HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Şûrâ Suresi
42

Şûrâ Suresi

سُورَةُ الشُّورَىٰ • 53 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Şûrâ Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ حمۤ

Ha, mim, ayn, sin, kaf

2Şûrâ Suresi, 2. Ayet

عۤسۤقۤ

Ha, mim, ayn, sin, kaf

3Şûrâ Suresi, 3. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ یُوحِیۤ إِلَیۡكَ وَإِلَى ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِكَ ٱللَّهُ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ

Ey Muhammed! Cok guclu hukum ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden oncekilere de boylece vahyeder

4Şûrâ Suresi, 4. Ayet

لَهُۥ مَا فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَمَا فِی ٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَلِیُّ ٱلۡعَظِیمُ

Goklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O cok yucedir, cok buyuktur

5Şûrâ Suresi, 5. Ayet

تَكَادُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تُ یَتَفَطَّرۡنَ مِن فَوۡقِهِنَّۚ وَٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةُ یُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡ وَیَسۡتَغۡفِرُونَ لِمَن فِی ٱلۡأَرۡضِۗ أَلَاۤ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِیمُ

Nerde ise gokler O'nun azametinden ta ustlerinden catlayacak gibi titresiyorlar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar ve yeryuzunde bulunan kimseler icin magfiret diliyorlar. Iyi bilin ki Allah cok bagıslayıcıdır, cok merhamet edicidir

6Şûrâ Suresi, 6. Ayet

وَٱلَّذِینَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦۤ أَوۡلِیَاۤءَ ٱللَّهُ حَفِیظٌ عَلَیۡهِمۡ وَمَاۤ أَنتَ عَلَیۡهِم بِوَكِیلࣲ

Allah'tan baska dostlar edinenlere gelince, Allah onların uzerinde devamlı bir gozetleyicidir. Ama sen onların uzerinde bir vekil degilsin

7Şûrâ Suresi, 7. Ayet

وَكَذَ ٰ⁠لِكَ أَوۡحَیۡنَاۤ إِلَیۡكَ قُرۡءَانًا عَرَبِیࣰّا لِّتُنذِرَ أُمَّ ٱلۡقُرَىٰ وَمَنۡ حَوۡلَهَا وَتُنذِرَ یَوۡمَ ٱلۡجَمۡعِ لَا رَیۡبَ فِیهِۚ فَرِیقࣱ فِی ٱلۡجَنَّةِ وَفَرِیقࣱ فِی ٱلسَّعِیرِ

Boylece biz sana Arapca bir Kur'an indirdik ki, sehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hic suphe olmayan kıyamet gununun dehsetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir

8Şûrâ Suresi, 8. Ayet

وَلَوۡ شَاۤءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَهُمۡ أُمَّةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ وَلَـٰكِن یُدۡخِلُ مَن یَشَاۤءُ فِی رَحۡمَتِهِۦۚ وَٱلظَّـٰلِمُونَ مَا لَهُم مِّن وَلِیࣲّ وَلَا نَصِیرٍ

Eger Allah dileseydi butun insanları bir tek ummet yapardı. Fakat O yalnız diledigini rahmetinin icine almaktadır. Zalimler icin ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı

9Şûrâ Suresi, 9. Ayet

أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦۤ أَوۡلِیَاۤءَۖ فَٱللَّهُ هُوَ ٱلۡوَلِیُّ وَهُوَ یُحۡیِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَیۡءࣲ قَدِیرࣱ

Yoksa onlar Allah'tan baska dostlar mı edindiler? Oysa asıl dost Allah'tır. Oluleri diriltecek olan da O'dur. O'nun her seye gucu yeter

10Şûrâ Suresi, 10. Ayet

وَمَا ٱخۡتَلَفۡتُمۡ فِیهِ مِن شَیۡءࣲ فَحُكۡمُهُۥۤ إِلَى ٱللَّهِۚ ذَ ٰ⁠لِكُمُ ٱللَّهُ رَبِّی عَلَیۡهِ تَوَكَّلۡتُ وَإِلَیۡهِ أُنِیبُ

Hakkında ihtilafa dustugunuz herhangi bir seyin hukmu Allah'a aittir. Iste benim Rabbim olan Allah budur. Ben yalnız O'na guvendim ve yalnız O'na yoneliyorum

