HakkımızdaGizlilikİletişim
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Zuhruf Suresi
43

Zuhruf Suresi

سُورَةُ الزُّخۡرُفِ • 89 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Zuhruf Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ حمۤ

Ha, mim

2Zuhruf Suresi, 2. Ayet

وَٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِینِ

Apacık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapca bir Kur'an yaptık

3Zuhruf Suresi, 3. Ayet

إِنَّا جَعَلۡنَـٰهُ قُرۡءَ ٰ⁠ نًا عَرَبِیࣰّا لَّعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ

Apacık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapca bir Kur'an yaptık

4Zuhruf Suresi, 4. Ayet

وَإِنَّهُۥ فِیۤ أُمِّ ٱلۡكِتَـٰبِ لَدَیۡنَا لَعَلِیٌّ حَكِیمٌ

Gercekten o bizim nezdimizde bulunan ana kitapta mevcut yuce ve hikmet dolu bir kitaptır

5Zuhruf Suresi, 5. Ayet

أَفَنَضۡرِبُ عَنكُمُ ٱلذِّكۡرَ صَفۡحًا أَن كُنتُمۡ قَوۡمࣰا مُّسۡرِفِینَ

Siz haddi asan bir kavim oldunuz diye Kur'an'ı size gondermekten vaz mı gecelim

6Zuhruf Suresi, 6. Ayet

وَكَمۡ أَرۡسَلۡنَا مِن نَّبِیࣲّ فِی ٱلۡأَوَّلِینَ

Biz oncekilere de nice peygamberler gondermistik

7Zuhruf Suresi, 7. Ayet

وَمَا یَأۡتِیهِم مِّن نَّبِیٍّ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ یَسۡتَهۡزِءُونَ

Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı

8Zuhruf Suresi, 8. Ayet

فَأَهۡلَكۡنَاۤ أَشَدَّ مِنۡهُم بَطۡشࣰا وَمَضَىٰ مَثَلُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Biz onlardan daha kuvvetli olanları helak ettik. Kur'an'da oncekilerin ornegi de gecmistir

9Zuhruf Suresi, 9. Ayet

وَلَىِٕن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ لَیَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡعَلِیمُ

Eger sen onlara: "Gokleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette: "Onları cok guclu ve herseyi bilen Allah yarattı." derler

10Zuhruf Suresi, 10. Ayet

ٱلَّذِی جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدࣰا وَجَعَلَ لَكُمۡ فِیهَا سُبُلࣰا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

O, yeryuzunu sizin icin bir besik yaptı ve dogru gidesiniz diye orada sizin icin yollar meydana getirdi

11Zuhruf Suresi, 11. Ayet

وَٱلَّذِی نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَاۤءِ مَاۤءَۢ بِقَدَرࣲ فَأَنشَرۡنَا بِهِۦ بَلۡدَةࣰ مَّیۡتࣰاۚ كَذَ ٰ⁠لِكَ تُخۡرَجُونَ

Allah gokten belli bir olcuye gore su indirdi. Biz onunla olu bir memlekete yeniden hayat verdik. Iste siz de kabirlerinizden boyle diriltilip cıkarılacaksınız

12Zuhruf Suresi, 12. Ayet

وَٱلَّذِی خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَ ٰ⁠جَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡفُلۡكِ وَٱلۡأَنۡعَـٰمِ مَا تَرۡكَبُونَ

Allah butun ciftleri yaratmıstır. Sizin icin bineceginiz gemiler ve hayvanlar var etmistir

13Zuhruf Suresi, 13. Ayet

لِتَسۡتَوُۥا۟ عَلَىٰ ظُهُورِهِۦ ثُمَّ تَذۡكُرُوا۟ نِعۡمَةَ رَبِّكُمۡ إِذَا ٱسۡتَوَیۡتُمۡ عَلَیۡهِ وَتَقُولُوا۟ سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِی سَخَّرَ لَنَا هَـٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُۥ مُقۡرِنِینَ

Siz onların sırtına binip uzerlerine yerlestiginiz zaman, Rabbinizin nimetini anarak soyle diyesiniz: "Bunları bizim hizmetimize veren Allah'ı tenzih ve tesbih ederiz. Yoksa bizim bunlara gucumuz yetmezdi

