlar cehenneme salınıyorlar

60Sâd Suresi, 60. Ayet

قَالُوا۟ بَلۡ أَنتُمۡ لَا مَرۡحَبَۢا بِكُمۡۖ أَنتُمۡ قَدَّمۡتُمُوهُ لَنَاۖ فَبِئۡسَ ٱلۡقَرَارُ

(Arkadan gelenler oncekilere:) Derler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok. Cunku cehennemi bize siz takdim ettiniz. Bakın o ne kotu yatak

61Sâd Suresi, 61. Ayet

قَالُوا۟ رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَـٰذَا فَزِدۡهُ عَذَابࣰا ضِعۡفࣰا فِی ٱلنَّارِ

Ey Rabbimiz! Bize bunu takdim edenin atesteki azabını kat kat artır" derler

62Sâd Suresi, 62. Ayet

وَقَالُوا۟ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالࣰا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلۡأَشۡرَارِ

Bir de derler ki: "Kotulerden saydıgımız birtakım adamları (fakir muminleri) niye goremiyoruz

63Sâd Suresi, 63. Ayet

أَتَّخَذۡنَـٰهُمۡ سِخۡرِیًّا أَمۡ زَاغَتۡ عَنۡهُمُ ٱلۡأَبۡصَـٰرُ

Onları eglence yerine tutmustuk ha! Yoksa bu gozler onlardan kaydı mı

64Sâd Suresi, 64. Ayet

إِنَّ ذَ ٰ⁠لِكَ لَحَقࣱّ تَخَاصُمُ أَهۡلِ ٱلنَّارِ

Suphesiz ki bu haktır. Ates ehlinin birbiriyle tartısması muhakkak olacaktır

65Sâd Suresi, 65. Ayet

قُلۡ إِنَّمَاۤ أَنَا۠ مُنذِرࣱۖ وَمَا مِنۡ إِلَـٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلۡوَ ٰ⁠حِدُ ٱلۡقَهَّارُ

De ki: "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim. O tek ve kahredici olan Allah'tan baska tanrı da yoktur

66Sâd Suresi, 66. Ayet

رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَا ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡغَفَّـٰرُ

O, goklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O cok gucludur, cok bagıslayıcıdır

67Sâd Suresi, 67. Ayet

قُلۡ هُوَ نَبَؤٌا۟ عَظِیمٌ

De ki: "Bu, bir buyuk haberdir

68Sâd Suresi, 68. Ayet

أَنتُمۡ عَنۡهُ مُعۡرِضُونَ

Siz ondan yuz ceviriyorsunuz

69Sâd Suresi, 69. Ayet

مَا كَانَ لِیَ مِنۡ عِلۡمِۭ بِٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰۤ إِذۡ یَخۡتَصِمُونَ

Munakasa ederlerken, benim melekler yuksek topluluguna ait ne bilgim olabilirdi

70Sâd Suresi, 70. Ayet

إِن یُوحَىٰۤ إِلَیَّ إِلَّاۤ أَنَّمَاۤ أَنَا۠ نَذِیرࣱ مُّبِینٌ

Ancak ben acıktan acıga korkutmakla gorevli oldugum icin o bilgi bana vahyediliyor

71Sâd Suresi, 71. Ayet

إِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰۤىِٕكَةِ إِنِّی خَـٰلِقُۢ بَشَرࣰا مِّن طِینࣲ

Hani Rabbin meleklere demisti ki: "Ben camurdan bir insan yaratmaktayım

72Sâd Suresi, 72. Ayet

فَإِذَا سَوَّیۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِیهِ مِن رُّوحِی فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَـٰجِدِینَ

Onu tesviye edip, duzeltip de ruhumdan ona ufledim mi derhal ona secdeye kapanın

73Sâd Suresi, 73. Ayet

فَسَجَدَ ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ

Bunun uzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler

74Sâd Suresi, 74. Ayet

إِلَّاۤ إِبۡلِیسَ ٱسۡتَكۡبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِینَ

Yalnız Iblis etmedi, buyukluk tasladı ve kafirlerden oldu

75Sâd Suresi, 75. Ayet

قَالَ یَـٰۤإِبۡلِیسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسۡجُدَ لِمَا خَلَقۡتُ بِیَدَیَّۖ أَسۡتَكۡبَرۡتَ أَمۡ كُنتَ مِنَ ٱلۡعَالِینَ

Allah: "Ey Iblis! O benim kudretimle yarattıgıma secde etmene ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yuksek derecelerde bulunanlardan mı oldun?" dedi

76Sâd Suresi, 76. Ayet

قَالَ أَنَا۠ خَیۡرࣱ مِّنۡهُ خَلَقۡتَنِی مِن نَّارࣲ وَخَلَقۡتَهُۥ مِن طِینࣲ

Iblis dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım. Beni atesten yarattın, onu ise camurdan yarattın

77Sâd Suresi, 77. Ayet

قَالَ فَٱخۡرُجۡ مِنۡهَا فَإِنَّكَ رَجِیمࣱ

Allah: "Hemen cık oradan, artık sen kovuldun

78Sâd Suresi, 78. Ayet

وَإِنَّ عَلَیۡكَ لَعۡنَتِیۤ إِلَىٰ یَوۡمِ ٱلدِّینِ

Ve elbette lanetim ceza gunune kadar senin uzerindedir." buyurdu

79Sâd Suresi, 79. Ayet

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرۡنِیۤ إِلَىٰ یَوۡمِ یُبۡعَثُونَ

Iblis: "Ya Rab! O halde insanların diriltilecekleri gune kadar bana muhlet ver." dedi

80Sâd Suresi, 80. Ayet

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِینَ

Allah: "Haydi belirli bir vakte kadar muhlet verilenlerdensin" buyurdu

81Sâd Suresi, 81. Ayet

إِلَىٰ یَوۡمِ ٱلۡوَقۡتِ ٱلۡمَعۡلُومِ

Allah: "Haydi belirli bir vakte kadar muhlet verilenlerdensin" buyurdu

82Sâd Suresi, 82. Ayet

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغۡوِیَنَّهُمۡ أَجۡمَعِینَ

Iblis: "Oyle ise izzet ve serefine yemin ederim ki, ben onların hepsini mutlaka aldatır, saptırırım

83Sâd Suresi, 83. Ayet

إِلَّا عِبَادَكَ مِنۡهُمُ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Ancak iclerinden ihlas ile secilmis has kulların mustesna" dedi

84Sâd Suresi, 84. Ayet

قَالَ فَٱلۡحَقُّ وَٱلۡحَقَّ أَقُولُ

Allah buyurdu ki: "O dogru, ben hep dogruyu soylerim

85Sâd Suresi, 85. Ayet

لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنۡهُمۡ أَجۡمَعِینَ

Andolsun ki, cehennemi mutlaka senden ve onların sana uyanlarından, topunuzdan tıka basa dolduracagım

86Sâd Suresi, 86. Ayet

قُلۡ مَاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ مِنۡ أَجۡرࣲ وَمَاۤ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُتَكَلِّفِینَ

Ey Muhammed! De ki: "Ben o Kur'an'a karsı sizden bir ucret istemiyorum. Ve ben kendiligimden bir sey de teklif etmiyorum

87Sâd Suresi, 87. Ayet

إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَـٰلَمِینَ

O Kur'an, butun alemler icin bir zikir, bir oguttur

88Sâd Suresi, 88. Ayet

وَلَتَعۡلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعۡدَ حِینِۭ

Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz

Sâffât SuresiZümer Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.