11Şûrâ Suresi, 11. Ayet

فَاطِرُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِۚ جَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوَ ٰ⁠جࣰا وَمِنَ ٱلۡأَنۡعَـٰمِ أَزۡوَ ٰ⁠جࣰا یَذۡرَؤُكُمۡ فِیهِۚ لَیۡسَ كَمِثۡلِهِۦ شَیۡءࣱۖ وَهُوَ ٱلسَّمِیعُ ٱلۡبَصِیرُ

O goklerin ve yerin yaratıcısıdır. O sizin icin kendi nefsinizden esler ve hayvanlardan da ciftler yaratmıstır. O, sizi bu duzen icerisinde uretip cogaltıyor. O'nun benzeri olan hicbir sey yoktur. O, her seyi isitir ve gorur

12Şûrâ Suresi, 12. Ayet

لَهُۥ مَقَالِیدُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِۖ یَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن یَشَاۤءُ وَیَقۡدِرُۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَیۡءٍ عَلِیمࣱ

Goklerin ve yerin kilitleri O'na aittir. O diledigine rızkı genisletir ve daraltır. Suphesiz ki O, her seyi hakkıyla bilir

13Şûrâ Suresi, 13. Ayet

۞ شَرَعَ لَكُم مِّنَ ٱلدِّینِ مَا وَصَّىٰ بِهِۦ نُوحࣰا وَٱلَّذِیۤ أَوۡحَیۡنَاۤ إِلَیۡكَ وَمَا وَصَّیۡنَا بِهِۦۤ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ وَمُوسَىٰ وَعِیسَىٰۤۖ أَنۡ أَقِیمُوا۟ ٱلدِّینَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا۟ فِیهِۚ كَبُرَ عَلَى ٱلۡمُشۡرِكِینَ مَا تَدۡعُوهُمۡ إِلَیۡهِۚ ٱللَّهُ یَجۡتَبِیۤ إِلَیۡهِ مَن یَشَاۤءُ وَیَهۡدِیۤ إِلَیۡهِ مَن یُنِیبُ

Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurdugu seyi sizin icin de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettigimizi, Ibrahim'e, Musa'ya ve Isa'ya tavsiye buyurdugumuzu da seriat kıldı. Soyle ki: Dini dogru tutun ve onda ayrılıga dusmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettigin sey, musriklere agır geldi. Allah diledigini kendine secer ve kendisine yoneleni de dogru yola iletir

14Şûrâ Suresi, 14. Ayet

وَمَا تَفَرَّقُوۤا۟ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَاۤءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡیَۢا بَیۡنَهُمۡۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةࣱ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ إِلَىٰۤ أَجَلࣲ مُّسَمࣰّى لَّقُضِیَ بَیۡنَهُمۡۚ وَإِنَّ ٱلَّذِینَ أُورِثُوا۟ ٱلۡكِتَـٰبَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَفِی شَكࣲّ مِّنۡهُ مُرِیبࣲ

Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra, ancak aralarındaki, cekememezlik yuzunden ayrılıga dustuler. Eger Rabbin tarafından azabın ertelendigine dair bir soz gecmemis olsaydı aralarında mutlaka hukum verilirdi. Kendilerinden sonra Kitab'a varis kılınan kitap ehli de Kur'an hakkında bir suphe ve tereddut icindedirler

15Şûrâ Suresi, 15. Ayet

فَلِذَ ٰ⁠لِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَاۤ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَاۤءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَاۤ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَـٰبࣲۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَیۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَاۤ أَعۡمَـٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَـٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَیۡنَنَا وَبَیۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ یَجۡمَعُ بَیۡنَنَاۖ وَإِلَیۡهِ ٱلۡمَصِیرُ

Ey Muhammed! Iste bunun icin insanları tevhide davet et ve sana emredildigi gibi dosdogru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın kitaptan indirdigine inandım ve bana aranızda adaleti gerceklestirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hicbir tartısmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Donus yalnız O'nadır

16Şûrâ Suresi, 16. Ayet

وَٱلَّذِینَ یُحَاۤجُّونَ فِی ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا ٱسۡتُجِیبَ لَهُۥ حُجَّتُهُمۡ دَاحِضَةٌ عِندَ رَبِّهِمۡ وَعَلَیۡهِمۡ غَضَبࣱ وَلَهُمۡ عَذَابࣱ شَدِیدٌ

