HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Sâffât Suresi
37

Sâffât Suresi

سُورَةُ الصَّافَّاتِ • 182 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Sâffât Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ وَٱلصَّـٰۤفَّـٰتِ صَفࣰّا

Andolsun o saf baglayıp duranlara

2Sâffât Suresi, 2. Ayet

فَٱلزَّ ٰ⁠جِرَ ٰ⁠تِ زَجۡرࣰا

O haykırıp da surenlere

3Sâffât Suresi, 3. Ayet

فَٱلتَّـٰلِیَـٰتِ ذِكۡرًا

Ve o yolda zikir okuyanlara

4Sâffât Suresi, 4. Ayet

إِنَّ إِلَـٰهَكُمۡ لَوَ ٰ⁠حِدࣱ

Ki sizin ilahınız birdir

5Sâffât Suresi, 5. Ayet

رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ

O, goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, butun doguların da Rabbidir

6Sâffât Suresi, 6. Ayet

إِنَّا زَیَّنَّا ٱلسَّمَاۤءَ ٱلدُّنۡیَا بِزِینَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ

Gercekten biz dunya gogunu (o yakın gogu) bir zinetle, yıldızlarla susledik

7Sâffât Suresi, 7. Ayet

وَحِفۡظࣰا مِّن كُلِّ شَیۡطَـٰنࣲ مَّارِدࣲ

Onu her inatcı seytandan koruduk

8Sâffât Suresi, 8. Ayet

لَّا یَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَیُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبࣲ

Onlar yuksek (melekler) toplulugunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar

9Sâffât Suresi, 9. Ayet

دُحُورࣰاۖ وَلَهُمۡ عَذَابࣱ وَاصِبٌ

Uzaklastırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır

10Sâffât Suresi, 10. Ayet

إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابࣱ ثَاقِبࣱ

Ancak kulak hırsızlıgı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder

11Sâffât Suresi, 11. Ayet

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَاۤۚ إِنَّا خَلَقۡنَـٰهُم مِّن طِینࣲ لَّازِبِۭ

Simdi onlara sor: "Yaradılısca kendileri mi daha cetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gercekten biz onları cıvık bir camurdan yarattık

12Sâffât Suresi, 12. Ayet

بَلۡ عَجِبۡتَ وَیَسۡخَرُونَ

Fakat sen onlara sasıyorsun, ama onlar (seninle) egleniyorlar

13Sâffât Suresi, 13. Ayet

وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا یَذۡكُرُونَ

Kendilerine hatırlatıldıgında da dusunmuyorlar

14Sâffât Suresi, 14. Ayet

وَإِذَا رَأَوۡا۟ ءَایَةࣰ یَسۡتَسۡخِرُونَ

Bir mucize gordukleri zaman da eglenceye alıyorlar

15Sâffât Suresi, 15. Ayet

وَقَالُوۤا۟ إِنۡ هَـٰذَاۤ إِلَّا سِحۡرࣱ مُّبِینٌ

Ve diyorlar ki: "Bu apacık buyuden baska bir sey degildir

16Sâffât Suresi, 16. Ayet

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

Oldugumuz ve bir toprakla bir yıgın kemik oldugumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmisiz

17Sâffât Suresi, 17. Ayet

أَوَءَابَاۤؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

Onceki atalarımız da mı

18Sâffât Suresi, 18. Ayet

قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَ ٰ⁠خِرُونَ

De ki: "Evet, hem de sizler cok asagılanmıs olarak (dirileceksiniz)

19Sâffât Suresi, 19. Ayet

فَإِنَّمَا هِیَ زَجۡرَةࣱ وَ ٰ⁠حِدَةࣱ فَإِذَا هُمۡ یَنظُرُونَ

Cunku O (sura ufurmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gozleri acılıverir

20Sâffât Suresi, 20. Ayet

وَقَالُوا۟ یَـٰوَیۡلَنَا هَـٰذَا یَوۡمُ ٱلدِّینِ

Eyvah bizlere! Iste bu hesap gunudur." derler

21Sâffât Suresi, 21. Ayet

هَـٰذَا یَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِی كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