14Zuhruf Suresi, 14. Ayet

وَإِنَّاۤ إِلَىٰ رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ

Gercekten biz Rabbimize donecegiz

15Zuhruf Suresi, 15. Ayet

وَجَعَلُوا۟ لَهُۥ مِنۡ عِبَادِهِۦ جُزۡءًاۚ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لَكَفُورࣱ مُّبِینٌ

Buna ragmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parcası saydılar. Gercekten de insan apacık bir nankordur

16Zuhruf Suresi, 16. Ayet

أَمِ ٱتَّخَذَ مِمَّا یَخۡلُقُ بَنَاتࣲ وَأَصۡفَىٰكُم بِٱلۡبَنِینَ

Yoksa O, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de erkek cocukları size mi secti

17Zuhruf Suresi, 17. Ayet

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحۡمَـٰنِ مَثَلࣰا ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدࣰّا وَهُوَ كَظِیمٌ

Onlardan biri Rahman olan Allah'a isnad ettigi kız cocugu ile mujdelendigi zaman yuzu simsiyah kesilir de ofkesinden yutkunur durur

18Zuhruf Suresi, 18. Ayet

أَوَمَن یُنَشَّؤُا۟ فِی ٱلۡحِلۡیَةِ وَهُوَ فِی ٱلۡخِصَامِ غَیۡرُ مُبِینࣲ

Yoksa onlar, sus ve zinet icerisinde yetistirilip de mucadelede erkek gibi kendisini savunmaya acık olmayan kızları mı O'na isnad ediyorlar

19Zuhruf Suresi, 19. Ayet

وَجَعَلُوا۟ ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةَ ٱلَّذِینَ هُمۡ عِبَـٰدُ ٱلرَّحۡمَـٰنِ إِنَـٰثًاۚ أَشَهِدُوا۟ خَلۡقَهُمۡۚ سَتُكۡتَبُ شَهَـٰدَتُهُمۡ وَیُسۡـَٔلُونَ

Onlar Rahman olan Allah'ın kulları olan melekleri de disi saydılar. Onlar meleklerin yaratılısını gorduler mi? Onların sahitlikleri yazılacak ve onlar sorguya cekileceklerdir

20Zuhruf Suresi, 20. Ayet

وَقَالُوا۟ لَوۡ شَاۤءَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مَا عَبَدۡنَـٰهُمۗ مَّا لَهُم بِذَ ٰ⁠لِكَ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِنۡ هُمۡ إِلَّا یَخۡرُصُونَ

Onlar: "Eger Rahman olan, Allah dileseydi, biz o meleklere tapmazdık." dediler. Onların bu hususta hicbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan soyluyorlar

21Zuhruf Suresi, 21. Ayet

أَمۡ ءَاتَیۡنَـٰهُمۡ كِتَـٰبࣰا مِّن قَبۡلِهِۦ فَهُم بِهِۦ مُسۡتَمۡسِكُونَ

Yoksa biz kendilerine bundan once bir kitap verdik de onlar, ona mı sarılıyorlar

22Zuhruf Suresi, 22. Ayet

بَلۡ قَالُوۤا۟ إِنَّا وَجَدۡنَاۤ ءَابَاۤءَنَا عَلَىٰۤ أُمَّةࣲ وَإِنَّا عَلَىٰۤ ءَاثَـٰرِهِم مُّهۡتَدُونَ

Hayır, onlar sadece: "Biz babalarımızı bu din uzerinde bulduk, biz de onların izinde gidiyoruz." dediler

23Zuhruf Suresi, 23. Ayet

وَكَذَ ٰ⁠لِكَ مَاۤ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِی قَرۡیَةࣲ مِّن نَّذِیرٍ إِلَّا قَالَ مُتۡرَفُوهَاۤ إِنَّا وَجَدۡنَاۤ ءَابَاۤءَنَا عَلَىٰۤ أُمَّةࣲ وَإِنَّا عَلَىٰۤ ءَاثَـٰرِهِم مُّقۡتَدُونَ

Ey Muhammed! Yine boyle biz senden once de hangi memlekete bir uyarıcı gondermissek, mutlaka oranın sımarık varlıklı kimseleri: "Biz babalarımızı bir din uzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler

24Zuhruf Suresi, 24. Ayet

۞ قَـٰلَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكُم بِأَهۡدَىٰ مِمَّا وَجَدتُّمۡ عَلَیۡهِ ءَابَاۤءَكُمۡۖ قَالُوۤا۟ إِنَّا بِمَاۤ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ كَـٰفِرُونَ

Gonderilen uyarıcı; "Eger size babalarınızı uzerinde buldugunuz dinden daha dogrusunu getirmissem de mi bana uymazsınız?" deyince, onlar: "Gercekten biz sizin teblig icin gonderildiginiz seyi tanımıyoruz." dediler

25Zuhruf Suresi, 25. Ayet

فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡۖ فَٱنظُرۡ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِینَ

Biz de onlardan intikam aldık. Bak peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl oldu

26Zuhruf Suresi, 26. Ayet

وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمُ لِأَبِیهِ وَقَوۡمِهِۦۤ إِنَّنِی بَرَاۤءࣱ مِّمَّا تَعۡبُدُونَ

Hani Ibrahim babasına ve kavmine: "Gercekten ben sizin taptıgınız seylerden uzagım

27Zuhruf Suresi, 27. Ayet

إِلَّا ٱلَّذِی فَطَرَنِی فَإِنَّهُۥ سَیَهۡدِینِ

Ben ancak beni yaratana taparım. Suphesiz ki O, beni dogru yola iletecektir." dedi

28Zuhruf Suresi, 28. Ayet

وَجَعَلَهَا كَلِمَةَۢ بَاقِیَةࣰ فِی عَقِبِهِۦ لَعَلَّهُمۡ یَرۡجِعُونَ

Ibrahim, bu sozu, ardından gelecek olanlara devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı ki, onlar dogru yola donsunler

29Zuhruf Suresi, 29. Ayet

بَلۡ مَتَّعۡتُ هَـٰۤؤُلَاۤءِ وَءَابَاۤءَهُمۡ حَتَّىٰ جَاۤءَهُمُ ٱلۡحَقُّ وَرَسُولࣱ مُّبِینࣱ

Dogrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gercegi acıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp gecindirdim

30Zuhruf Suresi, 30. Ayet

وَلَمَّا جَاۤءَهُمُ ٱلۡحَقُّ قَالُوا۟ هَـٰذَا سِحۡرࣱ وَإِنَّا بِهِۦ كَـٰفِرُونَ

Kendilerine hak geldigi zaman onlar: "Bu bir buyudur dogrusu biz onu tanımıyoruz." dediler

31Zuhruf Suresi, 31. Ayet

وَقَالُوا۟ لَوۡلَا نُزِّلَ هَـٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ عَلَىٰ رَجُلࣲ مِّنَ ٱلۡقَرۡیَتَیۡنِ عَظِیمٍ

Yine Onlar: "Bu Kur'an, su iki sehirden bir buyuk adama indirilmeli degil miydi?" dediler

32Zuhruf Suresi, 32. Ayet

أَهُمۡ یَقۡسِمُونَ رَحۡمَتَ رَبِّكَۚ نَحۡنُ قَسَمۡنَا بَیۡنَهُم مَّعِیشَتَهُمۡ فِی ٱلۡحَیَوٰةِ ٱلدُّنۡیَاۚ وَرَفَعۡنَا بَعۡضَهُمۡ فَوۡقَ بَعۡضࣲ دَرَجَـٰتࣲ لِّیَتَّخِذَ بَعۡضُهُم بَعۡضࣰا سُخۡرِیࣰّاۗ وَرَحۡمَتُ رَبِّكَ خَیۡرࣱ مِّمَّا یَجۡمَعُونَ

Ey Muhammed! Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dunya hayatında onların gecimliklerini aralarında biz taksim ettik. Birbirlerine islerini gordursunler diye biz onların bir kısmını digerlerinden derecelerle ustun kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri seylerden daha hayırlıdır

33Zuhruf Suresi, 33. Ayet

وَلَوۡلَاۤ أَن یَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ لَّجَعَلۡنَا لِمَن یَكۡفُرُ بِٱلرَّحۡمَـٰنِ لِبُیُوتِهِمۡ سُقُفࣰا مِّن فِضَّةࣲ وَمَعَارِجَ عَلَیۡهَا یَظۡهَرُونَ