Allah'ın davetine uyulduktan sonra, hala O'nun dini hakkında mucadele edenlerin, getirdikleri deliller Rableri yanında batıldır. Onların uzerinde bir gazab ve kendileri icin siddetli bir azab vardır

17Şûrâ Suresi, 17. Ayet

ٱللَّهُ ٱلَّذِیۤ أَنزَلَ ٱلۡكِتَـٰبَ بِٱلۡحَقِّ وَٱلۡمِیزَانَۗ وَمَا یُدۡرِیكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ قَرِیبࣱ

Bu kitabı ve olcuyu hakla indiren Allah'tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır

18Şûrâ Suresi, 18. Ayet

یَسۡتَعۡجِلُ بِهَا ٱلَّذِینَ لَا یُؤۡمِنُونَ بِهَاۖ وَٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ مُشۡفِقُونَ مِنۡهَا وَیَعۡلَمُونَ أَنَّهَا ٱلۡحَقُّۗ أَلَاۤ إِنَّ ٱلَّذِینَ یُمَارُونَ فِی ٱلسَّاعَةِ لَفِی ضَلَـٰلِۭ بَعِیدٍ

O'na inanmayanlar kıyametin cabuk gelmesini istiyorlar. Inananlar ise O'ndan korkarlar ve O'nun hak oldugunu bilirler. Iyi bilin ki, kıyamet saati hakkında tartısanlar derin bir sapıklık icindedirler

19Şûrâ Suresi, 19. Ayet

ٱللَّهُ لَطِیفُۢ بِعِبَادِهِۦ یَرۡزُقُ مَن یَشَاۤءُۖ وَهُوَ ٱلۡقَوِیُّ ٱلۡعَزِیزُ

Allah kullarına cok lutufkardır. Diledigine rızık verir. O cok kuvvetlidir, cok gucludur

20Şûrâ Suresi, 20. Ayet

مَن كَانَ یُرِیدُ حَرۡثَ ٱلۡـَٔاخِرَةِ نَزِدۡ لَهُۥ فِی حَرۡثِهِۦۖ وَمَن كَانَ یُرِیدُ حَرۡثَ ٱلدُّنۡیَا نُؤۡتِهِۦ مِنۡهَا وَمَا لَهُۥ فِی ٱلۡـَٔاخِرَةِ مِن نَّصِیبٍ

Her kim ahiret kazancını isterse, biz onun kazancını artırırız, her kim de dunya kazancını isterse ona da ondan veririz, ama onun ahirette hicbir nasibi yoktur

21Şûrâ Suresi, 21. Ayet

أَمۡ لَهُمۡ شُرَكَـٰۤؤُا۟ شَرَعُوا۟ لَهُم مِّنَ ٱلدِّینِ مَا لَمۡ یَأۡذَنۢ بِهِ ٱللَّهُۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةُ ٱلۡفَصۡلِ لَقُضِیَ بَیۡنَهُمۡۗ وَإِنَّ ٱلظَّـٰلِمِینَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِیمࣱ

Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermedigi seyi kendilerine mesru kılacak ortakları mı vardır? Eger azabın ertelenmesine dair kesin yargı sozu olmasaydı, aralarında hemen hukum verilir, isleri bitirilirdi. Gercekten zalimler icin acı bir azab vardır

22Şûrâ Suresi, 22. Ayet

تَرَى ٱلظَّـٰلِمِینَ مُشۡفِقِینَ مِمَّا كَسَبُوا۟ وَهُوَ وَاقِعُۢ بِهِمۡۗ وَٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فِی رَوۡضَاتِ ٱلۡجَنَّاتِۖ لَهُم مَّا یَشَاۤءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ذَ ٰ⁠لِكَ هُوَ ٱلۡفَضۡلُ ٱلۡكَبِیرُ

Sen kıyamet gunu kazandıkları seyin cezası baslarına gelirken zalimlerin korkudan titrediklerini gorursun. Iman edip salih amel isleyenler ise cennet bahcelerindedirler. Rablerinin yanında onlar icin istedikleri her sey vardır. Iste buyuk lutuf budur