(Onlara): "Iste bu, sizin yalanlamakta oldugunuz (iyi ve kotuyu) ayırt etme gunudur" denir

22Sâffât Suresi, 22. Ayet

۞ ٱحۡشُرُوا۟ ٱلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ وَأَزۡوَ ٰ⁠جَهُمۡ وَمَا كَانُوا۟ یَعۡبُدُونَ

Toplayın mahsere o zulmedenleri, eslerini ve Allah'tan baska taptıkları seyleri. Toplayın da goturun onları sırata (cehennem koprusune) dogru

23Sâffât Suresi, 23. Ayet

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَ ٰ⁠طِ ٱلۡجَحِیمِ

Toplayın mahsere o zulmedenleri, eslerini ve Allah'tan baska taptıkları seyleri. Toplayın da goturun onları sırata (cehennem koprusune) dogru

24Sâffât Suresi, 24. Ayet

وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ

Ve durdurun onları, cunku sorguya cekilecekler

25Sâffât Suresi, 25. Ayet

مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ

(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlasmıyorsunuz?" (denilir)

26Sâffât Suresi, 26. Ayet

بَلۡ هُمُ ٱلۡیَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ

Hayır, bugun onlar teslim olmuslardır

27Sâffât Suresi, 27. Ayet

وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ یَتَسَاۤءَلُونَ

Onlar, birbirine donmus sorusuyorlar

28Sâffât Suresi, 28. Ayet

قَالُوۤا۟ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡیَمِینِ

Onlar: "Siz bize (ugurlu gorunerek) sagdan gelir dururdunuz" derler

29Sâffât Suresi, 29. Ayet

قَالُوا۟ بَل لَّمۡ تَكُونُوا۟ مُؤۡمِنِینَ

(Ileri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıstınız

30Sâffât Suresi, 30. Ayet

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَیۡكُم مِّن سُلۡطَـٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمࣰا طَـٰغِینَ

Bizim de size karsı bir gucumuz yoktu. Fakat siz azmıs bir kavimdiniz

31Sâffât Suresi, 31. Ayet

فَحَقَّ عَلَیۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَاۤۖ إِنَّا لَذَاۤىِٕقُونَ

Onun icin uzerimize Rabbimizin azab sozu hak oldu. Suphesiz azabımızı tadacagız

32Sâffât Suresi, 32. Ayet

فَأَغۡوَیۡنَـٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِینَ

Evet biz, sizi kıskırttık. Cunku biz azgındık

33Sâffât Suresi, 33. Ayet

فَإِنَّهُمۡ یَوۡمَىِٕذࣲ فِی ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

O halde hepsi o gun azabda ortaktırlar

34Sâffât Suresi, 34. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِینَ

Iste biz gunahkarlara boyle yaparız

35Sâffât Suresi, 35. Ayet

إِنَّهُمۡ كَانُوۤا۟ إِذَا قِیلَ لَهُمۡ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ یَسۡتَكۡبِرُونَ

Cunku onlar, kendilerine: "Allah'tan baska ilah yoktur" denildigi zaman kafa tutuyorlardı

36Sâffât Suresi, 36. Ayet

وَیَقُولُونَ أَىِٕنَّا لَتَارِكُوۤا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرࣲ مَّجۡنُونِۭ

Ve: "Biz, hicbir mecnun (deli) sair icin ilahlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı

37Sâffât Suresi, 37. Ayet

بَلۡ جَاۤءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Hayır o, hak ile geldi ve butun peygamberleri tasdik etti

38Sâffât Suresi, 38. Ayet

إِنَّكُمۡ لَذَاۤىِٕقُوا۟ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِیمِ

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız

39Sâffât Suresi, 39. Ayet

وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Bununla beraber baska degil, hep yaptıgınız amellerinizle cezalandırılacaksınız

40Sâffât Suresi, 40. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Sadece Allah'ın ihlaslı kulları mustesnadır