Eger insanlar kufre sapan bir ummet haline gelmeyecek olsalardı, biz O Rahman olan Allah'ı inkar eden kimselerin evlerine gumusten tavanlar ve uzerine cıkacakları merdivenler yapardık

34Zuhruf Suresi, 34. Ayet

وَلِبُیُوتِهِمۡ أَبۡوَ ٰ⁠بࣰا وَسُرُرًا عَلَیۡهَا یَتَّكِـُٔونَ

Onların evleri icin gumusten kapılar, uzerine yaslanacakları koltuklar yapardık

35Zuhruf Suresi, 35. Ayet

وَزُخۡرُفࣰاۚ وَإِن كُلُّ ذَ ٰ⁠لِكَ لَمَّا مَتَـٰعُ ٱلۡحَیَوٰةِ ٱلدُّنۡیَاۚ وَٱلۡـَٔاخِرَةُ عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُتَّقِینَ

Daha nice altın ziynetler verirdik. Cunku bunların bizce hicbir kıymeti yoktur. Butun bunlar dunya hayatının gecici menfaatinden baska bir sey degildir. Ahiret ise Rabbin katında takva sahipleri icindir

36Zuhruf Suresi, 36. Ayet

وَمَن یَعۡشُ عَن ذِكۡرِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ نُقَیِّضۡ لَهُۥ شَیۡطَـٰنࣰا فَهُوَ لَهُۥ قَرِینࣱ

Her kim Rahman olan Allah'ın zikrinden yuz cevirirse biz ona bir seytan musallat ederiz. Artık o seytan onun yakın dostudur

37Zuhruf Suresi, 37. Ayet

وَإِنَّهُمۡ لَیَصُدُّونَهُمۡ عَنِ ٱلسَّبِیلِ وَیَحۡسَبُونَ أَنَّهُم مُّهۡتَدُونَ

Suphesiz ki bu seytanlar onları yoldan cıkarırlar. Onlar da kendilerinin dogru yolda olduklarını sanırlar

38Zuhruf Suresi, 38. Ayet

حَتَّىٰۤ إِذَا جَاۤءَنَا قَالَ یَـٰلَیۡتَ بَیۡنِی وَبَیۡنَكَ بُعۡدَ ٱلۡمَشۡرِقَیۡنِ فَبِئۡسَ ٱلۡقَرِینُ

Nihayet kıyamet gunu bize gelince, arkadasına: "Keske seninle benim aramda dogu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kotu arkadasmıssın!" der

39Zuhruf Suresi, 39. Ayet

وَلَن یَنفَعَكُمُ ٱلۡیَوۡمَ إِذ ظَّلَمۡتُمۡ أَنَّكُمۡ فِی ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

Onlara: "Bugun pismanlık duymanız size hicbir fayda saglamayacaktır. Cunku siz zulmettiniz. Simdi de hepiniz azapta ortaksınız." denir

40Zuhruf Suresi, 40. Ayet

أَفَأَنتَ تُسۡمِعُ ٱلصُّمَّ أَوۡ تَهۡدِی ٱلۡعُمۡیَ وَمَن كَانَ فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینࣲ

Ey Muhammed! O halde sagırlara sen mi isittireceksin? Yahut korlere ve apacık bir sapıklık icinde bulunanlara sen mi dogru yolu gostereceksin

41Zuhruf Suresi, 41. Ayet

فَإِمَّا نَذۡهَبَنَّ بِكَ فَإِنَّا مِنۡهُم مُّنتَقِمُونَ

Eger biz seni onlara azap gelmeden once alıp gotursek bile onlardan intikam alırız

42Zuhruf Suresi, 42. Ayet

أَوۡ نُرِیَنَّكَ ٱلَّذِی وَعَدۡنَـٰهُمۡ فَإِنَّا عَلَیۡهِم مُّقۡتَدِرُونَ

Yahut da onlara vaad ettigimiz azabı sana gosteririz. Cunku bizim onlara azap etmeye gucumuz yeter