23Şûrâ Suresi, 23. Ayet

ذَ ٰ⁠لِكَ ٱلَّذِی یُبَشِّرُ ٱللَّهُ عِبَادَهُ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِۗ قُل لَّاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ أَجۡرًا إِلَّا ٱلۡمَوَدَّةَ فِی ٱلۡقُرۡبَىٰۗ وَمَن یَقۡتَرِفۡ حَسَنَةࣰ نَّزِدۡ لَهُۥ فِیهَا حُسۡنًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورࣱ شَكُورٌ

Iste Allah iman edip salih amel isleyen kullarını bununla mujdeler. Ey Muhammed! De ki: "Ben bu tebligime karsı sizden akrabalıkta sevgiden baska hicbir ucret istemiyorum." Her kim bir iyilik yaparsa biz onun iyiligini artırırız. Suphesiz ki Allah cok bagıslayıcıdır, sukrun karsılıgını verir

24Şûrâ Suresi, 24. Ayet

أَمۡ یَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبࣰاۖ فَإِن یَشَإِ ٱللَّهُ یَخۡتِمۡ عَلَىٰ قَلۡبِكَۗ وَیَمۡحُ ٱللَّهُ ٱلۡبَـٰطِلَ وَیُحِقُّ ٱلۡحَقَّ بِكَلِمَـٰتِهِۦۤۚ إِنَّهُۥ عَلِیمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Yoksa onlar, senin hakkında: "Allah'a karsı yalan uydurdu." mu diyorlar? Eger Allah dilerse senin de kalbini muhurler; batılı yok eder ve sozleriyle hakkı gerceklestirir. Suphesiz ki O kalplerde bulunan seyleri hakkıyla bilir

25Şûrâ Suresi, 25. Ayet

وَهُوَ ٱلَّذِی یَقۡبَلُ ٱلتَّوۡبَةَ عَنۡ عِبَادِهِۦ وَیَعۡفُوا۟ عَنِ ٱلسَّیِّـَٔاتِ وَیَعۡلَمُ مَا تَفۡعَلُونَ

Kullarının tevbesini kabul eden, kotulukleri affeden ve sizin yaptıklarınızı bilen O'dur

26Şûrâ Suresi, 26. Ayet

وَیَسۡتَجِیبُ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَیَزِیدُهُم مِّن فَضۡلِهِۦۚ وَٱلۡكَـٰفِرُونَ لَهُمۡ عَذَابࣱ شَدِیدࣱ

Allah iman edip, salih amel isleyenlerin tevbesini kabul eder, onlara lutfundan daha fazlasını verir. Kafirler icin ise siddetli bir azap vardır

27Şûrâ Suresi, 27. Ayet

۞ وَلَوۡ بَسَطَ ٱللَّهُ ٱلرِّزۡقَ لِعِبَادِهِۦ لَبَغَوۡا۟ فِی ٱلۡأَرۡضِ وَلَـٰكِن یُنَزِّلُ بِقَدَرࣲ مَّا یَشَاۤءُۚ إِنَّهُۥ بِعِبَادِهِۦ خَبِیرُۢ بَصِیرࣱ

Eger Allah rızkı kullarına bol bol verseydi, mutlaka yeryuzunde azgınlık ederlerdi. Fakat O diledigini belli bir olcuye gore indiriyor. Suphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları hakkıyla gorur

28Şûrâ Suresi, 28. Ayet

وَهُوَ ٱلَّذِی یُنَزِّلُ ٱلۡغَیۡثَ مِنۢ بَعۡدِ مَا قَنَطُوا۟ وَیَنشُرُ رَحۡمَتَهُۥۚ وَهُوَ ٱلۡوَلِیُّ ٱلۡحَمِیدُ

Insanlar umitlerini kestikten sonra yagmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan O'dur. Ovulmeye layık olan gercek dost O'dur

29Şûrâ Suresi, 29. Ayet

وَمِنۡ ءَایَـٰتِهِۦ خَلۡقُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَثَّ فِیهِمَا مِن دَاۤبَّةࣲۚ وَهُوَ عَلَىٰ جَمۡعِهِمۡ إِذَا یَشَاۤءُ قَدِیرࣱ