41Sâffât Suresi, 41. Ayet

أُو۟لَـٰۤىِٕكَ لَهُمۡ رِزۡقࣱ مَّعۡلُومࣱ

Iste onlar icin belli bir rızık vardır

42Sâffât Suresi, 42. Ayet

فَوَ ٰ⁠كِهُ وَهُم مُّكۡرَمُونَ

Meyveler (vardır), Naim cennetlerinde onlara hep ikram edilir

43Sâffât Suresi, 43. Ayet

فِی جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِیمِ

Meyveler (vardır), Naim cennetlerinde onlara hep ikram edilir

44Sâffât Suresi, 44. Ayet

عَلَىٰ سُرُرࣲ مُّتَقَـٰبِلِینَ

(Onlar) Karsılıklı tahtlar uzerindedirler

45Sâffât Suresi, 45. Ayet

یُطَافُ عَلَیۡهِم بِكَأۡسࣲ مِّن مَّعِینِۭ

Icenlere lezzet veren, pınardan doldurulmus bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolasılır

46Sâffât Suresi, 46. Ayet

بَیۡضَاۤءَ لَذَّةࣲ لِّلشَّـٰرِبِینَ

Icenlere lezzet veren, pınardan doldurulmus bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolasılır

47Sâffât Suresi, 47. Ayet

لَا فِیهَا غَوۡلࣱ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا یُنزَفُونَ

Onda ne bir zararlı sonuc vardır, ne de sarhosluk verir

48Sâffât Suresi, 48. Ayet

وَعِندَهُمۡ قَـٰصِرَ ٰ⁠تُ ٱلطَّرۡفِ عِینࣱ

Yanlarında iri gozlu, bakıslarını kocalarından baskalarına cevirmeyen hanımlar vardır

49Sâffât Suresi, 49. Ayet

كَأَنَّهُنَّ بَیۡضࣱ مَّكۡنُونࣱ

Sanki onlar ortulup saklanmıs yumurta gibidirler

50Sâffât Suresi, 50. Ayet

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ یَتَسَاۤءَلُونَ

Derken birbirine donup sorarlar

51Sâffât Suresi, 51. Ayet

قَالَ قَاۤىِٕلࣱ مِّنۡهُمۡ إِنِّی كَانَ لِی قَرِینࣱ

Iclerinden bir sozcu der ki: "Gercekten benim bir arkadasım vardı

52Sâffât Suresi, 52. Ayet

یَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِینَ

Derdi ki: "Sen gercekten inananlardan mısın

53Sâffât Suresi, 53. Ayet

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِینُونَ

Oldugumuz ve bir toprakla bir yıgın kemik oldugumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız

54Sâffât Suresi, 54. Ayet

قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

Siz onu tanır mısınız?" der

55Sâffât Suresi, 55. Ayet

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِی سَوَاۤءِ ٱلۡجَحِیمِ

Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında gorur

56Sâffât Suresi, 56. Ayet

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِینِ

Ona soyle der: "Allah'a yemin ederim ki, dogrusu sen az daha beni helak edecektin

57Sâffât Suresi, 57. Ayet

وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّی لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِینَ

Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım

58Sâffât Suresi, 58. Ayet

أَفَمَا نَحۡنُ بِمَیِّتِینَ

Nasılmıs bak. Biz ilk olumumuzden baska bir daha olmeyecek miymisiz? Biz azaba ugratılmayacak mıymısız

59Sâffât Suresi, 59. Ayet

إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِینَ

Nasılmıs bak. Biz ilk olumumuzden baska bir daha olmeyecek miymisiz? Biz azaba ugratılmayacak mıymısız

60Sâffât Suresi, 60. Ayet

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِیمُ

Iste bu buyuk kurtulustur

61Sâffât Suresi, 61. Ayet

لِمِثۡلِ هَـٰذَا فَلۡیَعۡمَلِ ٱلۡعَـٰمِلُونَ

Calısanlar iste boyle bir kurtulus icin calıssınlar

62Sâffât Suresi, 62. Ayet

أَذَ ٰ⁠لِكَ خَیۡرࣱ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk icin, yoksa zakkum agacı mı