43Zuhruf Suresi, 43. Ayet

فَٱسۡتَمۡسِكۡ بِٱلَّذِیۤ أُوحِیَ إِلَیۡكَۖ إِنَّكَ عَلَىٰ صِرَ ٰ⁠طࣲ مُّسۡتَقِیمࣲ

Oyleyse sen, sana vahyedilen Kur'an'a sarıl. Suphesiz ki sen dogru bir yol uzerindesin

44Zuhruf Suresi, 44. Ayet

وَإِنَّهُۥ لَذِكۡرࣱ لَّكَ وَلِقَوۡمِكَۖ وَسَوۡفَ تُسۡـَٔلُونَ

Dogrusu o Kur'an, senin icin de, kavmin icin de bir oguttur ve siz ondan sorguya cekileceksiniz

45Zuhruf Suresi, 45. Ayet

وَسۡـَٔلۡ مَنۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رُّسُلِنَاۤ أَجَعَلۡنَا مِن دُونِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ءَالِهَةࣰ یُعۡبَدُونَ

Ey Muhammed! Senden once gonderdigimiz peygamberlerimize de sor, biz Rahman olan Allah'tan baska kendisine ibadet edilecek ilahlar yapmıs mıyız

46Zuhruf Suresi, 46. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔایَـٰتِنَاۤ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِی۟هِۦ فَقَالَ إِنِّی رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Andolsun ki, biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelen adamlarına gonderdik. Musa: "Ben gercekten alemlerin Rabbi olan Allah'ın peygamberiyim." dedi

47Zuhruf Suresi, 47. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَهُم بِـَٔایَـٰتِنَاۤ إِذَا هُم مِّنۡهَا یَضۡحَكُونَ

Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere guluverdiler

48Zuhruf Suresi, 48. Ayet

وَمَا نُرِیهِم مِّنۡ ءَایَةٍ إِلَّا هِیَ أَكۡبَرُ مِنۡ أُخۡتِهَاۖ وَأَخَذۡنَـٰهُم بِٱلۡعَذَابِ لَعَلَّهُمۡ یَرۡجِعُونَ

Bizim onlara gosterdigimiz her bir mucize digerinden daha buyuktu. Belki dogru yola donerler diye biz onları azapla yakaladık

49Zuhruf Suresi, 49. Ayet

وَقَالُوا۟ یَـٰۤأَیُّهَ ٱلسَّاحِرُ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ إِنَّنَا لَمُهۡتَدُونَ

Onlar azabı gorunce: "Ey sihirbaz! Sende olan ahdi hurmetine bizim icin Rabbine dua et. Biz gercekten dogru yola girecegiz." dediler

50Zuhruf Suresi, 50. Ayet

فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُمُ ٱلۡعَذَابَ إِذَا هُمۡ یَنكُثُونَ

Fakat azabı kendilerinden kaldırdıgımız zaman hemen sozlerinden donuverdiler

51Zuhruf Suresi, 51. Ayet

وَنَادَىٰ فِرۡعَوۡنُ فِی قَوۡمِهِۦ قَالَ یَـٰقَوۡمِ أَلَیۡسَ لِی مُلۡكُ مِصۡرَ وَهَـٰذِهِ ٱلۡأَنۡهَـٰرُ تَجۡرِی مِن تَحۡتِیۤۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ

Firavun kavmine seslenerek dedi ki: "Ey kavmim! Mısır hukumdarlıgı ve altımdan akıp giden su ırmaklar benim degil mi? Gormuyor musunuz

52Zuhruf Suresi, 52. Ayet

أَمۡ أَنَا۠ خَیۡرࣱ مِّنۡ هَـٰذَا ٱلَّذِی هُوَ مَهِینࣱ وَلَا یَكَادُ یُبِینُ

Yoksa ben, nerede ise meramını anlatamayan su zavallıdan daha hayırlı degil miyim

53Zuhruf Suresi, 53. Ayet

فَلَوۡلَاۤ أُلۡقِیَ عَلَیۡهِ أَسۡوِرَةࣱ مِّن ذَهَبٍ أَوۡ جَاۤءَ مَعَهُ ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةُ مُقۡتَرِنِینَ

Eger O'nun dedigi dogru ise uzerine altın bilezikler atılmalı veya kendisiyle beraber onu tasdik eden melekler gelmeli degil miydi