Gokleri yeri ve her ikisinde yaydıgı canlıları yaratması da Allah'ın kudretinin delillerindendir. O'nun diledigi zaman onları biraraya toplamaya da gucu yeter

30Şûrâ Suresi, 30. Ayet

وَمَاۤ أَصَـٰبَكُم مِّن مُّصِیبَةࣲ فَبِمَا كَسَبَتۡ أَیۡدِیكُمۡ وَیَعۡفُوا۟ عَن كَثِیرࣲ

Basınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yuzundendir. Bununla beraber Allah yine de cogunu affeder

31Şûrâ Suresi, 31. Ayet

وَمَاۤ أَنتُم بِمُعۡجِزِینَ فِی ٱلۡأَرۡضِۖ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِیࣲّ وَلَا نَصِیرࣲ

Siz yeryuzunde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan baska bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur

32Şûrâ Suresi, 32. Ayet

وَمِنۡ ءَایَـٰتِهِ ٱلۡجَوَارِ فِی ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَـٰمِ

Denizlerde yuce daglar gibi gemilerin yurumesi de O'nun kudretinin delillerindendir

33Şûrâ Suresi, 33. Ayet

إِن یَشَأۡ یُسۡكِنِ ٱلرِّیحَ فَیَظۡلَلۡنَ رَوَاكِدَ عَلَىٰ ظَهۡرِهِۦۤۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّكُلِّ صَبَّارࣲ شَكُورٍ

Eger O dilerse ruzgarı durdurur da yelkenle giden gemiler denizin uzerinde duruverirler. Suphesiz ki bunda sabırlı olan ve cok sukreden kimseler icin nice ibretler vardır

34Şûrâ Suresi, 34. Ayet

أَوۡ یُوبِقۡهُنَّ بِمَا كَسَبُوا۟ وَیَعۡفُ عَن كَثِیرࣲ

Yahut da Allah kazandıkları gunahlar yuzunden onları helak eder ve bircogunu da bagıslar

35Şûrâ Suresi, 35. Ayet

وَیَعۡلَمَ ٱلَّذِینَ یُجَـٰدِلُونَ فِیۤ ءَایَـٰتِنَا مَا لَهُم مِّن مَّحِیصࣲ

Ayetlerimiz hakkında mucadele edenler bilsinler ki kendileri icin kacacak bir yer yoktur

36Şûrâ Suresi, 36. Ayet

فَمَاۤ أُوتِیتُم مِّن شَیۡءࣲ فَمَتَـٰعُ ٱلۡحَیَوٰةِ ٱلدُّنۡیَاۚ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَیۡرࣱ وَأَبۡقَىٰ لِلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ یَتَوَكَّلُونَ

Size verilen herhangi bir sey sadece dunya hayatının gecici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar ise iman edip sadece Rablerine guvenen kimseler icin daha hayırlı ve daha kalıcıdır

37Şûrâ Suresi, 37. Ayet

وَٱلَّذِینَ یَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰۤىِٕرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَ ٰ⁠حِشَ وَإِذَا مَا غَضِبُوا۟ هُمۡ یَغۡفِرُونَ

O iman edenler, buyuk gunahlardan ve hayasızlıktan kacınırlar. Onlar ofkelendikleri zaman da kusurları bagıslarlar

38Şûrâ Suresi, 38. Ayet

وَٱلَّذِینَ ٱسۡتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمۡ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَمۡرُهُمۡ شُورَىٰ بَیۡنَهُمۡ وَمِمَّا رَزَقۡنَـٰهُمۡ یُنفِقُونَ

Onlar, Rablerinin davetini kabul ederler ve namazı dosdogru kılarlar. Onların isleri de kendi aralarında bir istisare iledir. Kendilerine verdigimiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar

39Şûrâ Suresi, 39. Ayet

وَٱلَّذِینَ إِذَاۤ أَصَابَهُمُ ٱلۡبَغۡیُ هُمۡ یَنتَصِرُونَ

Onlar, bir zulum ve saldırıya ugradıkları zaman birbirleriyle yardımlasırlar

40Şûrâ Suresi, 40. Ayet

وَجَزَ ٰ⁠ۤؤُا۟ سَیِّئَةࣲ سَیِّئَةࣱ مِّثۡلُهَاۖ فَمَنۡ عَفَا وَأَصۡلَحَ فَأَجۡرُهُۥ عَلَى ٱللَّهِۚ إِنَّهُۥ لَا یُحِبُّ ٱلظَّـٰلِمِینَ