63Sâffât Suresi, 63. Ayet

إِنَّا جَعَلۡنَـٰهَا فِتۡنَةࣰ لِّلظَّـٰلِمِینَ

Gercekten biz onu zalimler icin bir fitne (imtihan) yaptık

64Sâffât Suresi, 64. Ayet

إِنَّهَا شَجَرَةࣱ تَخۡرُجُ فِیۤ أَصۡلِ ٱلۡجَحِیمِ

O bir agactır ki cehennemin dibinde cıkar

65Sâffât Suresi, 65. Ayet

طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّیَـٰطِینِ

Tomurcukları seytanların basları gibidir

66Sâffât Suresi, 66. Ayet

فَإِنَّهُمۡ لَـَٔاكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır

67Sâffât Suresi, 67. Ayet

ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَیۡهَا لَشَوۡبࣰا مِّنۡ حَمِیمࣲ

Sonra uzerine onlar icin kaynar bir icecek vardır

68Sâffât Suresi, 68. Ayet

ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِیمِ

Sonra da donecekleri yer, suphesiz cehennemdir

69Sâffât Suresi, 69. Ayet

إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡا۟ ءَابَاۤءَهُمۡ ضَاۤلِّینَ

Cunku onlar, atalarını sapıklıkta buldular

70Sâffât Suresi, 70. Ayet

فَهُمۡ عَلَىٰۤ ءَاثَـٰرِهِمۡ یُهۡرَعُونَ

Simdi de kendileri onların izlerinde kosturuyorlar

71Sâffât Suresi, 71. Ayet

وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Andolsun ki, onlardan oncekilerin cogu sapıklıkta idiler

72Sâffât Suresi, 72. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِیهِم مُّنذِرِینَ

Gercekten biz onlara iclerinden uyarıcı peygamberler de gonderdik

73Sâffât Suresi, 73. Ayet

فَٱنظُرۡ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِینَ

Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu

74Sâffât Suresi, 74. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Ancak Allah'ın ihlas ile secilen kulları baska

75Sâffât Suresi, 75. Ayet

وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحࣱ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِیبُونَ

Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmisti de biz de ne guzel kabul etmistik

76Sâffât Suresi, 76. Ayet

وَنَجَّیۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِیمِ

Biz hem onu, hem ailesini o buyuk sıkıntıdan kurtardık

77Sâffât Suresi, 77. Ayet

وَجَعَلۡنَا ذُرِّیَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِینَ

Hem onun neslini baki kalanlar kıldık

78Sâffât Suresi, 78. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Hem de sonradan gelenler icinde guzel bir namını bıraktık

79Sâffât Suresi, 79. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ نُوحࣲ فِی ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Butun alemler icinde Nuh'a selam olsun

80Sâffât Suresi, 80. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Iste biz iyilik yapanları boyle mukafatlandırırız

81Sâffât Suresi, 81. Ayet

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Cunku o bizim mumin kullarımızdandı

82Sâffât Suresi, 82. Ayet

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Sonra digerlerini suda bogduk

83Sâffât Suresi, 83. Ayet

۞ وَإِنَّ مِن شِیعَتِهِۦ لَإِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ

Suphesiz ki Ibrahim de onun kolundandı

84Sâffât Suresi, 84. Ayet

إِذۡ جَاۤءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبࣲ سَلِیمٍ

Cunku o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmisti

85Sâffât Suresi, 85. Ayet

إِذۡ قَالَ لِأَبِیهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ

O babasına ve kavmine soyle demisti: "Siz nelere tapıyorsunuz

86Sâffât Suresi, 86. Ayet

أَىِٕفۡكًا ءَالِهَةࣰ دُونَ ٱللَّهِ تُرِیدُونَ

Yalancılık etmek icin mi Allah'tan baska ilahlar istiyorsunuz

87Sâffât Suresi, 87. Ayet

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Siz alemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz

88Sâffât Suresi, 88. Ayet

فَنَظَرَ نَظۡرَةࣰ فِی ٱلنُّجُومِ

Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gercekten hastayım" dedi

89Sâffât Suresi, 89. Ayet

فَقَالَ إِنِّی سَقِیمࣱ

Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gercekten hastayım" dedi

90Sâffât Suresi, 90. Ayet

فَتَوَلَّوۡا۟ عَنۡهُ مُدۡبِرِینَ

O zaman arkalarını donerek basından kacısıverdiler

91Sâffât Suresi, 91. Ayet

فَرَاغَ إِلَىٰۤ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

Derken bir kurnazlıkla onların ilahlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi

92Sâffât Suresi, 92. Ayet

مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ

(Cevap vermediklerini gorunce de): "Neyiniz var da konusmuyorsunuz?" (dedi)

93Sâffât Suresi, 93. Ayet

فَرَاغَ عَلَیۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡیَمِینِ

Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi

94Sâffât Suresi, 94. Ayet

فَأَقۡبَلُوۤا۟ إِلَیۡهِ یَزِفُّونَ

Bunun uzerine birbirlerine girerek ona yuruduler

95Sâffât Suresi, 95. Ayet

قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ

Ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttugunuz seylere mi tapıyorsunuz

96Sâffât Suresi, 96. Ayet

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ

Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıstır

97Sâffât Suresi, 97. Ayet

قَالُوا۟ ٱبۡنُوا۟ لَهُۥ بُنۡیَـٰنࣰا فَأَلۡقُوهُ فِی ٱلۡجَحِیمِ

Onlar: "Haydin onun icin bir yapı yapın da onu atese atın." dediler

98Sâffât Suresi, 98. Ayet

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَیۡدࣰا فَجَعَلۡنَـٰهُمُ ٱلۡأَسۡفَلِینَ

Boylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alcak dusurduk

99Sâffât Suresi, 99. Ayet

وَقَالَ إِنِّی ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّی سَیَهۡدِینِ

Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gosterir

100Sâffât Suresi, 100. Ayet

رَبِّ هَبۡ لِی مِنَ ٱلصَّـٰلِحِینَ

Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir ogul) ihsan et

101Sâffât Suresi, 101. Ayet

فَبَشَّرۡنَـٰهُ بِغُلَـٰمٍ حَلِیمࣲ

Biz de kendisine yumusak huylu bir ogul mujdeledik

102Sâffât Suresi, 102. Ayet

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡیَ قَالَ یَـٰبُنَیَّ إِنِّیۤ أَرَىٰ فِی ٱلۡمَنَامِ أَنِّیۤ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ یَـٰۤأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِیۤ إِن شَاۤءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِینَ

Oglu, yanında kosacak caga gelince: "Ey oglum! Ben seni ruyamda bogazladıgımı goruyorum. Artık bak, ne dusunursun?" dedi. Cocuk da: "Babacıgım sana ne emrediliyorsa yap, insaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi

103Sâffât Suresi, 103. Ayet

فَلَمَّاۤ أَسۡلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلۡجَبِینِ

Ne zaman ki ikisi de bu sekilde Allah'a teslim oldular, Ibrahim oglunu sakagı uzerine yatırdı

104Sâffât Suresi, 104. Ayet

وَنَـٰدَیۡنَـٰهُ أَن یَـٰۤإِبۡرَ ٰ⁠هِیمُ

Biz de ona soyle seslendik: "Ey Ibrahim

105Sâffât Suresi, 105. Ayet

قَدۡ صَدَّقۡتَ ٱلرُّءۡیَاۤۚ إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Ruyana gercekten sadakat gosterdin, suphesiz ki, biz iyilik yapanları boyle mukafatlandırırız

106Sâffât Suresi, 106. Ayet

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡبَلَـٰۤؤُا۟ ٱلۡمُبِینُ

Suphesiz ki bu apacık bir imtihandı." (dedik)

107Sâffât Suresi, 107. Ayet

وَفَدَیۡنَـٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِیمࣲ

Ve ona buyuk bir kurbanlık fidye verdik

108Sâffât Suresi, 108. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Kendisine sonradan gelenler icinde iyi bir nam bıraktık

109Sâffât Suresi, 109. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰۤ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ

Selam olsun Ibrahim'e

110Sâffât Suresi, 110. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Iste biz iyilik yapanları boyle mukafatlandırırız