54Zuhruf Suresi, 54. Ayet

فَٱسۡتَخَفَّ قَوۡمَهُۥ فَأَطَاعُوهُۚ إِنَّهُمۡ كَانُوا۟ قَوۡمࣰا فَـٰسِقِینَ

Firavun kavmini kucumsedi. Onlar da O'na itaat ettiler. Cunku onlar fasık bir kavimdi

55Zuhruf Suresi, 55. Ayet

فَلَمَّاۤ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ فَأَغۡرَقۡنَـٰهُمۡ أَجۡمَعِینَ

Nihayet bizi gazaplandırdıkları zaman onlardan intikam aldık. Hepsini suda bogduk

56Zuhruf Suresi, 56. Ayet

فَجَعَلۡنَـٰهُمۡ سَلَفࣰا وَمَثَلࣰا لِّلۡـَٔاخِرِینَ

Onları sonradan gelecekler icin ibret ve ornek kıldık

57Zuhruf Suresi, 57. Ayet

۞ وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبۡنُ مَرۡیَمَ مَثَلًا إِذَا قَوۡمُكَ مِنۡهُ یَصِدُّونَ

Meryem oglu Isa bir misal olarak anlatılınca, senin kavmin hemen ondan bir delil bulduklarını sanarak bagrısmaya basladılar

58Zuhruf Suresi, 58. Ayet

وَقَالُوۤا۟ ءَأَ ٰ⁠لِهَتُنَا خَیۡرٌ أَمۡ هُوَۚ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلَۢاۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمٌ خَصِمُونَ

Onlar dediler ki: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlıdır, yoksa Isa mı?" Bu misali sırf seninle tartısmak icin ortaya attılar. Dogrusu onlar cok kavgacı bir topluluktur

59Zuhruf Suresi, 59. Ayet

إِنۡ هُوَ إِلَّا عَبۡدٌ أَنۡعَمۡنَا عَلَیۡهِ وَجَعَلۡنَـٰهُ مَثَلࣰا لِّبَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ

Isa, ancak kendisine nimet verdigimiz ve Israilogullarına ornek kıldıgımız bir kuldur

60Zuhruf Suresi, 60. Ayet

وَلَوۡ نَشَاۤءُ لَجَعَلۡنَا مِنكُم مَّلَـٰۤىِٕكَةࣰ فِی ٱلۡأَرۡضِ یَخۡلُفُونَ

Eger biz dileseydik, sizden yeryuzunde yerinize gececek melekler yaratırdık

61Zuhruf Suresi, 61. Ayet

وَإِنَّهُۥ لَعِلۡمࣱ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمۡتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِۚ هَـٰذَا صِرَ ٰ⁠طࣱ مُّسۡتَقِیمࣱ

Gercekten o, (Isa'nın yere inisi) kıyametin yaklastıgını gosteren bir bilgidir. Sakın kıyamet hakkında supheye dusmeyip, bana uyun, bu dogru yoldur

62Zuhruf Suresi, 62. Ayet

وَلَا یَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّیۡطَـٰنُۖ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَدُوࣱّ مُّبِینࣱ

Sakın seytan sizi dogru yoldan alıkoymasın. Gercekten o sizin icin apacık bir dusmandır

63Zuhruf Suresi, 63. Ayet

وَلَمَّا جَاۤءَ عِیسَىٰ بِٱلۡبَیِّنَـٰتِ قَالَ قَدۡ جِئۡتُكُم بِٱلۡحِكۡمَةِ وَلِأُبَیِّنَ لَكُم بَعۡضَ ٱلَّذِی تَخۡتَلِفُونَ فِیهِۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Isa mucizelerle indigi zaman dedi ki: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ihtilafa dustugunuz seylerin bir kısmını size acıklamak icin geldim. O halde Allah'tan korkun, ve bana itaat edin

64Zuhruf Suresi, 64. Ayet

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّی وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَـٰذَا صِرَ ٰ⁠طࣱ مُّسۡتَقِیمࣱ

Gercekten benim de Rabbim sizin de Rabbiniz Allah'tır. Oyle ise O'na kulluk edin. Bu dogru bir yoldur

65Zuhruf Suresi, 65. Ayet

فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَیۡنِهِمۡۖ فَوَیۡلࣱ لِّلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ مِنۡ عَذَابِ یَوۡمٍ أَلِیمٍ