Bir kotulugun cezası yine onun gibi bir kotuluktur, ama kim affeder, bagıslarsa onun mukafatı Allah'a aittir. Suphesiz ki Allah, zalimleri sevmez

41Şûrâ Suresi, 41. Ayet

وَلَمَنِ ٱنتَصَرَ بَعۡدَ ظُلۡمِهِۦ فَأُو۟لَـٰۤىِٕكَ مَا عَلَیۡهِم مِّن سَبِیلٍ

Zulme ugradıktan sonra hakkını alan kimseye gelince, iste onların aleyhinde ceza vermek icin herhangi bir yol yoktur

42Şûrâ Suresi, 42. Ayet

إِنَّمَا ٱلسَّبِیلُ عَلَى ٱلَّذِینَ یَظۡلِمُونَ ٱلنَّاسَ وَیَبۡغُونَ فِی ٱلۡأَرۡضِ بِغَیۡرِ ٱلۡحَقِّۚ أُو۟لَـٰۤىِٕكَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِیمࣱ

Yol ancak insanlara zulmedenler ve yeryuzunde haksız yere taskınlık edenler aleyhinedir. Iste onlar icin acı bir azap vardır

43Şûrâ Suresi, 43. Ayet

وَلَمَن صَبَرَ وَغَفَرَ إِنَّ ذَ ٰ⁠لِكَ لَمِنۡ عَزۡمِ ٱلۡأُمُورِ

Her kim de sabreder ve kusuru bagıslarsa, iste bu elbette azmedilecek islerdendir

44Şûrâ Suresi, 44. Ayet

وَمَن یُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن وَلِیࣲّ مِّنۢ بَعۡدِهِۦۗ وَتَرَى ٱلظَّـٰلِمِینَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلۡعَذَابَ یَقُولُونَ هَلۡ إِلَىٰ مَرَدࣲّ مِّن سَبِیلࣲ

Allah kimi saptırırsa artık bundan sonra onun icin hicbir dost yoktur. Sen, azabı gorduklerinde zalimlerin: "Acaba donecek bir yol var mıdır?" dediklerini gorursun

45Şûrâ Suresi, 45. Ayet

وَتَرَىٰهُمۡ یُعۡرَضُونَ عَلَیۡهَا خَـٰشِعِینَ مِنَ ٱلذُّلِّ یَنظُرُونَ مِن طَرۡفٍ خَفِیࣲّۗ وَقَالَ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوۤا۟ إِنَّ ٱلۡخَـٰسِرِینَ ٱلَّذِینَ خَسِرُوۤا۟ أَنفُسَهُمۡ وَأَهۡلِیهِمۡ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِۗ أَلَاۤ إِنَّ ٱلظَّـٰلِمِینَ فِی عَذَابࣲ مُّقِیمࣲ

Sen, onların asagılıktan dolayı basları one egilmis, goz ucuyla gizli gizli etrafa bakarlarken atese sunulduklarını gorursun, iman edenler de: "Gercekten zarara ugrayanlar hem kendilerine hem de ailelerine kıyamet gunu yazık etmis olan kimselerdir."diyeceklerdir. Iyi bilin ki zalimler devamlı bir azap icerisindedirler

46Şûrâ Suresi, 46. Ayet

وَمَا كَانَ لَهُم مِّنۡ أَوۡلِیَاۤءَ یَنصُرُونَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِۗ وَمَن یُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن سَبِیلٍ

Onların Allah'tan baska kendilerine yardım edecek hicbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun icin cıkar bir yol yoktur

47Şûrâ Suresi, 47. Ayet

ٱسۡتَجِیبُوا۟ لِرَبِّكُم مِّن قَبۡلِ أَن یَأۡتِیَ یَوۡمࣱ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِۚ مَا لَكُم مِّن مَّلۡجَإࣲ یَوۡمَىِٕذࣲ وَمَا لَكُم مِّن نَّكِیرࣲ

Allah tarafından, geri cevrilemeyecek kıyamet gunu gelmeden once, Rabbinizin davetine uyun, cunku o gun, sizin icin sıgınacak bir yer yoktur ve siz inkar da edemezsiniz