111Sâffât Suresi, 111. Ayet

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Cunku o bizim mumin kullarımızdandı

112Sâffât Suresi, 112. Ayet

وَبَشَّرۡنَـٰهُ بِإِسۡحَـٰقَ نَبِیࣰّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِینَ

Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak uzere Ishak'ı mujdeledik

113Sâffât Suresi, 113. Ayet

وَبَـٰرَكۡنَا عَلَیۡهِ وَعَلَىٰۤ إِسۡحَـٰقَۚ وَمِن ذُرِّیَّتِهِمَا مُحۡسِنࣱ وَظَالِمࣱ لِّنَفۡسِهِۦ مُبِینࣱ

Hem ona hem Ishak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de acıkca kendi nefsine zulmedenler var

114Sâffât Suresi, 114. Ayet

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik

115Sâffât Suresi, 115. Ayet

وَنَجَّیۡنَـٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِیمِ

Hem kendilerini ve kavimlerini o buyuk sıkıntıdan kurtardık

116Sâffât Suresi, 116. Ayet

وَنَصَرۡنَـٰهُمۡ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلۡغَـٰلِبِینَ

Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular

117Sâffât Suresi, 117. Ayet

وَءَاتَیۡنَـٰهُمَا ٱلۡكِتَـٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِینَ

Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik

118Sâffât Suresi, 118. Ayet

وَهَدَیۡنَـٰهُمَا ٱلصِّرَ ٰ⁠طَ ٱلۡمُسۡتَقِیمَ

Kendilerini dogru yola cıkardık

119Sâffât Suresi, 119. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِمَا فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Sonrakiler icinde onlara iyi bir nam bıraktık

120Sâffât Suresi, 120. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

Selam olsun, Musa ile Harun'a

121Sâffât Suresi, 121. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Iste biz iyilik yapanları boyle mukafatlandırırız

122Sâffât Suresi, 122. Ayet

إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Cunku onların ikisi de bizim mumin kullarımızdandı

123Sâffât Suresi, 123. Ayet

وَإِنَّ إِلۡیَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Suphesiz Ilyas da gonderilen peygamberlerdendir

124Sâffât Suresi, 124. Ayet

إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦۤ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en guzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha onceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi

125Sâffât Suresi, 125. Ayet

أَتَدۡعُونَ بَعۡلࣰا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَـٰلِقِینَ

Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en guzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha onceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi

126Sâffât Suresi, 126. Ayet

ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَاۤىِٕكُمُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en guzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha onceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi

127Sâffât Suresi, 127. Ayet

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yuzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır

128Sâffât Suresi, 128. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Ancak Allah'ın ihlaslı kulları mustesna

129Sâffât Suresi, 129. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Ona da sonrakiler icinde sunu bıraktık

130Sâffât Suresi, 130. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰۤ إِلۡ یَاسِینَ

Selam olsun Ilyasin'e

131Sâffât Suresi, 131. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Iste biz iyilik yapanları boyle mukafatlandırırız

132Sâffât Suresi, 132. Ayet

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Cunku o bizim mumin kullarımızdandı

133Sâffât Suresi, 133. Ayet

وَإِنَّ لُوطࣰا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Suphesiz Lut da gonderilen peygamberlerdendir

134Sâffât Suresi, 134. Ayet

إِذۡ نَجَّیۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥۤ أَجۡمَعِینَ

Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıstık

135Sâffât Suresi, 135. Ayet

إِلَّا عَجُوزࣰا فِی ٱلۡغَـٰبِرِینَ

Ancak geride kalıp batanlar icinde kalan yaslı bir kadın haric

136Sâffât Suresi, 136. Ayet

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Sonra digerlerini helak etmistik

137Sâffât Suresi, 137. Ayet

وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَیۡهِم مُّصۡبِحِینَ

Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara ugrar ve uzerlerinden gecersiniz. Hala akıl edip dusunmez misiniz

138Sâffât Suresi, 138. Ayet

وَبِٱلَّیۡلِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ

Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara ugrar ve uzerlerinden gecersiniz. Hala akıl edip dusunmez misiniz

