Tûr Suresi
• 49 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Andolsun Tur'a
Yayılmıs ince deri uzerine, satır satır yazılmıs kitaba
Yayılmıs ince deri uzerine, satır satır yazılmıs kitaba
Ma'mur eve
Yukseltilmis tavana
Kaynatılmıs denize, (andolsun ki)
Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır
Ona engel olacak (hicbir sey de) yoktur
O gun gok, bir calkanıs calkalanır
Daglar da bir yuruyus yurur
Vay haline o gun yalanlayanların
Ki onlar, daldıkları bir batak (batıl)da oynayıp duruyorlar
O gun onlar cehennem atesine itilip kakılacaklar
(Onlara): "Iste yalanlayıp durdugunuz ates budur" (denilecek)
Bu da mı bir sihir? Yoksa siz gormuyor musunuz
Girin oraya, ister sabredin ister etmeyin artık sizin icin birdir. Siz hep yaptıklarınıza gore cezalandırılacaksınız" (denilecek)
Suphesiz (gunahlardan) korunanlar da cennetlerde, nimetler icindedirler
Rablerinin kendilerine verdigi ile zevk u sefa surerler. Rableri onları, cehennem azabından korumustur
(Onlara): "Yaptıklarınıza karsılık afiyetle yeyin, icin" (denilir)
Sıra sıra dizilmis koltuklara yaslanırlar. Ayrıca biz onları ceylan gozlu hurilerle evlendirdik
Iman edip zurriyetleri de iman ile kendilerine tabi olanlar (yok mu?); iste biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birsey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandıgına baglıdır
Onlara canlarının istedigi meyvalar ve etlerden bol bol verdik
Orada bir kadeh kapısırlar ki, onda ne bir sacmalama vardır, ne de gunaha sokma
Kendilerine ait bir takım hizmetciler de onların etrafında donerler. Bu gencler sanki sedefleri icine gizlenmis inci gibidirler
Birbirlerine yonelip soruyorlar
Ve diyorlar ki: "Gercekte biz daha once (dunya hayatında) ailemiz icinde (akibetimizden) korkardık
Allah bize lutfetti de bizi (vucudun) icine isleyen (kavurucu) azabdan korudu
Gercekten biz bundan once O'na yalvarıyorduk. Cunku iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur
(Ey Muhammed!) sen hatırlat, ogut ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kahinsin, ne de mecnun
Yoksa onlar (senin icin): "Bir sairdir, zamanın felaketlerine carpılmasını gozetliyoruz." mu diyorlar
De ki: Bekleyin, cunku ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim
Onların akılları mı bunu emreder yoksa onlar azgın bir topluluk mudur
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır onlar inanmıyorlar
Eger dogru iseler onun benzeri bir soz meydana getirsinler
Yoksa onlar, hicbir sey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa kendileri yaratıcı mıdırlar
Yoksa gokleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar dusunup hakikati anlamazlar
Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yahut hakim (her seyin yoneticisi) kendileri midir
Yoksa kendilerine mahsus (uzerine cıkıp sırları) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Oyleyse dinleyenleri, acık bir delil getirsin
Demek kızlar O'na, ogullar size oyle mi
Yoksa sen kendilerinden bir ucret istiyorsun da, bu yuzden onlar agır bir borc altında mı kalıyorlar
Yoksa gayb kendilerinin yanında da onlar mı yazıyorlar
Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o kufredenlerin kendileri tuzaga duseceklerdir
Yoksa onların Allah'tan baska bir ilahı mı var? Allah, onların ortak kostukları seylerden uzaktır
Gokten bir parcanın dustugunu gorseler, "Ust uste yıgılmıs bulutlardır." derler
Artık carpılacakları gunlerine kavusuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak
O gun hicbir tedbirlerinin kendilerine zerre kadar faydası olmayacak ve hicbir sekilde yardım da gormeyeceklerdir
Suphesiz o zulmedenlere ondan baska da azab vardır. Fakat cokları bilmezler
Rabbinin hukmune sabret. Cunku sen gozlerimizin onundesin. Kalktıgın zaman Rabbini hamd ile tesbih et
Gecenin bir kısmında ve yıldızların batısında da O'nu tesbih et