48Şûrâ Suresi, 48. Ayet

فَإِنۡ أَعۡرَضُوا۟ فَمَاۤ أَرۡسَلۡنَـٰكَ عَلَیۡهِمۡ حَفِیظًاۖ إِنۡ عَلَیۡكَ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُۗ وَإِنَّاۤ إِذَاۤ أَذَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ مِنَّا رَحۡمَةࣰ فَرِحَ بِهَاۖ وَإِن تُصِبۡهُمۡ سَیِّئَةُۢ بِمَا قَدَّمَتۡ أَیۡدِیهِمۡ فَإِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ كَفُورࣱ

Ey Muhammed! Eger onlar yuz cevirirlerse bilsinler ki, biz seni onların uzerine bir bekci olarak gondermedik. Sana dusen sadece tebligdir. Gercekten biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir, ama elleriyle yaptıkları yuzunden kendilerine bir kotuluk isabet ederse, o zaman gorursun ki insan cok nankordur

49Şûrâ Suresi, 49. Ayet

لِّلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِۚ یَخۡلُقُ مَا یَشَاۤءُۚ یَهَبُ لِمَن یَشَاۤءُ إِنَـٰثࣰا وَیَهَبُ لِمَن یَشَاۤءُ ٱلذُّكُورَ

Goklerin ve yerin hukumranlıgı yalnız Allah'a aittir. O diledigini yaratır, diledigine kız cocuk, diledigine de erkek cocuk bahseder

50Şûrâ Suresi, 50. Ayet

أَوۡ یُزَوِّجُهُمۡ ذُكۡرَانࣰا وَإِنَـٰثࣰاۖ وَیَجۡعَلُ مَن یَشَاۤءُ عَقِیمًاۚ إِنَّهُۥ عَلِیمࣱ قَدِیرࣱ

Yahut Allah onları erkek ve kız olmak uzere cift verir, diledigini de kısır yapar. Suphesiz ki O her seyi bilir. O'nun her seye gucu yeter

51Şûrâ Suresi, 51. Ayet

۞ وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن یُكَلِّمَهُ ٱللَّهُ إِلَّا وَحۡیًا أَوۡ مِن وَرَاۤىِٕ حِجَابٍ أَوۡ یُرۡسِلَ رَسُولࣰا فَیُوحِیَ بِإِذۡنِهِۦ مَا یَشَاۤءُۚ إِنَّهُۥ عَلِیٌّ حَكِیمࣱ

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konusur. Yahut da bir elci gonderir de izniyle ona diledigini vahyeder. Suphesiz ki O cok yucedir, hukum ve hikmet sahibidir

52Şûrâ Suresi, 52. Ayet

وَكَذَ ٰ⁠لِكَ أَوۡحَیۡنَاۤ إِلَیۡكَ رُوحࣰا مِّنۡ أَمۡرِنَاۚ مَا كُنتَ تَدۡرِی مَا ٱلۡكِتَـٰبُ وَلَا ٱلۡإِیمَـٰنُ وَلَـٰكِن جَعَلۡنَـٰهُ نُورࣰا نَّهۡدِی بِهِۦ مَن نَّشَاۤءُ مِنۡ عِبَادِنَاۚ وَإِنَّكَ لَتَهۡدِیۤ إِلَىٰ صِرَ ٰ⁠طࣲ مُّسۡتَقِیمࣲ

Iste biz boylece sana da emrimizden Kur'an'ı vahyettik. Yoksa sen kitap nedir? Iman nedir? bilmiyordun. Fakat biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan diledigimizi dogru yola iletiyoruz. Suphesiz ki sen de insanları dogru bir yola goturuyorsun

53Şûrâ Suresi, 53. Ayet

صِرَ ٰ⁠طِ ٱللَّهِ ٱلَّذِی لَهُۥ مَا فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَمَا فِی ٱلۡأَرۡضِۗ أَلَاۤ إِلَى ٱللَّهِ تَصِیرُ ٱلۡأُمُورُ

Goklerde ve yerde bulunanların sahibi olan Allah'ın yoluna goturuyorsun. Iyi bilin ki butun isler sonunda yalnız Allah'a donecektir

Fussilet SuresiZuhruf Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.