139Sâffât Suresi, 139. Ayet

وَإِنَّ یُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Suphesiz Yunus da gonderilen peygamberlerdendir

140Sâffât Suresi, 140. Ayet

إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Hani o bir zaman dolu bir gemiye kacmıstı

141Sâffât Suresi, 141. Ayet

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِینَ

(Oradakilerle) kur'a cekmis de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmustu

142Sâffât Suresi, 142. Ayet

فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِیمࣱ

Derken (denize atılmıs ve) kendisini balık yutmustu. (Kendi nefsini) kınıyordu

143Sâffât Suresi, 143. Ayet

فَلَوۡلَاۤ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِینَ

Eger cok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri gune kadar onun karnında kalırdı

144Sâffât Suresi, 144. Ayet

لَلَبِثَ فِی بَطۡنِهِۦۤ إِلَىٰ یَوۡمِ یُبۡعَثُونَ

Eger cok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri gune kadar onun karnında kalırdı

145Sâffât Suresi, 145. Ayet

۞ فَنَبَذۡنَـٰهُ بِٱلۡعَرَاۤءِ وَهُوَ سَقِیمࣱ

Biz onu hasta bir halde bir alana cıkardık

146Sâffât Suresi, 146. Ayet

وَأَنۢبَتۡنَا عَلَیۡهِ شَجَرَةࣰ مِّن یَقۡطِینࣲ

Uzerine kabak cinsinden bir agac bitirdik

147Sâffât Suresi, 147. Ayet

وَأَرۡسَلۡنَـٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ یَزِیدُونَ

Biz onu (Yunus'u) yuz bin veya daha cok insana peygamber olarak gonderdik

148Sâffât Suresi, 148. Ayet

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعۡنَـٰهُمۡ إِلَىٰ حِینࣲ

O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yasattık

149Sâffât Suresi, 149. Ayet

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ

Simdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oglanlar onların mı

150Sâffât Suresi, 150. Ayet

أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةَ إِنَـٰثࣰا وَهُمۡ شَـٰهِدُونَ

Yoksa biz melekleri disi yaratmısız da onlar sahit mi bulunuyorlarmıs

151Sâffât Suresi, 151. Ayet

أَلَاۤ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَیَقُولُونَ

Ha!.. Onlar, suphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah dogurdu" derler. Hic suphesiz onlar, yalancıdırlar

152Sâffât Suresi, 152. Ayet

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَـٰذِبُونَ

Ha!.. Onlar, suphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah dogurdu" derler. Hic suphesiz onlar, yalancıdırlar

153Sâffât Suresi, 153. Ayet

أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِینَ

(Allah) kızları ogullara tercih mi etmis

154Sâffât Suresi, 154. Ayet

مَا لَكُمۡ كَیۡفَ تَحۡكُمُونَ

Size ne oldu? Nasıl hukmediyorsunuz

155Sâffât Suresi, 155. Ayet

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Hic dusunmuyor musunuz

156Sâffât Suresi, 156. Ayet

أَمۡ لَكُمۡ سُلۡطَـٰنࣱ مُّبِینࣱ

Yoksa sizin icin acık bir delil mi var

157Sâffât Suresi, 157. Ayet

فَأۡتُوا۟ بِكِتَـٰبِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ

O halde, eger dogru soyluyorsanız getirin kitabınızı

158Sâffât Suresi, 158. Ayet

وَجَعَلُوا۟ بَیۡنَهُۥ وَبَیۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبࣰاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bagı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme goturuleceklerdir

159Sâffât Suresi, 159. Ayet

سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا یَصِفُونَ

Allah, onların yakıstırdıkları vasıflardan munezzeh ve yucedir

160Sâffât Suresi, 160. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Fakat Allah'ın ihlas ile secilen kulları baska (onlar, Allah'ı boyle sirk ile vasıflamazlar)

161Sâffât Suresi, 161. Ayet

فَإِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ

Cunku siz ve taptıklarınız, kendiliginden cehenneme saldıran kimseden baskasını, Allah'a karsı kandırıp, saptıramazsınız