Fakat aralarından cıkan gruplar, Isa hakkında ihtilafa dustuler. Acı bir gunun azabından dolayı vay zulmedenlerin haline

66Zuhruf Suresi, 66. Ayet

هَلۡ یَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأۡتِیَهُم بَغۡتَةࣰ وَهُمۡ لَا یَشۡعُرُونَ

Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyametin baslarına gelmesini mi bekliyorlar

67Zuhruf Suresi, 67. Ayet

ٱلۡأَخِلَّاۤءُ یَوۡمَىِٕذِۭ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلۡمُتَّقِینَ

O gun Allah'tan korkanlar haric dost olanlar birbirlerine dusmandırlar

68Zuhruf Suresi, 68. Ayet

یَـٰعِبَادِ لَا خَوۡفٌ عَلَیۡكُمُ ٱلۡیَوۡمَ وَلَاۤ أَنتُمۡ تَحۡزَنُونَ

Allah, takva sahiplerine soyle nida eder: "Ey ayetlerimize iman edip musluman olan kullarım! Bugun size hicbir korku yoktur ve siz uzulmeyeceksiniz

69Zuhruf Suresi, 69. Ayet

ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔایَـٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسۡلِمِینَ

Allah, takva sahiplerine soyle nida eder: "Ey ayetlerimize iman edip musluman olan kullarım! Bugun size hicbir korku yoktur ve siz uzulmeyeceksiniz

70Zuhruf Suresi, 70. Ayet

ٱدۡخُلُوا۟ ٱلۡجَنَّةَ أَنتُمۡ وَأَزۡوَ ٰ⁠جُكُمۡ تُحۡبَرُونَ

Siz ve esleriniz cennete girin. Orada agırlanıp sevindirileceksiniz

71Zuhruf Suresi, 71. Ayet

یُطَافُ عَلَیۡهِم بِصِحَافࣲ مِّن ذَهَبࣲ وَأَكۡوَابࣲۖ وَفِیهَا مَا تَشۡتَهِیهِ ٱلۡأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلۡأَعۡیُنُۖ وَأَنتُمۡ فِیهَا خَـٰلِدُونَ

Onların etrafında yiyecek ve icecekler altın tepsiler ve kadehlerle dolastırılır. Orada canların cektigi ve gozlerin hoslandıgı hersey vardır. Siz orada ebedi olarak kalacaksınız

72Zuhruf Suresi, 72. Ayet

وَتِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِیۤ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Iste yaptıklarınıza karsılık size miras verilen cennet budur

73Zuhruf Suresi, 73. Ayet

لَكُمۡ فِیهَا فَـٰكِهَةࣱ كَثِیرَةࣱ مِّنۡهَا تَأۡكُلُونَ

Orada sizin icin bol bol meyveler vardır. Onlardan yersiniz

74Zuhruf Suresi, 74. Ayet

إِنَّ ٱلۡمُجۡرِمِینَ فِی عَذَابِ جَهَنَّمَ خَـٰلِدُونَ

Suphesiz ki suclular, cehennem azabında ebedi olarak kalacaklardır

75Zuhruf Suresi, 75. Ayet

لَا یُفَتَّرُ عَنۡهُمۡ وَهُمۡ فِیهِ مُبۡلِسُونَ

Onların azabı hafifletilmez ve onlar azab icersinde umitsizdirler

76Zuhruf Suresi, 76. Ayet

وَمَا ظَلَمۡنَـٰهُمۡ وَلَـٰكِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلظَّـٰلِمِینَ

Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendileri zalimler oldular

77Zuhruf Suresi, 77. Ayet

وَنَادَوۡا۟ یَـٰمَـٰلِكُ لِیَقۡضِ عَلَیۡنَا رَبُّكَۖ قَالَ إِنَّكُم مَّـٰكِثُونَ

Onlar cehennem bekcisine: "Ey Malik! Rabbin artık bizi oldursun." diye seslenirler. Malik de: "Siz boylece kalacaksınız." der

78Zuhruf Suresi, 78. Ayet

لَقَدۡ جِئۡنَـٰكُم بِٱلۡحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَكُمۡ لِلۡحَقِّ كَـٰرِهُونَ

Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat sizin cogunuz haktan hoslanmıyorsunuz