162Sâffât Suresi, 162. Ayet

مَاۤ أَنتُمۡ عَلَیۡهِ بِفَـٰتِنِینَ

Cunku siz ve taptıklarınız, kendiliginden cehenneme saldıran kimseden baskasını, Allah'a karsı kandırıp, saptıramazsınız

163Sâffât Suresi, 163. Ayet

إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِیمِ

Cunku siz ve taptıklarınız, kendiliginden cehenneme saldıran kimseden baskasını, Allah'a karsı kandırıp, saptıramazsınız

164Sâffât Suresi, 164. Ayet

وَمَا مِنَّاۤ إِلَّا لَهُۥ مَقَامࣱ مَّعۡلُومࣱ

(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler

165Sâffât Suresi, 165. Ayet

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلصَّاۤفُّونَ

(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler

166Sâffât Suresi, 166. Ayet

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡمُسَبِّحُونَ

(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler

167Sâffât Suresi, 167. Ayet

وَإِن كَانُوا۟ لَیَقُولُونَ

(Musrikler) soyle diyorlardı: "Eger yanımızda onceki (ummet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile secilmis kullarından olurduk

168Sâffât Suresi, 168. Ayet

لَوۡ أَنَّ عِندَنَا ذِكۡرࣰا مِّنَ ٱلۡأَوَّلِینَ

(Musrikler) soyle diyorlardı: "Eger yanımızda onceki (ummet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile secilmis kullarından olurduk

169Sâffât Suresi, 169. Ayet

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

(Musrikler) soyle diyorlardı: "Eger yanımızda onceki (ummet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile secilmis kullarından olurduk

170Sâffât Suresi, 170. Ayet

فَكَفَرُوا۟ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ یَعۡلَمُونَ

Fakat simdi onu inkar ettiler. Ama ilerde bileceklerdir

171Sâffât Suresi, 171. Ayet

وَلَقَدۡ سَبَقَتۡ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Andolsun ki peygamberlikle gonderilen kullarımız hakkında su sozumuz gecmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir

172Sâffât Suresi, 172. Ayet

إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ

Andolsun ki peygamberlikle gonderilen kullarımız hakkında su sozumuz gecmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir

173Sâffât Suresi, 173. Ayet

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلۡغَـٰلِبُونَ

Andolsun ki peygamberlikle gonderilen kullarımız hakkında su sozumuz gecmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir

174Sâffât Suresi, 174. Ayet

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِینࣲ

Onun icin sen, bir sureye kadar onlardan yuz cevir

175Sâffât Suresi, 175. Ayet

وَأَبۡصِرۡهُمۡ فَسَوۡفَ یُبۡصِرُونَ

Onlara (inecek azabı) gozetle. Yakında onlar da goreceklerdir

176Sâffât Suresi, 176. Ayet

أَفَبِعَذَابِنَا یَسۡتَعۡجِلُونَ

Ya simdi onlar, bizim azabımıza ugramakta acele mi ediyorlar

177Sâffât Suresi, 177. Ayet

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمۡ فَسَاۤءَ صَبَاحُ ٱلۡمُنذَرِینَ

Fakat (azabımız) onların sahasına indigi zaman, (o acı sonucla) uyarılanların sabahı ne kotudur

178Sâffât Suresi, 178. Ayet

وَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِینࣲ

Yine sen, bir sureye kadar onlardan yuz cevir

179Sâffât Suresi, 179. Ayet

وَأَبۡصِرۡ فَسَوۡفَ یُبۡصِرُونَ

(Inecek azabı) gozetle! Yakında onlar da goreceklerdir

180Sâffât Suresi, 180. Ayet

سُبۡحَـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا یَصِفُونَ

Senin guc ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıstırdıkları vasıflardan munezzeh ve yucedir

181Sâffât Suresi, 181. Ayet

وَسَلَـٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Gonderilen butun peygamberlere selam olsun

182Sâffât Suresi, 182. Ayet

وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur

Yâsîn SuresiSâd Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.