79Zuhruf Suresi, 79. Ayet

أَمۡ أَبۡرَمُوۤا۟ أَمۡرࣰا فَإِنَّا مُبۡرِمُونَ

Yoksa onlar hakka karsı gelmek icin bir is mi kararlastırdılar? Biz de onları cezalandırmak icin kararlıyız

80Zuhruf Suresi, 80. Ayet

أَمۡ یَحۡسَبُونَ أَنَّا لَا نَسۡمَعُ سِرَّهُمۡ وَنَجۡوَىٰهُمۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَیۡهِمۡ یَكۡتُبُونَ

Yoksa onlar bizim sırlarını ve gizli konusmalarını isitmedigimizi mi sanıyorlar? Hayır, isitiriz ve yanlarında bulunan elci meleklerimiz de her yaptıklarını yazıyorlar

81Zuhruf Suresi, 81. Ayet

قُلۡ إِن كَانَ لِلرَّحۡمَـٰنِ وَلَدࣱ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡعَـٰبِدِینَ

Ey Muhammed! de ki: "Eger Rahman olan Allah'ın bir cocugu olsaydı, ona ibadet edenlerin birincisi ben olurdum

82Zuhruf Suresi, 82. Ayet

سُبۡحَـٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَرۡشِ عَمَّا یَصِفُونَ

Goklerin ve yerin Rabbi, arsın Rabbi onların nitelendirdikleri seyden munezzehtir, yucedir

83Zuhruf Suresi, 83. Ayet

فَذَرۡهُمۡ یَخُوضُوا۟ وَیَلۡعَبُوا۟ حَتَّىٰ یُلَـٰقُوا۟ یَوۡمَهُمُ ٱلَّذِی یُوعَدُونَ

Simdi sen bırak onları, tehdit edildikleri gunlerine kavusuncaya kadar batıla dalsınlar oynasınlar

84Zuhruf Suresi, 84. Ayet

وَهُوَ ٱلَّذِی فِی ٱلسَّمَاۤءِ إِلَـٰهࣱ وَفِی ٱلۡأَرۡضِ إِلَـٰهࣱۚ وَهُوَ ٱلۡحَكِیمُ ٱلۡعَلِیمُ

Gokteki ilah da yerdeki ilah da O'dur. O hukum ve hikmet sahibidir herseyi bilir

85Zuhruf Suresi, 85. Ayet

وَتَبَارَكَ ٱلَّذِی لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلسَّاعَةِ وَإِلَیۡهِ تُرۡجَعُونَ

Goklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hukumranlıgı kendisine ait olan Allah'ın sanı yucedir. Kıyamet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O'na donduruleceksiniz

86Zuhruf Suresi, 86. Ayet

وَلَا یَمۡلِكُ ٱلَّذِینَ یَدۡعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَـٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ یَعۡلَمُونَ

Onların Allah'ı bırakıp da tapdıkları putlar sefaat hakkına sahip degillerdir. Ancak bilerek hakka sahitlik edenler sefaat edebilir

87Zuhruf Suresi, 87. Ayet

وَلَىِٕن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَهُمۡ لَیَقُولُنَّ ٱللَّهُۖ فَأَنَّىٰ یُؤۡفَكُونَ

Eger sen onlara kendilerini kimin yarattıgını sorsan elbette: "Allah" derler. O halde nasıl haktan cevriliyorlar

88Zuhruf Suresi, 88. Ayet

وَقِیلِهِۦ یَـٰرَبِّ إِنَّ هَـٰۤؤُلَاۤءِ قَوۡمࣱ لَّا یُؤۡمِنُونَ

Peygamberin sozu su olmustur: "Ey Rabbim! Bunlar gercekten iman etmeyen bir kavimdir

89Zuhruf Suresi, 89. Ayet

فَٱصۡفَحۡ عَنۡهُمۡ وَقُلۡ سَلَـٰمࣱۚ فَسَوۡفَ یَعۡلَمُونَ

Ey Muhammed! Simdilik sen onlara aldırma ve: "Size selam olsun." de. Onlar yakında bilecekler

Şûrâ SuresiDuhân Suresi
Allah ve Kur'anİslama dair her şey...

Allah ve Kur'an Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 Allah ve Kur'an. Tüm hakları saklıdır.